Haber Detayı
Kalori saymayı bırakın saatinize bakın: Zayıflamanın yeni bilimi
Aynı yemeği yiyen iki kişinin neden farklı kilolarda kaldığını hiç merak ettiniz mi? Yanıt bağırsak mikrobiyotamızda ve yeme alışkanlıklarımızda gizli. Yeni nesil 'krononutrisyon' araştırmaları akşam 21:00'den sonra atıştırmayı kesmenin ve lokmaları daha yavaş çiğnemenin sıkı bir diyet listesinden çok daha etkili olabileceğini gösteriyor.
Zayıflamak için sadece kalorileri saymanın yeterli olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Bilim dünyası, 'ne yediğiniz kadar, ne zaman ve nasıl yediğinizin' de kilonuz üzerinde belirleyici olduğunu kanıtladı.
King's College London'dan Prof.
Sarah Berry ve ekibinin araştırmaları biyolojik saatimizden çiğneme hızımıza kadar pek çok gizli faktörün metabolizmamızı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor.
VÜCUDUMUZ YEDİĞİMİZ HER BESİNİ AYNI ŞEKİLDE İŞLEMEZ Sağlıklı kilo yönetimi denince çoğumuzun aklına basit bir denklem geliyor, 'alınan kaloriye karşılık harcanan kalori.' Ancak modern araştırmalar bu yaklaşımın düşündüğümüz kadar basit olmadığını gösteriyor.
Çünkü vücudumuz yediğimiz her besini aynı şekilde işlemez.
Yemek saatlerimiz, yeme hızımız hatta lokmaları ne kadar çiğnediğimiz bile aldığımız enerjiyi etkileyebilir.
AYNI KALORİ FARKLI ETKİ Her kalori eşit değildir.
Vücudun besinleri işleme şekli; yiyeceğin türüne, tüketim hızına, bağırsak mikrobiyotasına göre değişir.
Bu nedenle iki kişi aynı yemeği yese bile vücutlarının verdiği tepki tamamen farklı olabilir.
YEMEK SAATLERİ ÖNEMLİ Mİ?
Yemek yediğimiz zaman dilimi metabolizmamız üzerinde büyük rol oynar.
Günlük kalorinin büyük kısmını sabah tüketen bireylerin daha kolay kilo verdiği gözlemlenmiştir.
Öğün aralığını kısaltmak farkında olmadan daha az kalori almaya yol açabilir.
Geç saatlerde yemek yemek ise kan şekeri ve kolesterol üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir.
Özetle daha erken yemek yemek metabolik açıdan avantaj sağlayabilir.
HIZLI YEMEK = DAHA FAZLA KALORİ Yemek yeme hızımız da sandığımızdan çok daha önemlidir.
Hızlı yemek yiyenler genellikle daha fazla tüketir.
Tokluk hormonlarının devreye girmesi zaman alır (yaklaşık 15–60 dakika).
Yavaş yemek daha uzun süre tok hissetmeyi sağlar.
Ayrıca yavaş yemek kan şekerini daha dengeli tutar, aşırı yeme riskini azaltır.
YİYECEĞİN YAPISI VE FORMU ÖNEMLİ Mİ?
Bir besinin sadece içeriği değil yapısı da önemlidir.
Örneğin bütün badem ile öğütülmüş badem aynı kaloriye sahip olsa da vücut öğütülmüş olanı daha fazla emer.
Püre haline getirilmiş yiyecekler daha hızlı tüketildiği için tokluk hissi daha geç oluşur.
Ultra işlenmiş gıdalar da bu nedenle daha fazla kalori alımına yol açabilir.
Bağırsaklarımızda yaşayan milyarlarca bakteri besinleri nasıl işlediğimizi doğrudan etkiler.
Aynı yiyecek, farklı kişilerde farklı kan şekeri tepkileri oluşturabilir.
Bu fark mikrobiyota çeşitliliğinden kaynaklanır.
Hatta tek yumurta ikizlerinde bile farklı metabolik tepkiler görülebilir.
Bu durum 'kişiselleştirilmiş beslenme' yaklaşımının önemini artırmaktadır.
Türkiye formunda: 'İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa' kampanyasıyla dev başarı DAHA AKILLI BESLENME İÇİN ÖNERİLER Kalori saymaktan ziyade şu alışkanlıklara odaklanmak daha etkili olabilir: Öğünleri daha erken saatlerde tüketmek Yavaş yemek ve iyi çiğnemek İşlenmiş gıdaları azaltmak Lif açısından zengin beslenmek Şeker, tuz ve yağ tüketimini sınırlamak Çeşitli sebze ve meyvelerle beslenmek Sağlıklı beslenme sadece 'kaç kalori aldım?' sorusundan ibaret değildir.
Nasıl, ne zaman ve ne şekilde yediğimiz en az kalori kadar önemlidir.
Daha bilinçli seçimler yaparak ve vücudumuzu dinleyerek kalori hesabına takılmadan da sağlıklı bir denge kurmak mümkündür.