Haber Detayı

Devlet Bahçeli'den "Gerekirse yedi düveli denize dökeriz" çıkışı!
Gündem haberet.com
31/03/2026 10:56 (4 gün önce)

Devlet Bahçeli'den "Gerekirse yedi düveli denize dökeriz" çıkışı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. İsrail'in Ortadoğu'yu adeta cehenneme çevirdiğini belirtip "Ortadoğu'da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır. Trump ABD'yi Netanyahu'nun kuyruğuna taktı" dedi. Kıbrıs'a ilişkin de konuşan Bahçeli, "Kıbrıs bizim için milli bir dava vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin açıklamalının satır başları şu şekilde;Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları ve uluslararası kuralları yok sayarak ya da ortadan kaldırarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabası içindedir.

ABD ve İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun, zulmün ve kötülüğün adeta şerrin anahtarıdır.

İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiş ve huzur umudunun sönmesine neden olmuştur.

Açıkça görülmektedir ki İsrail hem bölgenin hem de dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir."İSRAİL BÖLGEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİ"ABD'nin Orta Doğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı Batı ve Amerikan halkında büyük tepkiye ve öfkeye neden olmaktadır.

İsrail'in katliam politikaları Yahudilerin dünya genelinde nasıl algılanacağına dair oldukça kötü ve köklü bir değişimin zeminini hazırlamıştır.

İsrail, bölgeyi cehenneme çevirdi."ORTA DOĞU'DA BİR REJİM DEĞİŞECEKSE BU İSRAİL OLMALIDIR"Daha önce de ifade edildiği gibi dünya Yahudilerinin İsrail'in bu halinin sürdürülemez olduğunu ve Yahudiliğe zarar verdiğini görmesi ve bunu insanlığa ilan etmesi gerekmektedir.

Bize göre İsrail antisemitizmi üreten yeni bir araç haline gelmiştir ve bu sapkınlıktan arındırılması dünya Yahudiliği için de oldukça önemli ve kaçınılmazdır.

Artık İsrail'in Netanyahu'ya mahkum ve mecbur olmadığının, Netanyahu'nun politika ve yaklaşımlarının Yahudiliği temsil etmediğinin yüksek sesle haykırılması zamanı gelmiştir.

Orta Doğu'da bir rejim değişecekse bu İsrail olmalıdır."TRUMP ABD'Yİ NETANYAHU'NUN KUYRUĞUNA TAKTI"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın kendi ülkesi dahil birçok ülkedeki savaş karşıtı protestoları dikkate alarak Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır.

Savaşları bitireceğim diyerek iktidara gelen Trump, bu savaşla kapanmayacak bir yara ve tamiri zor bir yıkım meydana getirmiştir.

Trump, 340 milyonluk Amerika Birleşik Devletleri'ni 10 milyonluk İsrail'in kan emici Başbakanı Netanyahu'nun kuyruğuna takmış ve tüm bölgeyi felakete sürüklemiştir.

Şimdi de savaşı sahte bir zafer ilanıyla bitirmenin arayışı içindedir.

Böyle bir Amerika'nın büyük Amerika olamayacağı açıktır.

Böyle bir Amerika'nın dünya barışı, düzeni, istikrarı ve refahı vadetmediği ortadadır.

Ortaya çıkan bu çarpık düzenin sahiplerinin yaşattıklarını bir gün mutlaka kendilerinin de yaşayacakları beklenen bir durumdur."GEREKİRSE YEDİ DÜVELİ YİNE DENİZE DÖKERİZ VE DİZE GETİRİRİZ"Tüm bu cüretkar ve hesapsız saldırılar sürerken Türkiye olarak ayağımızı sağlam Anadolu'ya bastığımızı, gözümüzün ve kulağımızın ise Tebriz'de, Urumiye'de, Hemedan'da, Kerkük'te, Musul'da ve Erbil'de olduğunu dost da düşman da bilmelidir.Lider ülke ve süper güç olma hedefine ulaşmış bir Türkiye, adalet esaslı medeniyet inşasıyla mazlum milletler ve küresel düzen için umut olacaktır.

Hasımlığıyla hedefinde Türkiye olanlara diyorum ki, yüzyıl önce emperyalist masalarda çizilen haritaları ecdadımız nasıl yırtıp attıysa yine yırtarız, gerekirse yedi düveli yine denize dökeriz ve dize getiririz.

