Haber Detayı

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dönmez: “Geleceğe emin adımlarla yürümeye devam ediyoruz”
Gündem ulusal.com.tr
14/10/2025 14:54 (2 ay önce)

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Dönmez: “Geleceğe emin adımlarla yürümeye devam ediyoruz”

14 Ekim Dünya Standartlar Günü’nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Türkiye’nin güçlü liderlik, reformlar ve teknoloji yatırımlarıyla küresel ölçekte söz sahibi bir ülke haline geldiğini vurguladı.

Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından 14 Ekim Dünya Standartlar Günü dolayısıyla Ankara’da bir program düzenlendi.

TSE Genel Kurul Salonu’nda yapılan etkinliğe, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ve çok sayıda kurum temsilcisi katıldı.

Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, standartların ticarette, üretimde ve güvenli yaşamda temel bir rol oynadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Standartlar, güvenli, kaliteli ürün ve hizmetin temel yapı taşı, küresel ticaretin rehber dokümanlarıdır.

Adil rekabet ortamının önemli unsurlarıdır.

Üretim ve tüketim ekosisteminin zeminini oluşturan standartlar, hayatımızı kolaylaştırır ve güvenli kılar.

Tüm dünyada, her yıl 14 Ekim'de kutlanan Dünya Standartlar Günü, TSE'mizin öncülüğünde ülkemizde standardların öneminin anlaşılmasında, standardizasyon bilincinin yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor.” “TÜRKİYE’Yİ KÜRESEL DÜZEYDE SÖZ SAHİBİ BİR ÜLKE HALİNE GETİRDİK” Bakan Yardımcısı Dönmez, konuşmasında uluslararası ticarette son yıllarda yaşanan hızlı değişimlere dikkat çekti. “Buna karşılık biz de ortak akıl ile istişare ile önlemlerimizi alıyor; geleceğe emin adımlarla yürümeye devam ediyoruz.

Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, 23 yılda gerçekleştirdiğimiz projeler, reformlar ve atılımlarla Türkiye'yi küresel düzeyde söz sahibi bir ülke haline getirdik.” ifadelerini kullandı.

Dönmez, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında yürütülen çalışmalara da değinerek, “Bakanlığımız Ar-Ge alanında, katma değerli tasarım ve yüksek teknolojili üretim alanlarında, sanayimizin rekabetçiliğine önemli katkılar sağlayacak olan yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarında, oyun değiştirici hamlelere imza atıyor.

Biz buna genel çerçeve olarak Milli Teknoloji Hamlesi diyoruz.” dedi. “STANDARTLAR, ADALET, GÜVEN VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİN ORTAK DİLİDİR” Törende konuşan TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, bu yılki Dünya Standartlar Günü temasının “Dijital Güven ve Yapay Zekâ” olarak belirlendiğini açıkladı.

Şahin, bilgi çağında dijital dönüşümün insanlık için yeni bir dönemi başlattığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Artık bilgi, enerji ve üretim kadar değerlidir.

Ancak bilgi kadar, o bilginin doğruluğu, gizliliği ve güvenilirliği de yeni dünyanın en stratejik konusu haline gelmiştir.

Dijital dönüşüm, yalnızca makinelerin değil, değerlerin de yeniden tanımlandığı bir çağ başlatmıştır.

Yapay zekâ, insanlığın en büyük fırsatlarından biri olduğu kadar, en dikkatli yönetilmesi gereken alanıdır.

Bu nedenle TSE olarak biz, yalnızca teknolojinin ilerlemesine değil; etik, hesap verebilir ve güvenilir sistemlerin kurulmasına da öncülük ediyoruz.

Çünkü standartlar, sadece teknik kılavuzlar değil; adalet, güven ve öngörülebilirliğin ortak dilidir.

Bugün bir yapay zekâ modeli karar verirken, bir robot üretim hattında işlem yaparken ya da bir siber sistem verileri işlerken; orada görünmeyen bir standardın, bir TSE normunun rehberliği vardır.

İşte bu nedenle biz, dijital güvenin sadece teknolojiyle değil, standartlarla mümkün olduğunu savunuyoruz.” “TSE TARİHİ MİSYONUNU SÜRDÜRMEKTEDİR” TSE’nin stratejik sektörlerdeki hizmetlerini sürekli geliştirdiğini belirten Şahin, kurumun köklü tarihine değinerek şunları kaydetti: “TSE; standardizasyon, uygunluk değerlendirme ve eğitim hizmetleriyle üreticilerimizin küresel ticaretteki rekabet gücünü artırırken; tüketicilerimizin de standartlara uygun, güvenli ve kaliteli ürün ve hizmetlere ulaşmasındaki güvencesini sürdürüyor.

Standartlar; ilgili tüm tarafların katılımıyla oluşturulan, yetkili bir kurumca onaylanan, uygulaması zorunlu olmayan, ürün, hizmet, proses ve tesisler için güvenlik ve kalite gereklerini belirleyen, süreçleri iyileştiren, ticari engelleri kaldıran, çevreyi ve sağlığı koruyan kurallardır.” Şahin, standardizasyonun Osmanlı dönemine kadar uzandığını hatırlatarak, “Bu anlayışın tarihsel sürecine baktığımızda, yaklaşık 5 asır önce, standardın bugünkü anlamda uygulandığını gösteren en eski belgenin, II.

