Haber Detayı
ABD’de denemeler başladı… Öğretmensiz okul olur mu
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Alpha School isimli özel bir okul, dersleri çocuklara günde sadece iki saatte öğretmek için yapay zekâ botlarını kullanmaya başladı. Bu okullarda öğretmen yok, ev ödevi yok, her öğrenci kendi hızında ilerleyen yapay zekâ destekli derslerle çalışıyor. Ancak hem ABD’de hem de Türkiye’de uzmanlar bu uygulamaya kaygı ve şüpheyle yaklaşıyor.
2014 yılında ABD’de kurulan ve 10’u aşkın kampusu bulunan Alpha School isimli özel okulda öğrenciler dil, matematik, fen ve tarih gibi temel konuları öğrenmek için günde sadece iki saat yapay zekâ destekli dersle tablet ve dizüstü bilgisayarlarda çalışıyor.
Öğrencilere birebir akademik müdahale nadiren gerçekleşiyor.
Yapay zekânın girdiği derslerden geri kalan sürelerde ise öğrenciler yaşam becerisi atölyelerinde zaman geçiriyor.
Buna 40 metrelik tırmanma duvarları, mobilya montajı ya da rubik küpü çözme gibi etkinlikler de dahil.
Okulun yöneticisi, uyguladıkları modelin geleneksel okullara kıyasla dersleri iki katı hızla öğrettiğini ve öğrencilere daha fazla özgürlük ile bireyselleştirilmiş öğrenme sunduğunu söylüyor.
Ancak konuyu ABD’deki New York Post gazetesi ile CNN’de değerlendiren eğitim uzmanları, bir okulun günlük programının merkezine geleneksel öğretmenler yerine ekranları yerleştirmesini tedirginlikle karşıladıklarını ve bunun çocukların ruh sağlığını riske atabilecek yüksek teknolojili bir deney olup olmadığını sorguladıklarını dile getirdi.
BAŞARISI HENÜZ ÖLÇÜLMEDİOrta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) Türkiye’nin ilk internet bağlantısının kurulmasında görev alan TED Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.
Dr.
Kürşat Çağıltay ise uygulamanın başarısının henüz bilimsel olarak ölçülmemiş olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “ABD’deki Silikon Vadisi’nde CEO’ların çocuklarını gönderdikleri ve içinde teknolojinin hiç kullanılmadığı bir okul da var.
Yani teknoloji geliştiren şirketlerin patronları, çocuklarını teknolojisiz bir okula göndermeyi tercih ediyor.
Bir taraftan da sadece yapay zekâyla ders işleyen başka bir okul var.
Bunlar, başarısı bilimsel olarak ölçülmüş okullar değil.
Diğer yandan PISA skorlarında Finlandiya’nın eğitimi hep en önde çıkıyor.
Aynı zamanda Güney Kore’nin de eğitimde öne çıktığını biliyoruz.
Aslında bu iki ülkedeki eğitim modelleri birbirine tamamen zıt.
Finlandiya’dakiler daha esnek, Kore’dekiler daha disiplinli bir eğitim anlayışına sahip.
Buna rağmen iki ülke de eğitim sıralamasında en üstlerde yer alıyor, çocuklar çok başarılı.
Kendi ülkemizde bu iki modeli sırf başarılılar diye aynen uygulamıyoruz.
Bu noktada her ülkenin kendi bağlamına bakmak gerekiyor.
Bence hangi sistemde olursa olsun öğrencilerin ilgili süreci yönetecek uzman bir eğitimci gözetiminde ilerlemesi gerekiyor.
Öğretmensiz eğitim modelinde çocukların başarısına dair verilere bakmak gerekiyor.
Okul lideri, çocukların iki katı hızlı öğrenebildiğini öne sürmüş acaba bunu nasıl ölçtüler?
Çocukların öğrendikleri hayata yansımış mı ya da ellerinde bir mezura mı var?
Yani bunu söylemek doğru değil.
Bu örnek ile dünya ‘yapay zekâlı okul model’lerine doğru gidiyor diyemeyiz.
Çünkü bu örneğin diğer ucunda da teknolojisiz okul modeli var.
Teknolojiyle ilgili her yeni gelişmede bu tür durumlar yaşanabiliyor.” ‘KİŞİSEL ASİSTAN’ OLABİLİRProf.
Dr.
Galip Yüksel (Gazi Üniversitesi): “Yapay zekâ botları kullanılarak çocuklara akademik derslerin hızlı bir şekilde öğretilmesi, denenebilir bir eğitim uygulaması olarak değerlendirilebilir.
Bu çerçevede birebir öğretim sunabilen birer ‘kişisel asistan’ olarak kullanılabilir.
Böyle bir modelde günün geri kalan zamanının ‘yaşam becerileri atölyelerine’ ayrılması; çocukların fiziksel, sosyo-duygusal ve kariyer gelişim alanlarını destekleyebilir.