Zira Namık Kemal’in dizeleriyle ecdadımızın heybeti maruftur, fıtrat değişir sanma o kan yine o kandır.CHP'Lİ BELEDİYELERDE RÜŞVET VE İRTİKAP İDDİALARIAçıkça ifade etmek isterim ki Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem, her eylem ve her kışkırtma doğrudan doğruya milli güvenliğimizi hedef almaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti muhalefetin günübirlik polemikleriyle, ucuz siyasi hesaplarla, sığ tartışmalarla ve sorumsuz açıklamalarla yönetilebilecek bir ülke değildir.

Hele hele böylesi hassas bir dönemde devletin yanında durmak yerine karşısında saf tutan, milli meselelerde dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılığı olmayacaktır.

Her geçen gün yeni bir skandal habere konu olan CHP’li belediyeler maşeri vicdanı rahatsız etmektedir.

Birbiri ardına ortaya saçılan rüşvet ve irtikap iddiaları hukuki bir mesele olmaktan çıkmış, siyasi yozlaşmanın Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesine sirayet ettiğinin açık bir göstergesi haline gelmiştir.

Bu vahim tablo kök salmış bir çarpık zihniyetin, çürümüş bir siyasi anlayışın ve yozlaşmış bir yönetim yapısının Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemen olduğu izlenimini vermektedir.

Şehrin emini olması gerekenler ne hazindir ki emanete hıyanet etmiş, yozlaşmanın zirvesine çıkmışlardır."KIBRIS BİZİM İÇİN MİLLİ DAVADIR"Hiç kimse bizden Güney kesimin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı beklememeli.

Kıbrıs bir alelade bir dış politika konusu değil, milli bir dava, vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİTerörsüz Türkiye süreci Türkiye’de huzur ve barış ortamını kalıcı kılarken aynı zamanda bölgesel istikrara da katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Terörsüz Türkiye milli birlik ve kardeşlik projesidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan ve önemli bir görev ifade eden Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını tamamlamış, ortak komisyon raporu kabul edilmiş ve bir toplumsal mutabakat zemini ortaya çıkmıştır.

Yasal düzenlemelerin yapılması için uygun iklim oluşmuştur.

Bundan sonraki ilk hedef amaca hizmet edecek yasaların hızla çıkarılmasıdır.Terörsüz Türkiye böylesi bir ortamda doğru zamanda atılmış doğru adım olarak devlet ve millet hayatımızda kutup yıldızı gibi ufkumuzu aydınlatmıştır.

Gelinen kritik aşamada terörsüz Türkiye yolunda tüm siyasi aktörlerin ve toplum kesimlerinin titizlikle hareket etmek, süreci provoke edecek eylem ve söylemlerden kaçınmak mecburiyeti vardır.

Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin ve bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır.

Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir."MİLLİ BİRLİĞİMİZDEN ASLA GERİ DURMAYACAĞIZ"Devletimiz bir, milletimiz birdir.

Vatanımız bir, bayrağımız bir, İstiklal Marşımız birdir.

Kimse yanlış hesap yapmamalı, tahriklere meyletmemelidir.

Huzurun, barışın, umudun ve kardeşliğin yeşerdiği günlerde bölücü emellere heves edilmemelidir.

Fitne tohumu ekmeye, terörsüz Türkiye’yi sabote etmeye kalkışılmamalıdır.

Devletimizin şefkati gibi kudreti de her yere ve herkese yetişecek güçtedir.

Milli birliğimizden asla geri durmayacağız.

Milli varlığımızdan kesinlikle taviz vermeyeceğiz.Milli ülkülerimizle geleceği kucaklayacak ve hep birlikte Türkiye olacağız.

Tam bağımsız, güçlü ve lider Türkiye’yi inşa etme, ülkemizi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma ülküsü doğrultusunda milletimizin beklenti ve özlemlerini gerçekleştirmeye kararlıyız.

Cumhur İttifakı birlikteliğinde Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etme kararındayız.Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken 11 yıl önce bugün İstanbul Adalet Sarayı’nda DHKP-C’li teröristler tarafından şehit edilen Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı şahadetinin yıl dönümünde rahmet ve dualarla anıyorum.

Kendine has üslubuyla dünyamızda derin izler bırakmış olan merhum Volkan Konak’ı vefatının yıl dönümünde rahmetle yad ediyorum.

Vatanımızın her köşesinde ülkemizin geleceği için ter döken, istiklal ve istikbal mücadelesini omuzlayan tüm kardeşlerimi, fitneyi bozan, ihaneti boğan, inançla güçlenen ve imanda birleşen davamız için samimi yürekleriyle her birinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum.

İlgili Sitenin Haberleri