Haber Detayı

Doktoruma dava açabilir miyim
Yazarlar hurriyet.com.tr
04/05/2026 06:34 (1 saat önce)

Doktoruma dava açabilir miyim

Sağlık hizmeti hayat kurtarır. Ama ya yanlış uygulanırsa? Hekim sorumluluğunda kritik sınır nerede başlıyor? Hasta neyi ispat etmek zorunda? Hastane enfeksiyonuna dava açılabilir mi? Malpraktis davası ne demek?

TEKİRDAĞ Barosu avukatı Ergün Vardar okurlarımdan gelen sorular ışığında malpraktis davaları konusunda bilinmeyenleri, Yargıtay kararları ışığında anlattı. * Malpraktis nedir?

Her kötü sonuç dava konusu olur mu?

Malpraktis; hekimin bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle hastaya zarar vermesidir.

Burada kritik nokta şu; hekim tedavide başarıyı garanti etmez.

Ama o sonuca ulaşmak için gereken özeni göstermek zorundadır.

Eğer zarar bu özen eksikliğinden doğuyorsa sorumluluk vardır.*  Hekim ile hasta arasındaki ilişki hukuken nasıl tanımlanıyor?

Yargıtay’a göre bu ilişki bir vekâlet sözleşmesidir.

Yani hekim, sonucu değil süreci doğru yürütmekle yükümlüdür.

Özenli davranmadıysa, yaptığı işlem hatalıysa doğan zararı tazmin etmek zorundadır.* Yargıtay bu konuda ne diyor?Yargıtay 13.

Hukuk Dairesi’nin 2014/17432esas, 2015/8358 karar sayılı ilamı çok net: Hekim, tedavinin başarısız olmasından değil o sonuca giderken yeterli özeni göstermemiş olmaktan sorumludur.

Sorulması gereken “Hasta iyileşti mi?” değil, “Doğru şekilde tedavi edildi mi?” sorusudur.* Hangi durumlarda dava hakkı doğar? 1- Teşhis hataları: Hekim doğru tanıyı koymak için gerekli tüm tıbbi işlemleri yapmak zorundadır.

Gözüne tel saplanan hastaya sadece damla verip göndermek bile kusur sayılmıştır. (Yargıtay 4.

HD’nin 18.01.2010 tarihli kararı)2- Tedavi eksiklikleri: Tıp gereklerine uygun davranılmalı.

Güncel olmayan ya da hastaya zarar verecek yöntemler uygulanamaz.

Başarı zorunlu değil, ama doğru yöntem zorunlu.3- Hastane kusurları: Sadece hekim değil, hastane de sorumlu.

Hijyen eksikliği, yetersiz ekipman, organizasyon hataları. 4- Müdahalede gecikme: Acil hastaya müdahale edilmemesi ya da sürecin ihmal edilmesi açık sorumluluk doğurur.5- Aydınlatma eksikliği: En kritik başlıklardan biri.

Hasta, işlem ve riskler konusunda açıkça bilgilendirilmeli.

Üstelik bunu ispat yükü hekime ait.

Yargıtay, “Hastaya riskler anlatılmadıysa eksik inceleme vardır” diyerek karar bozuyor.* Aydınlatılmış onam neden önemli?

Hasta, neye rıza gösterdiğini bilmek zorundadır.

Olası riskler, komplikasyonlar anlatılmadan alınan onam geçerli sayılmaz.

Yargıtay da bu konuda çok net: “Aydınlatılmış onamın ispat yükü hekim veya hastanededir.

Bilgilendirme yapılmadıysa, eksik inceleme vardır.”* Yargıtay, hekimin sorumluluğunu nasıl tanımlıyor?Yargıtay 13.

Hukuk Dairesi’nin 2014/17432esas, 2015/8358 karar sayılı kararına göre hekim ile hasta arasındaki ilişki vekâlet sözleşmesidir.

Şu ilke ortaya konulmuştur: Hekim sonucun elde edilememesinden değil, o sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın özenli olmamasından sorumludur.

Yani sonuç kötü olabilir, ama süreç doğru yürütülmüşse sorumluluk doğmayabilir.

Tersine, süreç hatalıysa sonuç ne olursa olsun sorumluluk gündeme gelir.*  Teşhis konusunda Yargıtay ne diyor?

Teşhis yükümlülüğü çok net.

Yargıtay 13.

Hukuk Dairesi’nin 2006/6143 esas, 2006/11224 karar sayılı ilamında; kanser gibi ölümcül hastalıklarda bile erken teşhisin hayat kurtarabileceğine dikkat çekilerek hekimin gerekli tüm tanı işlemlerini yapma yükümlülüğü vurgulanıyor.* Her zarar gören dava açabilir mi?Hayır.

Hukuk “kötü sonucu” değil, özen eksikliğini arar.

Eğer hekim tıp kurallarına uygun davranmışsa, sonuç olumsuz bile olsa sorumluluk doğmayabilir.

Ama gerekli dikkat ve özen gösterilmemişse, o zaman dava hakkı doğar.

EN ÇARPICI VAKALAR* En çarpıcı malpraktis örnekleri neler?Yargıtay dosyalarına yansıyanlar oldukça çarpıcı.

Açıkça tıbbi hata olan bu örnekler şöyle özetlenebilir: Ameliyatta vücutta gazlı bez unutulması.

Yanlış branş hekiminin müdahalesi.

Test yapılmadan ilaç verilmesi.

Travmalı hastanın yatırılmadan gönderilmesi.

Burun ameliyatında iğne parçası bırakılması.

HASTANE ENFEKSİYONUNA DAVA AÇILABİLİR Mİ* Hastaneler için Yargıtay yaklaşımı nasıl?Yargıtay, özellikle özel hastaneler açısından çıtayı yükseltiyor. “Tacir” sıfatı nedeniyle basiretli davranma yükümlülüğü var.

Yani sadece hekim değil; hastanenin organizasyonu, hijyeni, ekipmanı, personel yapısı da denetleniyor.

Kamu hastanelerinde ise sorumluluk idare hukukuna giriyor.

Ama orada da hizmet kusuru varsa idarenin sorumluluğu doğuyor.* Hastane kaynaklı hatalarda dava konusu olur mu?Elbette.

Örneğin hastanede bozuk yemekten zehirlenme.

Isıtma sistemi çalışmadığı için hastanın durumunun ağırlaşması.

Hastane enfeksiyonu kapılması gibi.

Bunlar organizasyon kusuru sayılır ve doğrudan sorumluluk doğurur.* Peki dava kime açılır?Özel hastanelerde hasta doğrudan hastane ile muhatap olur.

Hasta doğrudan hastane ile sözleşme yapar.

Bu nedenle hastane ve hekim birlikte sorumlu tutulabilir.

Hekim, hastanenin “ifa yardımcısıdır.” Yani, hem hastane hem doktor birlikte sorumlu tutulur.

Devlet hastanelerinde ise iş değişir.

Burada ilişki idare hukukuna girer.

Dava devlete karşı açılır, doktor doğrudan davalı olmaz.* Hasta neye dikkat etmeli?En kritik konu bilgilendirme.

Hasta, yapılacak işlemi ve riskleri bilmek zorunda.

Belgelerin saklanması, sürecin takip edilmesi ve şüpheli bir durumda zaman kaybetmeden hukuki destek alınması çok önemli.

Tıpta her olumsuz sonuç bir hata değildir.

Ama özen eksikliği varsa, hukuk bunu görmezden gelmez.

İlgili Sitenin Haberleri