Haber Detayı
İran ekonomisinde savaşın bir aylık bilançosu: Riyal erirken enflasyon kontrolden çıkıyor
Orta Doğu’daki çatışmaların birinci ayını geride bırakırken, İran ekonomisi tarihinin en ağır finansal türbülansına hapsolmuş durumda. Riyaldeki rekor değer kaybı ve stratejik üretim tesislerine yönelik fiziksel darbeler, ekonomiyi sadece bir durgunluğa değil, yapısal bir çöküşün eşiğine getirdi.
Çatışmaların başladığı tarihten bu yana riyal, serbest piyasada dolar karşısında kontrolsüz bir erime yaşıyor.
Mart ayının son günleri itibarıyla 1 ABD doları yaklaşık 1.595.000 riyal seviyesine ulaşarak tarihi bir dip yaptı.
Riyaldeki bu değer kaybı sadece son bir ayda yüzde 10’un üzerine çıkarken, son altı aylık birikimli devalüasyon oranı yüzde 36,7 gibi sarsıcı bir boyuta ulaştı.
Döviz likiditesindeki bu tıkanıklık, ithalata bağımlı olan yerel sanayiyi durma noktasına getiriyor.
Bankacılık sistemindeki döviz rezervlerinin kritik seviyelere gerilemesi, dış ticaret finansmanını neredeyse imkansız hale getirirken kara borsa ile resmi kur arasındaki makasın açılması piyasadaki fiyatlama mekanizmasını tamamen bozdu.
Enflasyon sarmalı ve alım gücünün erimesi Parasal genişleme ve arz şoklarının birleşmesi, tüketici fiyatları üzerinde yıkıcı bir etki yarattı.
Güncel verilere göre yıllık enflasyon oranı yüzde 50 bandını aşarak halkın alım gücünü tamamen felç etti.
Gıda enflasyonundaki aylık artış hızının yüzde 8 seviyesini geçmesi, pazar yerlerinde temel gıda maddelerine erişimi bir güvenlik sorunu haline getirdi.
Özellikle et, süt ve tahıl ürünlerindeki fiyat artışları dar gelirli kesimi doğrudan etkilerken, lojistik hatlardaki kopmalar tedarik zincirinde büyük boşluklar yarattı.
Mevcut tablodaki daralma devam ederse, ülke ekonomisinin yıl sonunda yüzde 10’dan fazla küçülebileceği öngörülüyor.
Petrol ihracatı ve sanayi üretimindeki ağır hasar Ekonominin can damarı olan enerji ve ağır sanayi sektörleri, stratejik baskıların doğrudan hedefi oldu.
Kharg Adası gibi kritik ihracat terminalleri ve İsfahan’daki dev çelik üretim merkezlerinin operasyonel kabiliyetini yitirmesi, genel üretimi felç etti.
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık ve tanker trafiğindeki riskler nedeniyle günlük petrol ihracat kapasitesinin yüzde 15 oranında gerilediği tahmin ediliyor.
Bu durum, bütçe gelirlerinde milyarlarca dolarlık bir kara deliğe yol açarken; sanayi bölgelerindeki enerji kesintileri imalat sektörünü kapasite kullanım oranlarında tarihi diplere sürükledi.
Sosyal güvenlik sisteminde finansman krizi Ekonomideki bu genel çöküş, devletin sosyal güvenlik ve emeklilik fonları üzerindeki yükünü de taşınamaz hale getirdi.
Vergi gelirlerindeki keskin düşüş ve artan askeri harcamalar, kamu maliyesinde devasa bir açık yarattı.
Emekli maaşlarının ödenmesinde yaşanan aksaklıklar ve sağlık sistemine ayrılan bütçenin daralması, ekonomik krizin toplumsal katmanlardaki etkisini daha da derinleştiriyor.
Yatırımcıların ülkeden sermaye kaçışını hızlandırması, önümüzdeki dönemde teknolojik yenilenme ve altyapı onarımı için gerekli olan sermaye birikimini de ortadan kaldırıyor.
İngiltere ekonomisinde likidite freni: Enflasyonist baskı hız mı kesiyor?Küresel Ekonomi Piyasalarda yeni çeyrek öncesi savaş tansiyonu: Petrol ve altın rotayı değiştirdiKüresel Ekonomi Doç.
Dr.
Filiz Eryılmaz'dan kritik analiz: Savaş senaryosunda petrol fiyatları nereye gider?Ekonomi Küresel piyasalarda kritik viraj: Dr.
Nuri Sevgen’den manipülasyon ve vade sonu uyarılarıEkonomi