Haber Detayı

Unuttuklarımız…
Neşe doster gercekgundem.com
30/03/2026 06:00 (5 gün önce)

Unuttuklarımız…

Ülkemizi yönetenler, yönetmeye talip olanlar, yetkililer acaba 6.6 milyon gencimizin işsiz olduğunu biliyor mu ya da farkında mı veya hatırlıyor mu?

Son yıllarda özel ve tüzel hayatta tedavülden kalkan deyimlerin varlığından haberdar mı?

Örneğin, “Özür dilerim, bunu hak etmediniz, daha dikkatli olmalıydık!” vb. gibi…Yine ülkemizin üniversitelerinde 6.7 milyon, liselerinde, 5.3 milyon 15-23 yaş arasında gencin olduğunu, liselilerin sınav kazanma heyecanı yaşarken, üniversite mezunlarının ve doktoralı gençlerin iş bulamadığını biliyor mu?Genç nüfusun yüzde 77’sinin ağır işsizlik kaygısıyla evden çıkmadığını, kendilerine “ev genci” denildiğini, mühendislerin, mimarların, sosyologların marketlerde reyon görevlisi ya da hizmet sektöründe bulaşık yıkayıp çay, kahve, yemek servisi yaptığından haberdar mı?Büyük maddi ve manevi özveriyle yüksek puanlı lise ve üniversiteleri bitirinlerin, yani ülkemizin zeki ve çalışkan gençlerinin gelecek ve iş kaygısıyla doğup büyüdüğü topraklardan çekip gittiğini, göçüp gittiğini, bıkıp gittiğini biliyor mu?Bir başka iç acıtan gerçeğe gelince; gençlerin yüzde 49.2’si yani 2 gençten 1’inin işsiz kaldığını TÜİK bile kabul etmişken ne gibi çözümler düşünüldüğünü bilmek hakkımız değil mi?Örneğin İstanbul Erkek Lisesi mezunlarından sadece 4’ü Türkiye’de kaldı.

Bunun adı beyin göçü değilse nedir?

Böylece bu okulun mezunlarının yüzde 89.74’ü başta Almanya, İsviçre olmak üzere yurt dışına gitti. 'Ülkemde işsiz kalacağıma gurbette iş bulurum;' diyerek ve bularak…Bu durumda bizdeki üniversiteler “işsiz gençler deposu” olmuyor mu?Bilimsel tezlerin ilginç konularına, yüksek lisans tezlerinin akla hayale gelmeyecek konu bolluğuna ve konu bulmalarına girmeyelim içinden çıkamaz ya da yarınlarımız ve eğitimimizin geldiği ve getirildiği yer adına çok üzülürüz...

Daha yazacak çok şey var ama!

Bugünlük bu kadar üzüntü yeter diyelim…Doğadan insani ilişkilere kadar acımasızca kirletilen bunca şey arasında temiz kalmayı başarmaya çalışırken biraz gülümsemekten başka çare yok diyelim, olup bitenin bizleri daha çok umutsuzlukla beslemesine izin vermeyelim.

Yargılamaların ve yadırgamaların yoğun yaşandığı günümüzde, sevdanın emek, hayatın çile olduğunu da unutmayalım…Sinirli çıkışlara değil, sihirli dokunuşlara ihtiyacımız var…Gençlerimizin daha fazla umudunu kırmadan, daha çok arayışa girmelerine neden olmadan onlara destek olmamız gerektiğini hep akılda tutalım…Gençlerin güç birliğine, güvene, dayanışmaya ihtiyaç duyduklarını, sahip olduğumuz hakların sahipsiz kalmaması gerektiğini, dayanışmaya ve gücümüz göstermeye ancak onlarla ulaşabileceğimizi anlatmaya çalışalım…Ancak onlarla daha mutlu, umutlu ve güçlü olabileceğimizi kanıtlayalım, donanımlı ve eğitimli gençlerimizin toplumda dinamo görevi üstleneceğini, topluma ışık tutacağını bilmelerini sağlayalım…Ve gençlere sık sık, “Ben karanlık, sen ışık!

Ben sorun, sen çözüm!

Ben son, sen başlangıç!” demeyi unutmayalım…Önemli not: Onlara ne yapıp yapıp sanatın herhangi bir dalına ilgi duymalarını, çünkü entelektüel ve kültürel akciğer sayılan sanatın kişisel ve toplumsal belleği korumanın dışında bir direniş ve omurga oluşturduğunu sık sık hatırlatalım…Daha önemli not: Tarifsiz hüzün ve çaresizlik sarmalındaki gençlerimize karanlığın kader olmadığını, kararlı olursak karanlığın bir gün yerini aydınlığa bırakacağını, duygusal fırtınaların son bulacağını anımsatalım…Kutlama notu: Geçenlerde 153 ülkenin yarıştığı Matematik Olimpiyatları'na Trabzon’dan katılan 10 yaşındaki LİNA SAKA 100 tam puanla dünya birincisi oldu.

Yüzümüzde gülücükler açtıran Lina’yı kutlamayı nasıl unuturuz?

İlgili Sitenin Haberleri