Haber Detayı

Dünyanın geldiği şu nükleer çelişkiye bakın
Yazarlar hurriyet.com.tr
30/03/2026 06:09 (5 gün önce)

Dünyanın geldiği şu nükleer çelişkiye bakın

1- KİM soruyor bu soruları:

- İran’ın elinde nükleer bomba olsaydı, İsrail vurabilir miydi?- Ukrayna’nın elinde nükleer bomba olsaydı, Rusya vurabilir miydi?İşte Kuzey Kore lideri Kim Jong-un önceki hafta Yüksek Halk Meclisi’nde yaptığı konuşma: “Egemen devletlerin tek taraflı ve acımasızca güç ve şiddet uygulamasına karşı gerçek güvencenin ne olduğu bir kez daha görüldü.

Özsavunma amaçlı nükleer çaydırıcılığımıza devam edeceğiz.”Ve en keskin cümlesi: “Nükleer cephanemiz sayesinde savaştan uzak durup kaynaklarımızı ekonomik büyüme, inşaat ve halkımızın yaşam standartlarının yükselmesine ayırabiliyoruz.”Dünyanın geldiği “nükleer çelişkiye” bakar mısınız?2- DÜNYA SIFIR ATIK GÜNÜ, ORMAN DEDE’Yİ UNUTUR MUYUMCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın başlattığı ve Birleşmiş Milletler’de “Sıfır Atık Günü” ilan edilen 30 Mart artık küresel bir markadır.

Uzun süre önce New York’taki Türk Evi’nde Emine Hanım’ın konuşmasını izlemiş, kitabını okumuştum.O gün şöyle yazmıştım:“Dünyada onca First Lady varken, Emine Hanım Afrika dahil gittiği ülkelerdeki çocukların, sorunların yaşamlarına yönelik izlenimlerinden bir kitap oluşturdu.

Bu önemli bir fark ve duyarlılıktır...”Sonra “Sıfır Atık Ödülleri” başlatıldı.

Benimle birlikte ödül alan ve hiç unutmayacağım rahmetli “Orman Dede” Rahim Demirbaş’ı da bu Dünya Sıfır Atık Günü’nde rahmetle anıyorum.Çevre Bakanı Murat Kurum’un “Sıfır Atık” için yaptığı çalışmaları yakından biliyorum.Sonuçta insana ve çevreye değer veren bütün çalışmaların yanındayız.Bu noktada çevreci okurlarımdan gelen “Göcek Osmanağa Koyu’nda neler oluyor?” sorusuna da bir cevap arıyorum.Bu denizler, bu ormanlar bizim.Elbette sahip çıkacağız...3- PAKİSTAN ZİRVESİNİN EN ZOR SORUSUPakistan’da barış için bir zirve toplanıyor.

Daha doğrusu “İran’ı ikna zirvesi.”Ama İran öyle bir soru soruyor ki; “Kime güvenip de barış masasına oturacağız...

Masadayken bizi vurdular.” Trump gibi öngörülmez bir ruh hali ile; Netanyahu gibi bir gözüdönmüşlük karşısında İran neye ve kime güvenecek...Ayrıca barış isteyen ülkelerin barışı bozacak ülkeye karşı bir müeyyide gücü var mı?Yok elbette.Kaldı ki; Netanyahu vurmaya devam ediyor.ABD ise bölgeye hem yeni uçak gemisi hem de paraşütçüler ve kara askerleri gönderiyor.Aynı anda Husi’ler de Yemen’den İsrail’e saldırarak savaşın coğrafyasını genişletiyor.Bize bakarsak; Hakan Fidan ve İbrahim Kalın gibi öngörüleri kuvvetli iki isim, “savaşın yayılma riski”nin arttığını söylüyorlar.Bütün bunları toparlarsak; ABD’nin Hark Adası’na karşı bir harekatta bulunma ihtimali kuvvetleniyor.Ancak bu harekatın bir “genel kara harekatı” gibi olacağını beklemek yanlıştır.Amaç Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamaktır.Ki bunu Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan da destekliyor.

Bu durumda Pakistan’daki zirveden çok olumlu bir sonuç beklemiyorum.Bir tek olumlu ihtimal var.

Trump’ın “egosunu tatmin edecek” bir çözüm bulunursa bu savaş durabilir.Yoksa İran elbette “teslim oluyorum” demeyecektir.

Çünkü saldırıya uğrayan ülke İran’dır.4- TOPRAĞIN ALTINDAN AYRI ÜSTÜNDEN AYRI VURGUNSavaşın gidişine bakarak ABD ne kazandı, İsrail ne kazandı diye soranlar için yazıyorum:- Dikkat edin, Trump her ağzını açtığında borsalar, değerli madenler, tahviller bir inip bir çıkıyor.Dövizden, değerli madenden, petrol fiyatlarından büyük vurgunlar yapılıyor.Yani toprağın altındaki petrolden ayrı;Toprağın üstündeki varlıklardan, piyasalardan ayrı bir vurgun yapılıyor.Yani; El değiştiren milyarlarca dolardan söz ediyoruz.Bu arada Lübnan’ı işgal eden İsrail’den söz ediyoruz.Hele bir de bu piyasalardaki “Yahudi sermayesi”nin gücünü ve etkisini düşünürsek..Mesele çok daha iyi anlaşılır.

İlgili Sitenin Haberleri