Haber Detayı

Rezervler piyasayı rahatlatmadı: Petrolde kırılganlık devam ediyor
Enerji dunya.com
27/03/2026 11:30 (4 saat önce)

Rezervler piyasayı rahatlatmadı: Petrolde kırılganlık devam ediyor

Küresel petrol piyasalarında arz şokuna karşı devreye alınan stratejik rezervler piyasaya akmaya başladı ancak beklenen rahatlama henüz sağlanamadı. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamanın yarattığı tedarik riski, sevkiyatların zamana yayılması ve büyük üreticilerin henüz tam kapasite devreye girmemesi, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı ve piyasalardaki kırılganlığı canlı tutuyor.

Küresel petrol piyasalarında yaşanan arz daralmasına karşı devreye alınan stratejik rezervlerden ilk sevkiyatlar başlamasına rağmen, piyasalardaki belirsizlik ve hassasiyet devam ediyor.Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler, 11 Mart’ta aldıkları kararla acil durum stoklarından toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya verilmesini kararlaştırmıştı.Bu karar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası Tahran yönetiminin misilleme olarak Hürmüz Boğazı’ndan bazı gemi geçişlerini fiilen engellemesiyle ortaya çıkan arz şokunun ardından geldi.

Küresel petrol ticaretinin kritik noktalarından biri olan bu geçitte yaşanan aksama, fiyatlarda hızlı yükseliş ve piyasalarda ciddi tedirginlik yarattı.IEA: Sevkiyatlar başladıIEA Başkanı Fatih Birol, 16 Mart’ta yaptığı açıklamada, rezervlerden çıkan petrolün özellikle Asya piyasalarına ulaşmaya başladığını belirterek sürecin başladığını doğruladı.

Birol, Asya-Pasifik ülkelerinin 100 milyon varilin üzerinde, Avrupa’nın benzer miktarda ve Amerika kıtasının ise 170 milyon varili aşan bir arzla sürece katkı sağlamasının beklendiğini ifade etti.

Ayrıca üretimde de 20 milyon varili aşan ek artış öngörüldüğünü dile getirdi.Piyasada beklenen rahatlama henüz yokBuna karşın, piyasada beklenen rahatlama henüz hissedilmedi.

Bunun temel nedeninin, açıklanan rezervlerin tamamının aynı anda piyasaya sunulmaması olduğu değerlendiriliyor.

Lojistik süreçler, sözleşme detayları ve rafineri uyumu gibi unsurlar sevkiyatların kademeli gerçekleşmesine yol açıyor.Analistler: Süreç yavaş ilerliyorKpler Kıdemli Ham Petrol Analisti Johannes Rauball da piyasadaki kırılganlığın sürdüğüne dikkat çekti.

Stratejik rezervlerin kullanıma sunulmasının beklenenden yavaş ilerlediğini vurgulayan Rauball, şu ifadeleri kullandı:"Toplam serbest bırakılan ham petrolün yaklaşık 250 milyon varilini oluşturan başlıca oyuncular ABD, Kanada ve Japonya da dahil olmak üzere çoğu ülke, henüz rezervlerinden varil serbest bırakmadı.

Japonya geçen hafta ticari/özel depolarından bir miktar ham petrol serbest bıraktı, ancak rezervlerinden yapılan serbest bırakımlar henüz kayda geçmedi.

Japonya’nın rezerv serbest bırakımlarının çoğu nisanda gerçekleşecek.

Aksamalar mayısa kadar devam ederse, Japonya’dan ek serbest bırakımlar görmemiz muhtemel."Rauball, ilk sevkiyatların 20 Mart itibarıyla başladığını da belirterek, "Aynı gün ABD Enerji Bakanlığı, Teksas ve Louisiana’daki rezerv sahalarından toplam 45,2 milyon varil ham petrol için 8 şirkete sözleşme verdi.

Teslimatlar 1 Nisan ile 31 Mayıs arasında yapılacak ve şirketlere erken sevkiyat seçeneği de tanındı." dedi.Çin henüz rezervleri açmadıÇin’in ise henüz büyük ölçekli bir stok salımı kararı almadığına işaret eden Rauball, kısa vadeli arz sıkışıklığına rağmen Pekin yönetiminin ne ticari ne de stratejik rezervlerini geniş ölçekte devreye soktuğunu aktardı.Hürmüz’e bağımlı ülkeler risk altındaAnalize göre, arz kesintilerinden en fazla etkilenme riski, Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrole yüksek bağımlılığı bulunan ülkelerde yoğunlaşıyor.Filipinler, Vietnam ve Japonya’nın ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 80’inin bu güzergaha bağlı olduğu belirtilirken, Japonya’nın yüksek stokları bir miktar güvence sağlasa da Filipinler ve Vietnam’ın sınırlı rezervleri risk oluşturuyor.

Singapur, Güney Kore ve Tayvan da benzer kırılganlıklar taşıyan ülkeler arasında yer alıyor.İthalatçılar zorlanıyor, ihracatçılar avantajlıHindistan’ın ise Rusya’dan petrol alımını artırarak arzını çeşitlendirdiği, ancak yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle küresel fiyat artışlarından olumsuz etkilenmeye devam ettiği ifade ediliyor.Buna karşılık, Kanada, ABD ve Brezilya gibi net ihracatçı ülkeler daha avantajlı bir konumda bulunuyor.

ABD’de yüksek iç tüketime rağmen arzın güçlü kalmasında Venezuela kaynaklı yön değişimleri, Kuzey Amerika’daki rekor üretim ve rezerv salımları etkili oluyor.

Brezilya ise güçlü üretimi ve düşük ithalat ihtiyacı sayesinde küresel şoklara karşı daha dayanıklı bir profil çiziyor.

İlgili Sitenin Haberleri