Haber Detayı
Talat Atilla'dan bomba 'Özkan Yalım' paylaşımı
Gazeteci Talat Atilla, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın CHP'den ihraç edildiği yönündeki haberin doğru olmadığını iddia etti. Atilla, CHP Disiplin Kurulu'nun 11 Mayıs'ta toplanacağını belirterek, "Kamuoyu baskısı yoğun olunca, CHP Özkan Yalım'ı ihraç ettigini açıkladı." dedi. Atilla, hukuki ve parti içi prosedür açısından bakıldığında, Özkan Yalım'ın hala CHP üyesi olduğunu belirtti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre, "Rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın CHP'den ihraç edildiği duyurdu.
Emre'nin Yalım ile ilgili açıklaması sonrası gazeteci Talat Atilla sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı.
Atilla paylaşımında, "Uşak eski belediye başkanı Özkan Yalım'ı CHP ihraç ettigini açıkladı.
Oysa, bu haber doğru değil.
Çünkü CHP disiplin kurulu 11 Mayıs'ta toplanacak.
Disiplin Kurulu Üyelerine illerde ayrı ayrı görev verdikleri için üyeleri toplamak için 11 Mayıs tarihini belirlediler.
Kamuoyu baskısı yoğun olunca, CHP Özkan Yalım'ı ihraç ettigini açıkladı." dedi. "Ortada henüz alınmış bir disiplin kararı yok" Atilla paylaşımın devamında şu ifadelere yer verdi: "Oysa Özkan Yalım halen CHP'nin Üyesi.
Siyasette gerçek ile algı arasındaki mesafe bazen bir cümle kadar kısadır… ama etkisi günler, haftalar sürer.
Son günlerde Özkan Yalım üzerinden yürüyen tartışma da tam olarak böyle bir eşikte duruyor. “İhraç edildi” denildi.
Manşetler atıldı.
Sosyal medya hükmünü verdi.
Peki gerçek ne?
Gerçek şu: Cumhuriyet Halk Partisi Disiplin Kurulu henüz toplanmış değil.
Toplantı tarihi 11 Mayıs.
Üyelerin farklı illerde görevlendirilmiş olması nedeniyle bu tarih özellikle belirlenmiş durumda.
Yani ortada henüz alınmış bir disiplin kararı yok.
Dolayısıyla hukuki ve parti içi prosedür açısından bakıldığında, Özkan Yalım hâlâ CHP üyesi.
Ama siyasette “olmuş gibi yapmak”, bazen “olmuş” kadar güçlü bir araçtır.
Kamuoyundaki yoğun baskı, tepkiler ve gündemin sertliği, partiyi bir açıklama yapmaya zorladı.
Bu açıklama ise fiili durumdan çok, beklentiyi yönetmeye dönük bir hamle izlenimi veriyor.
Başka bir ifadeyle: Karar alınmadan karar açıklanmış gibi bir tablo.
Bu durum iki açıdan dikkat çekici.
Birincisi, kurumsal ciddiyet meselesi.
Siyasi partiler, özellikle köklü yapılar, kendi iç hukuklarına sadık kaldıkları ölçüde güven üretirler.
Disiplin süreçleri, duygularla değil kurallarla yürütülür.
Eğer süreç tamamlanmadan sonuç ilan edilirse, bu yalnızca ilgili kişiyi değil, sürecin kendisini tartışmalı hale getirir.
İkincisi ise siyasal iletişim stratejisi.
Günümüz siyasetinde algı yönetimi, çoğu zaman gerçeğin İkincisi ise siyasal iletişim stratejisi.
Günümüz siyasetinde algı yönetimi, çoğu zaman gerçeğin önüne geçiyor. “İhraç edildi” demek, “ihraç edilecek” demekten daha güçlü bir mesajdır.
Ama bu güç, beraberinde bir risk de taşır: Eğer gerçek zamanla bu söylemi doğrulamazsa, güven aşınır.
Şimdi gözler 11 Mayıs’ta.
O gün alınacak karar, sadece Özkan Yalım’ın siyasi geleceğini değil, aynı zamanda CHP’nin kendi iç mekanizmalarına ne kadar sadık kaldığını da gösterecek.
Ve belki de asıl soru şu olacak: Siyaset, gerçeği mi takip edecek… yoksa algıyı mı?"