Haber Detayı

Gıdada temiz etiket çağı
Sektör haberleri dunya.com
29/04/2026 00:00 (7 saat önce)

Gıdada temiz etiket çağı

Tüketicilerin gıda tüketiminde güvenli, izlenebilir, fonksiyonel ve sürdürülebilir ürünlere olan talebi her geçen gün artıyor. Bu da gıdada “Clean Label” denilen temiz etiketli ürünlerin ön plana çıkmasını sağlıyor. Tüketiciler artık aldığı ürünü daha çok sorguluyor ve üreticiler de bu yönde üretim yapmak zorunda kalıyor.

Mehmet Hanifi GÜLELGıda sektörü son yıl­larda önemli bir dö­nüşüm içerisinde.

Bu dönüşümü ise tüketici ta­lepleri şekillendiriyor.

Bir yanda aşırı işlenmiş gıda­lar yer alırken, diğer yanda sağlıklı ve sürdürülebilir gı­da ürünlerine ilgi her geçen gün artıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı da yayımladığı ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda Eti­ketleme ve Tüketicileri Bil­gilendirme Yönetmeliği Kı­lavuzu’nda kapsamlı reviz­yon yaptı.Hayata geçirilen yeni uygulamalar ile gıdada şeffaflık ve tüketicilerin sağ­lıklı gıdaya erişimi için adım­lar atıyor.

Gıda sektöründe son yıllarda yaşanan dönü­şüm ve değişimin temel di­namiğinde iki ana damarın bulunduğunu kaydeden Uz­man Gıda Mühendisi Tuğba Bayburtluoğlu, bunlardan ilkinin aşırı işlenmiş gıda ürünleri olduğunu ve ikin­cisini ise çok daha besleyi­ci, daha güvenli, izlenebilir, fonksiyonel ve sürdürüle­bilir ürünlerin oluşturduğu­nu bildirdi.Bayburtluoğlu, “İkinci grupta yer alan gıda­lar ‘Clean Label’ olarak yani temiz etiketli olarak yer alı­yor.

Bu gıdalar hem ambala­jı daha çevre dostu hem de aroma, katkı, boya vb içer­meyen ürünlerden oluşu­yor.

Tüketiciler artık sorgu­luyor, üretici de üretim ya­parak buna cevap vermek zorunda kalıyor.

Bu da sek­törü daha şeffaf ve daha so­rumlu bir yapıya doğru dö­nüştürüyor” dedi.Butik markalar daha hızlı büyüyorÜretim açısından sağlık­lı ve fonksiyonel gıdalara olan ilginin hem dünyada hem de Türkiye’de artığı­nı ifade eden Bayburtluoğ­lu, bilinçli tüketicilerin ar­tık sadece doymak-doyur­mak istemediğini, yediği ürünün, öncelikle çocuğu ve tüm ailesi için kendisine ne kattığını bilmek istediği­ni aktardı.

Türkiye’de fonk­siyonel/sağlıklı gıdalara il­ginin son yıllarda çift hane­li hatta bazı segmentlerde çok daha yüksek oranlarda artış gösterdiğini belirten Bayburtluoğlu, “Son gün­cel rakamlara göre fonksi­yonel gıda pazarı 2022’de 7,7 milyar TL’ydi. 2023’te ise 15 milyar TL düzeyi telaffuz ediliyor. 2024’te Türkiye gıda sanayisi ürün satışla­rı yaklaşık 2,8 trilyon TL’ye ulaştı” diye konuştu.Küresel pazar büyüklüğü 50 milyar doları aşacakDiğer yandan, Mordor In­telligence tarafından yapı­lan araştırmaya göre dünya­da temiz etiketli gıda pazarı­nın büyüklüğü 2025 yılında 48,23 milyar dolara ulaşır­ken, bu yıl ise 51,47 milyar dolara yükselmesi bekle­niyor. 2031’e kadar pazarın yıllık %6,45’lik büyüme gös­tererek 70,36 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.Türkiye’nin sağlıklı gıda üretiminde en büyük avan­tajının sahip olduğu ham­madde zenginliği olduğunu vurgulayan Bayburtluoğlu, “Ama asıl farkı bu hammad­deleri nasıl değerlendirdiği­miz yaratıyor.

Hammadde satmak yerine işleyip farklı­laştırdığınızda, yani gerçek­ten bir fayda sunduğunuzda katma değer yaratıyorsu­nuz.

Türkiye’nin hedefi çok net olmalı ve Ar-Ge’ye ya­tırım yaparak, fonksiyo­nel ürün geliştirmek ve bu­nu markalaştırmak üzerine kurgulanmalı.

Çünkü katma değerli ürün demek, fiyat re­kabetinden çıkmak ve sür­dürülebilir bir büyüme ya­kalamak demek” ifadelerini kullandı.Tüketici sektöre yön veriyorTüketici tercihlerinin gıda sektörünü dönüştürdüğüne değinen Bayburtluoğlu, bu­günün tüketicisinin çok da­ha bilinçli olduğunu belirte­rek, şöyle devam etti: “Etike­ti okuyor, içeriği araştırıyor, hatta üretim sürecini, serti­fikayı ve analizi sorguluyor.

Bu da üreticiyi ister istemez daha dikkatli olmaya zorlu­yor.

Artık güzel ambalaj ve marka bilinirliği yetmiyor; içeriğin de o ambalajı des­teklemesi gerekiyor.

Tüketi­ci sektöre yön veriyor ve ka­liteyi yükselttiği için bu çok sağlıklı bir dönüşüm.”Türkiye’de üreticiler açı­sından en büyük zorluk­lardan birinin, tüm mali­yet kalemlerinin aynı anda artması olduğunu belirten Bayburtluoğlu, üreticilerin karşı karşıya olduğu en kri­tik sınavın maliyet yönetimi ile ürün kalitesini eş zaman­lı sürdürebilmek olduğunu söyledi.Yeni ürünler için KOBİ’lere erişilebilir destek verilmeliTürkiye’nin globalde marka sayısını artırması için potansiyelinin bulun­duğunu aktaran Bayburtlu­oğlu, şunları kaydetti: “Çün­kü hammadde ve üretim potansiyelimiz çok yüksek.

Global marka sayımızı ar­tırmak için sadece iyi ürün yetmiyor.

Her anlamda sü­rekliliği sağlamak ve gü­ven oluşturmak gerekiyor.

Özellikle gıdada güven çok kritik.

Eğer bunu sağlayabi­lirsek, Türkiye’den çok daha fazla global marka çıkaca­ğına inanıyorum.Burada en kritik konu Ar-Ge ve inovas­yonun sürdürülebilir şekil­de desteklenmesi.

Özellikle KOBİ’lerin yeni ürün gelişti­rebilmesi için daha erişile­bilir destek mekanizmala­rına ihtiyacı var.

Bunun ya­nında sadece üretim değil, markalaşma ve ihracat sü­reçlerinin de desteklenme­si gerekiyor.

Çünkü katma değer sadece üretimde de­ğil, ürünü nasıl konumlan­dırdığınızda ortaya çıkıyor.”“Coğrafi işaretli ürünler için bütüncül bir yaklaşım şart”Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünler bakımından önemli bir avantajı olsa da bunun tek başına yeterli olmadığına vurgu yapan Bayburtluoğlu, “Coğrafi işaretli ürünü aynı kalitede sürdürülebilir şekilde üretmek, orijinalliğini koruyarak üretim kapasitesini artırmak ve doğru şekilde pazarlamak gerekiyor.

Ambalajdan hikâyeye, ihracat stratejisinden dijital satışa kadar bütüncül bir yaklaşım şart” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri