Haber Detayı

Kafada bitti peki masada
Yazarlar hurriyet.com.tr
19/04/2026 06:10 (2 gün önce)

Kafada bitti peki masada

SON bir iki haftadır Trump’ta tam bir “kafada savaşı bitirmiş erkek” modeli görüyorum.

Savaştan geçmiş zaman cümleleriyle bahsetmek, iş bitmiş gibi “geçmiş başarıdan” dem vurmak ve her şeyden en önemlisi İran’ı dize getirdiğini sanmak...Bu da doğal olarak şu soruyu meşru kılıyor:Savaşı kafanda bitirmiş olabilirsin ama...

Peki ya masada sahiden bitti mi?*Ben bu satırları yazarken ABD ve İran’ın ateşkes bitmeden hemen önce Pakistan’da yeniden buluşmalarına kesin gözüyle bakılıyor.Siz bu satırları okurken tam tarihi de kesinleşmiş olabilir.*Son birkaç gündür Trump, Polyanna gibi ortalıkta dolaşıyor.İran’ın her şeyi kabul ettiğini, uranyumu alacağını, zenginleştirmeyi yasakladığını, Hürmüz’ü tamamen açacağını ve Tahran’a tek kuruş ödemeyeceğini söylüyor.İranlılar tüm bu iddiaları tek tek yalanlarken Trump, iş bitmiş havasında gezinmeye devam ediyor.*Üç ihtimal akla geliyor...1- Tüm bunlar Trump’ın dilek listesi.

Hülyalarını gerçek diye pazarlıyor.2- Trump hem bir nebze iç kamuoyuna satmak hem de masada avantajlı pozisyon kazanmak için gerçek ile mübalağayı harç ediyor.3- İran kapalı kapılar ardında taviz üstüne taviz veriyor, “neyimiz varsa al ama barış yapalım” diyor.*Ben Trump’ın hakikaten savaşa bu noktadan sonra dönmek istemediğini hissediyorum.Ama şu noktaları atlarsam da size ihanet etmiş olurum...- Trump, Hürmüz’ü güncel statüko ile İran’a bırakma lüksüne sahip değil.- Trump, nükleer konusunda İran’a Obama’dan daha yağlı bir anlaşma hediye etme lüksüne sahip değil.*Diplomatik kanallar üzerinden ilerleme sağlıyorlar sağlamasına ama...

İç siyaset diye de bir şey var.

İçeriye mesaj verme zorundalığı işleri gerim gerim geriyor.Herkes, özellikle de biraz Trump konuşmayı azaltsa İranlılar da halkına radikal görünmek zorunda kalmayacak.Diplomasi Trump’ın dünyasının aksine biraz da karşındakinin onurunu da masada bırakma sanatıdır.Trump şu an İran’ın sadece nükleerini değil, gururunu da cebine koyup eve dönmek istiyor.Unutma başkan...

Kafada bitse bile illa ki masada da bitmesi gerekecek.TAKİP, TAKİP, TAKİPKAHRAMANMARAŞ’taki okul saldırısı olduğu gün Tarafsız Bölge yayınındaydım.Bu olayların dünyada en çok yaşandığı yer olan ABD’de yıllar içinde düzinelerce okul baskını ele alınmış, saldırganlara bakılmış ve sayısız analiz ortaya konmuştu.Gizli Servis’in saldırgan profilleri ve tehdit analizi değerlendirmesini paylaştım.*Hemen hemen her saldırganda öne çıkan özellikler şunlardı:- Akran zorbalığı, okul arkadaşlarıyla yaşanan husumetler.- Psikolojik, davranışsal ve gelişimler sıkıntılar.- Ailesel sorunlar.- Okulda yaşanan disiplin sorunları.- Etrafındakiler tarafından gözlemlenebilen endişe verici hal ve hareketler.- Aile içinden temin edilen ateşli silahlar.*Bu yayın sırasında bilmediğimiz ancak o zamandan beri ortaya çıkan detaylar, Kahramanmaraş saldırganının tüm bu maddeleri karşıladığını maalesef ortaya koyuyor.Gazetemizin cuma günü manşetinde şu soru sorulmuş... “Daha ne sinyal verecekti.”Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Hakan aynı gün olay için 5 neden sıralarken başa şunu yazmış... “Çocuğun verdiği arıza sinyallerinin es geçilmesi.”*ABD, bu lanet olayın anavatanı ve halen çözüm bulabilmiş de değil.Fakat bu...

