Haber Detayı

27 milyon tonluk hayalet sermaye
Sürdürülebilir dünya dunya.com
02/04/2026 00:00 (3 gün önce)

27 milyon tonluk hayalet sermaye

Kayıp plastik bilmecesi, Kuzey Atlantik’te çözüldü. Araştırmacılar, okyanusta 27 milyon ton nanoplastiğin askıda olduğunu ortaya koydu. Metrenin milyarda biri ölçeğindeki bu parçacıklar, sürdürülebilirlik karnesindeki en büyük görünmez maliyet haline geldi.

Başak Nur GÖKÇAMKüresel plastik üretimi yıllık 400 milyon ton sınırına dayanırken, sanayinin ‘geri dönüşüm’ ve ‘atık yönetimi’ vaatleri okya­nusun derinliklerindeki na­no gerçekliğe çarptı.

Bugü­ne kadar deniz yüzeyinde ta­kip edilebilen makro atıkların ötesinde, trilyonlarca nano­partikülün ekosisteme sızdı­ğı verilerle kanıtlandı.

Araş­tırma Utrecht Üniversitesi ve NIOZ’un tarafından yapıl­dı.

Bu durum, plastik kirlili­ğini sadece bir çevre sorunu olmaktan çıkarıp, ham madde takibinden sınır ötesi karbon vergilerine kadar geniş bir yelpazede sistemik risk kate­gorisine taşıyacak.3,5 milyon euroluk görünmez takipAraştırmanın başında bulu­nan Profesör Helge Niemann ve ekibi, bu gizemi aydınlat­mak için haziran ortasında 3,5 milyon euroluk dev bir hibe alarak süreci hızlandırdı.

RV Pelagia araştırma gemisiyle Azor Adaları’ndan Avrupa kı­ta sahanlığına kadar uzanan 12 stratejik noktada su örnek­leri toplandı.

Yüksek lisans öğrencisi Sophie ten Hietb­rink’in de yer aldığı ekip, labo­ratuvarda kütle spektromet­resi kullanarak okyanusun derinliklerindeki bu karakte­ristik molekülleri ölçmeyi ba­şardı.Sonuçlar ekonomi ve çevre politikaları açısından sarsıcı olarak yorumlandı.

Buna gö­re sadece Kuzey Atlantik böl­gesinde, daha önce tahmin edilen tüm mikro ve makro plastiklerden çok daha faz­la, yaklaşık 27 milyon ton na­noplastik bulunduğu hesap­landı.

Bu da plastiklerin okya­nusa sadece nehirler yoluyla girmediğini gösterdi.

Öte yan­dan araştırmaya göre güneş ışığının etkisiyle parçalanan büyük plastiklerin yanı sıra, nanoplastikler de atmosferik bir yolculuğa çıkıyor.

Havada asılı kalan bu parçacıklar, yağ­murla veya ‘kuru çökelme’ de­diğimiz süreçle doğrudan su yüzeyine iniyor.

Bu durum, plastik kirliliğinin sınır tanı­mayan ve kontrol edilmesi en zor formuna işaret ediyor.Mikronun da ötesine yolculukAraştırma gemisi RV Pela­gia’da dört hafta boyunca ve­ri toplayan ekip, standart filt­releme yöntemlerinin ötesine geçti.

Bir mikrometreden da­ha büyük olan tüm maddeler ayıklanarak sadece en küçük nanopartiküller analiz edildi.

Ten Hietbrink’in ‘kalan mal­zemeyi kurutup ısıtarak mo­lekülleri ölçtük’ açıklaması, bu çalışmanın okyanuslarda­ki nanoplastik varlığına dair yapılan ilk gerçek tahmin ol­ma özelliğini pekiştirdi.

Bu yöntem, plastik ekonomisi­nin gerçek ekolojik faturası­nı çıkarmak için milat kabul edildi.Disiplinlerarası bir atılımBu keşfin sadece okyanus bilimiyle değil, atmosfer bilimindeki uzmanlığın birleştirilmesiyle mümkün olduğunu vurgulayan Utrecht Üniversitesi Jeokimya Profesörü Helge Niemann, “Plastik kirliliği artık sadece deniz kirliliği değil.

Küresel bir sistemik kriz” tanımlaması yaptı.Ekosistem için ‘nano’ risklerAraştırmaya göre bu küçük parçacıklar sadece suyun kimyasını bozmuyor.

Canlı organizmaların hücre zarlarından geçebilecek kadar küçük olmaları nedeniyle doğrudan besin zincirine de dahil oluyor.

Yeşil ekonomi perspektifinden bakıldığında, balıkçılık ve turizm gibi okyanus temelli sektörlerin, bu görünmez kirliliğin uzun vadeli biyolojik etkileri karşısında nasıl bir maliyetle karşılaşacağı henüz kestirilemiyor.

Ancak uzmanlar okyanustaki bu devasa plastik kütlesi, insan sağlığı ve ekosistem dayanıklılığı üzerinde saatli bir bomba gibi beklediği konusunda uyarıyor.

İlgili Sitenin Haberleri