Haber Detayı
Kentsel dönüşüme şarkı sözleriyle tepki
Kentsel dönüşüm nedeniyle yıkılan binalara yıkılmadan önce şarkı sözleri yazan ve rant uğruna dönüşüme tepki çeken sanatçı Özbir Erciyas, yaptığı çalışmayla kent hafızasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.
HAŞİM KILIÇ / NEFESEkin Kılıç Ezer ile birlikte altı yıl önce kurdukları ‘Molektif’ ile sokak sanatına yönelen Özbir Erciyas, son dönemde çalışmalarını kentsel dönüşüm alanlarına taşıdı. ankaraapartmanlari ile birlikte 25 haftadır her pazar günü farklı bir apartmana girerek şarkı sözleri yazdıklarını belirten Erciyas, bu çalışmaların geçici ama anlamlı bir iz olduğunu ifade etti.Başlangıçta sokaklara kedi resimleri ve çeşitli çizimler yaptıklarını anlatan Erciyas, kentsel dönüşüm alanına yönelmesini ise şu sözlerle anlattı:“ankaraapartmanlarıyla beraber yolda gezerken inşaatların dışına içeriden çıkarılan kapıların paravan olarak kullanıldığını gördüm.
Onlar bana boş bir tuval gibi gelmeye başladı.
O dönemde Ekin rahatsızlığı dolayısıyla evden pek çıkamıyordu.
Başçavuş Sokak’ta bir tane apartman vardı, onun önüne kapıları dizmişlerdi ve o bana çok garip göründü.
Üstüne bir şeyler yazmak istedim ve Ekin'in sevdiği şarkı sözlerini yazarak başladım aslında.
Sonra aradan zaman geçtikçe bu binaların içine de girmeye başladık.”Zamanla yalnızca dış cephelerle sınırlı kalmayan çalışmalar, yıkım kararı alınan binaların içlerine kadar uzandı.
Erciyas, “Hiç içini göremeyeceğim apartmanların kentsel dönüşümle yıkılmasıyla o apartmanların içine girmeye başlayıp yazılar yazmaya başladım.
Neredeyse 25 haftadır her pazar kentsel dönüşüme giren bir apartmanın içine girip şarkı sözleri yazıyorum” dedi.BANA İYİ YA DA KÖTÜ HİSSETTİREN ŞARKILARI SEÇİYORUMYazdığı sözleri seçerken tamamen duygularından beslendiğini vurgulayan Erciyas, “Tamamen sevdiğim şarkıları ve beni iyi ya da kötü hissettiren, o anki duygumu yansıtabileceğim şarkıları seçiyorum.
Bazen şarkı sözü yazmadığım da oluyor ama genel olarak o şarkıyla birlikte etkisi bende ne oluyorsa karşı tarafta da biraz aynı etki oluyor diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.KENTİN HAFIZASI SİLİNİYORÇalışmalarının geçiciliğine dikkati çeken Erciyas, “Geçici bir yere, geçici bir iz bırakmak aslında bu.
Özellikle binaların dışına yazmayı istiyorum.
Çünkü insanlar o binaların son hallerinin fotoğraflarını çekebiliyorlar.
Bu da biraz kentin hafızasıyla ilgili” dedi.
Kentsel dönüşümün yalnızca fiziksel değil, duygusal bir yıkım da yarattığını dile getiren Erciyas, bu sürecin insanlarda derin bir hüzün bıraktığını söyledi.
Erciyas, “Herkes çok üzgün.
Bu binaların yıkılması, içinde insanların fotoğraflarının, eşyalarının kalması… Bir devir değişiyor, bir şeyler bitiyor.
Kentin hafızası siliniyor gibi hissediyorum” diye konuştu.3+1 EVLERİN YERİNE 1+1 EVLER GELİYORErciyas, kent estetiğinin de bozulduğunu belirterek, “Çirkinleşiyoruz gibi geliyor.
Bozuluyoruz, çirkinleşiyoruz, çürüyoruz.
Çünkü daha iyisi gelmiyor yerine.
Çok bina, çok fazla insan.
Üç artı bir evlerimiz gidiyor, şömineler gidiyor.
Bir şeyler gidiyor.
Bir artı bir evlere herkesi sokmaya çalışıyorlar.
Daha çok yalnızlaşıyoruz.
Zaten teknolojiyle birlikte yalnızlaşıyoruz.
Daha çok insan aile kurmaktan imtina ediyor” değerlendirmesinde bulundu.ANILARIN DAĞILMASI BENİ ETKİLİYORKentsel dönüşüm sürecinde özellikle yaşlı insanların evlerinden çıkmak zorunda kalmasının kendisini derinden etkilediğini belirten Erciyas, “Yenilenme iyi bir şey olabilir ama doğru ve yerindeyse iyi diye düşünüyorum” dedi.
Yıkım alanlarında gördüğü dağınıklığın kendisini rahatsız ettiğini de sözlerine ekleyen Erciyas, geçmişin hoyratça terk edilmesine dikkati çekerek “Bu saçılmışlık bana çok garip hissettiriyor.
Birilerinin bunları toplayıp doğru yerlere ulaştırması gerekir.
Geçmişini bile çöpe doğru atmayı beceremeyen bir insanlık var.
Anneannemin eşyalarını böyle saçılmış görmek istemezdim.
Kıyafetlerini, fotoğraflarını… İnsanların anılarının bu şekilde dağılması beni çok etkiliyor” diye konuştu.