Sorunun nedenlerini nokta atışı analiz ettikleri gerçeğini de değiştirmiyor.Okul-aile-kolluk kuvvetleri...Okuldaki arkadaşı ve öğretmeni çocuğu aileden daha iyi bile tanır.

Hadi okul kaçırsa aile yakalar.

Bu sinyaller yakalandığında da kolluk kuvvetleri devreye girer, girmeli.Yani işin özü takip, takip, takip...‘AŞK ADAMI’NIN BİLETİFBI Direktörü Kash Patel’e yönelik birçok skandal iddiasını bu zamana kadar köşeye taşımıştık.Sevgilisi ile adını skandallar hanesine sık sık yazdıran Patel’e “Aşk Adamı” bile demiştik.Gün geçmiyor ki Patel’in bir ifşası daha sızmasın...*Efendim bu seferki iddia The Atlantic dergisinden.İddialar vahim ve çokça...- Patel’in Washington DC’deki bir barda ve Las Vegas’ta “Beyaz Saray ve diğer hükümet personelinin önünde, zil zurna sarhoş olacak noktaya kadar“ içtiği...- Patel’in çok içmekten ötürü birçok kez odasında sızıp kaldığı ve güvenlik ekibinin Patel‘i uyandırmakta zorluk çektiği, bu bilginin Adalet Bakanlığı ile Beyaz Saray yetkililerine iletildiği...- Patel‘in “kilitli kapılar ardında tepkisiz kalması“ ve “acil bir durumda“ kendisine ulaşılmasına dair endişeler nedeniyle FBI’dan “kapı kırma/zorlama ekipmanı“ talep edildiği...- Patel’in kovulma ihtimalinden paranoyak olduğu...Patel’in yanıtı ne oldu dersiniz? “Mahkemede görüşürüz.”Aşk Adamı’nın biletinin kesilmek üzere olduğunu kasım ayında yazmıştım.

Son dedikodular da Patel’in de aynı hislere sahip olduğunu doğruluyor.AZ SONRA...ÇOCUKLUĞUMDAN hatırladığım Türk televizyon klasiklerinden biri “Az sonra...” lafıdır.20 kere az sonra denir ama o beklenen kısım asla gelmez.ABD Büyükelçisi Barrack, geçen gün Antalya Diplomasi Forumu’nda “S-400/F-35 meselesi yakında çözülecek” deyince birden aklıma geliverdi.*Elçi geçen yıl haziran ayında “F-35 meselesi yıl sonuna kadar çözülecek” demişti.Yıl sonu geldiğinde de “4 ila 6 aya çözülecek” demişti.Tam olarak 4 ila 6 ayın ortasında, 5’inci ayda, bu sefer de “yakında çözülecek” diyor.*Benim teşekkür ettiğim şey ise bu sefer açık uçlu bırakarak “son tarih” baskısından kendisini de bizi de kurtarması oldu.Bir dahakine “Az sonra...” derse daha etkili olabilir.ŞAKA GİBİ BAŞKANTRUMP yönetiminde çalışmak ne kadar zor...

Hiç düşündünüz mü?Başkanınız Trump olunca her yaptığına bir kılıf uydurmak zorunda kalan sizsiniz.Bu hükümetin bulduğu bahane ise “şaka”Trump ne yapsa, ne dese, ne karıştırsa “şaka” deyip geçiyorlar.- Trump kendini Hz.

İsa ilan ediyor...

ŞAKA- Trump kendini Papa ilan ediyor...

ŞAKA- Trump kanserli hücreleri öldürmek için gazlı içecek içtiğini söylüyor...

ŞAKA- Trump, ara seçimleri yapmamayı öneriyor...

ŞAKA- Trump, Anayasa’ya aykırı olarak 3’üncü kez başkan olmayı öneriyor...

ŞAKA“Şaka gibi Başkan” desek uygun olur herhalde?

İlgili Sitenin Haberleri