Bayezid Han tarafından 1502 yılında ferman olarak hazırlanan Kanunname-i İhtisab-ı Bursa olduğunu görürüz.

Bu kanunda; sebze-meyve, tuz, ekmek, sanayi ürünleri, tekstil ürünleri ve tarım ürünlerinin fiyatları ile kaliteleri bir standarda bağlanmış; bugünkü anlamda boya, ambalaj, kalite gibi esaslarla narh ve ceza hükümlerine yer verilmiştir.

Kanunname-i İhtisab-ı Bursa, dünya standart tarihine ve tüketici haklarına yönelik faaliyetlere önemli bir kaynak olmuştur.

Böylesine köklü bir medeniyetin varisi olan Türkiye'nin millî standardizasyon kuruluşu TSE, ülkemizde Türk standartlarını belirleyen tek yetkili kuruluş olarak, uluslararası ve bölgesel standardizasyon kuruluşlarıyla iş birliği yapmakta; sanayicimizin çıkarlarını korumak, dünya pazarında yer almalarını sağlamak ve rekabet güçlerini artırmak yönündeki faaliyetleriyle tarihî misyonunu sürdürmektedir.” Şahin, standartların üretimden ihracata kadar tüm süreçlerde hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyan bir yapı sunduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Standartlar, üreticiler için güçlü ve sürdürülebilir bir altyapının, tüketiciler için ise güvenilir ürün ve hizmetlerin teminatıdır.

Ülke ihracatının büyümesinde, teknik engelleri ortadan kaldıran yönüyle önemli bir katma değer oluşturan standartlar aynı zamanda maliyet ve zaman açısından verimlilik sağlar.

Bu önemin altını bir örnekle çizmek isterim: Türk Standardları Enstitüsü tarafından revize edilen TS 825-Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın yayımladığı Zorunlu Tebliğ kapsamında, yeni yapılacak binalarda uygulanması zorunlu hâle gelmiştir.

Revize edilen bu standardın, önümüzdeki 10 yıl içinde ülke ekonomisine milyarlarca liralık katkı sağlaması ve karbon salınımını önemli ölçüde azaltması beklenmektedir.

Böylece TS 825, hem enerji verimliliği açısından hem de net sıfır emisyon hedeflerimiz doğrultusunda stratejik bir kazanım hâline gelmiştir.” “GÜVENLİ VE ETİK YAPAY ZEKÂ STANDARTLAR ÜZERİNDEN TANIMLANMAKTADIR” TSE Başkanı Şahin, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm süreçlerinin üretim ve tüketimin her alanını yeniden şekillendirdiğini belirtti. “Yeni çağda standartlar yalnızca teknik rehberler olmaktan çıkmış; etik, güvenlik, sürdürülebilirlik ve kalite boyutlarını da içeren dinamik bir yapıya kavuşmuştur.

Türk Standardları Enstitüsü olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz.

Hizmet alanlarımızı sürekli güncelleyerek; üretim-tüketim ekosistemimizin ihtiyaç duyduğu yenilikleri hizmet çeşitliliğimize dahil ediyor, sanayimizin gelişimine yön veriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Şahin, bilişim teknolojileri alanında yürütülen test ve belgelendirme faaliyetlerinin Türkiye’nin dijital ekonomisini güçlendirdiğini belirterek, “Bilişim teknolojileri alanında yürüttüğümüz test ve belgelendirme hizmetleri, ülkemizde geliştirilen yazılım ve donanımların güvenilirliğini artırmakta; Türkiye'nin dijital ekonomisinin sağlam bir zeminde büyümesine katkı sağlamaktadır.

Bugün ‘Dijital Güven ve Yapay Zekâ’ temasıyla kutladığımız bu özel günde, aslında geleceğin Türkiye'sini inşa eden bu yolculuğun ortak aklını temsil ediyoruz.” dedi.

Şahin ayrıca, yapay zekâ yatırımlarının küresel ölçekte hızla büyüdüğünü hatırlatarak, “Küresel ölçekte yapay zekâ yatırımlarının bu yıl 375 milyar doları, 2026'da ise 500 milyar doları aşması beklenmektedir.

Türkiye'de üretken yapay zekâ uygulamalarını kullandığını beyan edenlerin oranı yüzde 19,2 seviyesine ulaşmıştır.

Enerji ihtiyacı yüksek olan veri merkezleri ve algoritmik sistemler ise, nükleer enerjiyi güvenli ve sürdürülebilir bir kaynak olarak yeniden gündeme taşımaktadır.

Bu tablo, yapay zekâ alanındaki standardizasyon çalışmalarına küresel ölçekte güçlü bir ivme kazandırmıştır.

Artık dünyada güvenli ve etik yapay zekâ, standartlar üzerinden tanımlanmakta; gizlilik, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle çerçevelenmektedir.

Ülkemiz de bu süreçte aktif rol oynamaktadır.

ISO, IEC, CEN ve CENELEC gibi uluslararası kuruluşlarda temsil edilen uzmanlarımız, yapay zekâ yönetim sistemlerinden veri güvenliği rehberlerine kadar onlarca yeni standardın oluşumuna katkı sunmaktadır.”

İlgili Sitenin Haberleri