Haber Detayı
DİSK’ten Ermaden’e yanıt: Kamusal kaynakları işletmenin sorumluluğuyla yüzleşin
DİSK Maden-Sen; OYAK ve Erdemir Madencilik yönetimini, kamusal kaynakları işletmenin getirdiği yasal ve toplumsal sorumluluklarla yüzleşmeye davet etti. Sendika, işçi kıyımının gerçek bilançosunun ve maliyet-kâr hesaplarının, bağımsız denetime açık, somut verilerle kamuoyuna sunulmasını istedi.
OYAK bünyesindeki Erdemir Madenciliğin Sivas Divriği'deki taşeronu Çiftay Madencilik 270 emekçiyi ‘küçülme’ gerekçesiyle işten çıkardı.
Demir madenciliğinin önemli merkezlerinden olan Divriği ilçesinde maden sahalarının kapanmasıyla yüzlerce aile geçim sıkıntısıyla baş başa bırakıldı.
İşçiler, Ankara 'daki OYAK Genel Müdürlüğü önünde eylem gerçekleştirdi.
Bunun üzerine Ermaden, “Divriği’deki maden ocaklarının tamamen kapatılacağı ve Divriği’den göçlerin başlayacağı yönündeki iddialar asılsızdır” açıklamasını yaptı.
TÜMÜYLE KÂR MAKSİMİZASYONUNA DAYANIYOR DİSK Maden-Sen’den şirkete yanıt geldi.
Yapılan açıklamada “OYAK'a bağlı şirketlerin, yasal statüsü itibarıyla özel hukuk hükümlerine tabi bir sermaye grubu olduğu; dolayısıyla imtiyazlı bir konumda olmaksızın diğer tüm işletmeciler gibi madencilik mevzuatına, anayasal sınırlamalara ve kamu yararı ilkesine eksiksiz biçimde uymak zorunda olduğunu hatırlatırız.
OYAK ve Erdemir Madencilik yönetimini, kamusal kaynakları işletmenin getirdiği yasal ve toplumsal sorumluluklarla derhal yüzleşmeye çağırıyoruz.
İşçi kıyımının gerçek bilançosunu, maliyet-kâr hesaplarını bağımsız denetime açık somut verilerle kamuoyuna sunun.
Yeraltı işletmesinin durdurulması kararının jeolojik veya teknik bir zorunluluğa değil, tümüyle kâr maksimizasyonuna dayandığı kamuoyunun malumudur.
Defalarca belirttik tekrar belirtiyoruz; Divriği ile özdeş olan demir madeninin stratejik önemi açıktır.
Divriği demir madenleri Cumhuriyet döneminden beri sanayimizin vazgeçilemez can damarıdır.
Yeraltı demir madeni işletmesinin daraltılarak üretimin düşürülmesi, ülkemizin ihtiyaç duyduğu demir-çelik sanayisinin tedarik güvenliğini tehlikeye sokacak ve kapatılamayan cari açığını daha da fazlalaştırarak ülkemizin dışa bağımlılığını kalıcılaştıracaktır. 120 günlük belirsizlik sürecine ve oyalayıcı açıklamalara derhal son verilmeli; yeraltı işletmesinin yeniden tam kapasiteyle faaliyete geçirilmesi ve işten atılan madencilerin koşulsuz işe iade edilmesi için bağlayıcı bir takvim ilan edilmelidir.
Gasp edilen haklar iade edilip üretim yeniden başlayana dek, maden işçilerinin meşru ve fiili hak mücadelesi kararlılıkla sürecektir” ifadeleri kullanıldı.