Haber Detayı

Ömer Çelik'ten Özgür Özel'in seçim çağrısına yanıt: Seçim olsa CHP yine kaybeder
Güncel internethaber.com
01/04/2026 17:51 (3 gün önce)

Ömer Çelik'ten Özgür Özel'in seçim çağrısına yanıt: Seçim olsa CHP yine kaybeder

Özgür Özel'in seçim çağrısını değerlendiren Ömer Çelik, CHP'nin Türkiye ve dünya gerçeklerinden kopuk olduğunu söyledi. Çelik, "CHP’nin en büyük sorunu kendi yönetimidir. Türk siyasi hayatının böyle bir sorunu yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gerçekleştirildi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrası basın açıklaması yaptı.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ömer Çelik, 33 gündür devam eden savaşa ilişkin "Tablo çok kötü." ifadelerini kullandı.

Orta Doğu'nun büyük bir kaosun içine çekildiğini ifade eden Çelik, ibadete kapalı olan Mescid-i Aksa'ya değinerek, "İsrail dinsel soykırım da yapıyor." dedi.

İran'a karşı başlatılan ve devam eden saldırıların bir kez daha haksızlık olduğunun altını çizen Çelik, "Barış sağlanmalı." çağrısını da yineledi.

Barış diplomasisinin ülke içindeki penceresi 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin de konuşan Çelik, "Çalışmalar kesintisiz şekilde devam ediyor." sözlerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ara seçim çağrısına ilişkin yöneltilen soruya "Seçim olsa CHP yine yenilir." değerlendirmesi yapan Çelik, "CHP'nin en büyük sorunu CHP yönetimidir." sözlerini kullandı.

Ömer Çelik, devam eden açıklamasında Özgür Özel'in erken seçim çağrısına ilişkin şöyle konuştu;  "SEÇİM OLSA AĞIR BİR YENİLGİYLE KARŞI KARŞIYA KALIRLAR" "Doğrusunu söylemek gerekirse dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın.

Bütün bunun içerisinde CHP’nin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın.

Gerçekten Türkiye’deki ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP yönetimi var.

Kendi konsolidasyonunu sağlayamamış, kendi bütünlüğünü kuramamış, herhangi bir politik üretimi olmayan, dar ve sorunlu tablolara sıkışmış, bizzat CHP’liler tarafından dile getirilen yolsuzluk iddialarına yine CHP yöneticilerinin cevap veremediği bir tablo söz konusu.

Günün sonunda bu CHP’nin bir geleneğidir.

Cumhuriyetin bütün değerlerini ve demokrasinin bütün kurallarını kendi politik ihtiyaçlarına göre değiştirebileceklerini ve kendilerine uyarlayabileceklerini düşünüyorlar.

Seçim olsa bu CHP yönetimi yine ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır.

Ben bunlara silgisi kaleminden önce bitiyor diyordum.

Hatta bu sözümü de geri alıyorum.

Kalemi de yok, sadece silgi kullanıyor.

Şimdi bir gazetecinin karşısına oturuyor.

Bizim söylediğimiz son derece açık ve nettir. "CHP'NİN EN BÜYÜK SORUNU KENDİ YÖNETİMİ" Politik bir değerlendirme yapıyoruz, yanlış politikalardan bahsediyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin, ona gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımıza haksızlık olacak şekilde kötü yönetildiğini ve yanlış denklemlere sürüklendiğini ifade ediyoruz.

Ancak bir gazeteci çıkıp, 'Ömer Çelik bunları söyleyerek arka planda sizi yargıyla mı tehdit ediyor' diye soruyor.

Genel Başkan da bunun üzerine atlıyor ve bizi yargıyla tehdit ediyorlar diyor.

Karşımıza çıkamazlar gibi ifadeler kullanıyor.

Okuduğu cümleyi anlamaktan uzak bir tabloyla karşı karşıyayız.

Siyasi okuryazarlık problemi olan bir durum söz konusu.

CHP’nin en büyük sorunu kendi yönetimidir.

Türk siyasi hayatının böyle bir sorunu yoktur.

Seçimlerin nasıl yapılacağı, demokrasinin kuralları ve cumhuriyetin temel değerleri son derece açıktır.

Yıllarca cumhuriyetin temel değerlerini sahte rejim krizleri üreterek kendi çıkarları için istismar ettiler.

Aynı yaklaşımı Atatürk üzerinden de sürdürüyorlar.

Sürekli ben Atatürk’ün oturduğu koltukta oturuyorum diyor.

O CHP ile bugünkü CHP arasında ne ilişki var.

Aradan uzun yıllar geçmiş.

Ayrıca oturduğu koltuğun Atatürk’e yapılan saygısızlığın hesabı henüz verilmiş değildir. "KENDİ PARTİ İÇİ SORUNLARINI YÖNETMEK İÇİN ORTAYA ATIYORLAR" Defalarca gündeme getirdik.

Atatürk’ün vasiyetinde İş Bankası hisselerinden Türk Tarih Kurumu’na ve Türk Dil Kurumu’na ayrılan paylar, CHP tarafından bu kurumlara verilmemiştir.

Bu kurumlar defalarca mahkemeye giderek bu hakkın teslim edilmesini sağlamıştır.

Bunların hesabını vermemiş bir CHP Genel Başkanı var.

Sürekli çıkın karşıma diyerek kendi kendine gündem oluşturmaya çalışıyor.

Cervantes’in Don Kişot romanındaki gibi kendi yel değirmenleriyle mücadele eden bir tablo ortaya koyuyor.

Bu gündem aslında bizimle ilgili değildir.

AK Parti ile ya da Türk siyasi hayatıyla ilgili değildir.

Kendi parti içi sorunlarını yönetmek için ortaya atılmaktadır.

Maalesef elinde herhangi bir kalem kalmamış, sadece silgiyle hareket eden bir CHP yönetimi söz konusudur. 

İlgili Sitenin Haberleri