Haber Detayı

Şara-Putin görüşmesinin ortaya koyduğu gerçek
Fikret akfırat aydinlik.com.tr
25/10/2025 00:00 (3 ay önce)

Şara-Putin görüşmesinin ortaya koyduğu gerçek

Şara-Putin görüşmesinin ortaya koyduğu gerçek

Suriye yönetimi lideri Ahmed el-Şara’nın 15 Ekim’deki Moskova ziyareti, sadece Suriye düzleminde değil, bütün Batı Asya’da ve dolayısıyla dünya genelindeki cepheleşmede de önemli bir gerçeğin ortaya konulmasını temsil ediyor.

Her ne kadar Suriye’nin mevcut yönetimi ile Moskova arasındaki temasların bu yılın Ocak ayından itibaren sürdüğü bilinse de, Şara’nın ziyareti bunun bütün dost ve düşmana ilan edilmesi anlamı taşıyor.

Putin’in görüşmede verdiği olumlu mesajlar, Şara’nın Rusya ile olan ilişkilerin sürdürülmesi konusundaki irade beyanı ve Suriye’deki Rus üslerinin ve askeri varlığının kalıcı olduğunun ortaya çıkması, 8 Aralık 2024 sonrası ortaya çıkan yeni durumda, “Rusya ve İran’ın yenildiği, İsrail’in kazandığı” yönündeki efsanelerin sonuna işaret ediyor.

ATLANTİK’TE ALARM Oysa daha bu ziyaretin hemen öncesinde bile, Esad yönetiminin müttefiki Moskova’nın, eski HTŞ, yeni Suriye Geçici Yönetimi lideri Şara ile zinhar görüşmeyeceği, aynı yaklaşımın Şam’da da hakim olduğu yönünde güçlü bir inanç vardı.

Durumun böyle olmadığı, hem mevcut Şam yönetiminin zorunlulukları hem de Moskova’nın menfaatleri gereği Rusya ile Suriye’nin yeni yönetimi arasında bir yakınlaşma olduğu ortaya çıktı.

Rusya’nın, Suriye’nin buğday ve enerji ihtiyacında vazgeçilemez bir tedarikçi olmasının yanı sıra Suriye Ordusu’nun askeri teçhizat bakımından da Moskova’ya ciddi bağımlılığı bulunuyor.

Yine, Suriye’nin kullanımdaki banknotları Rusya tarafından basılıyor.

Öte yandan Şara yönetiminin, aynı Esad yönetimi gibi, Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığını İsrail’e karşı dengeleyici bir güç olarak gördüğü söylenebilir.

Moskova için de, Suriye’deki askeri üsleri de, Batı Asya ve Kuzey Afrika operasyonları açısından belirleyici önem taşıyor.

Şu noktayı vurgulayalım: Bu gelişme, Türkiye ve Arap ülkeleri tarafından desteklenirken, özellikle İsrail’de ve yine ABD’de kaygıyla izleniyor.

Mesela ABD’de İsrail lobisine en yakın kuruluşlardan Washington Yakındoğu Politikaları Enstitüsü’nün (Washington Institute for Near East Policy) Rusya uzmanı Anna Borshchevskaya, Şara’nın ziyaretini “Suriye’de Rusya’ya Karşı Mücadele Penceresi Kapanıyor” başlıklı incelemesinde değerlendiriyor (Washington Enstitüsü, 20 Ekim 2025).

Uzman, Rusya’nın Suriye’de yeniden nüfuz kazandığını belirtiyor ve “Suriye’de Rusya’ya karşı koyamamak, Batı’ya küresel olarak pahalıya mal olacak” diyor.

PEKİ İRAN? “Gölge CIA” olarak nitelenen Stratfor’daki bir analizde, Şara’nın Moskova ziyareti yorumlanırken  İran konusunda bir öngörü dikkat çekiyor: “Suriye yönetimi, Rusya ile ilişkilerinde, çeşitlendirilmiş ekonomik ve güvenlik bağlarına kapı açacak, Rusya ile Türkiye arasındaki gerginliğin azaltılmasına yardımcı olacak ve nihayetinde Suriye’nin İran ile yakınlaşması yönünde küçük adımlar atılmasını kolaylaştırabilecek pragmatik bir yaklaşım benimseyecektir” (Stratfor, 20 Ekim 2025).

İran, Esad yönetimin devrilmesinden sonra Rusya ile birlikte en fazla kayba uğrayan ülke olarak nitelendi.

Çünkü Şam ile uzun bir geçmişe dayanan müttefiklik ilişkisi olan Tahran, 2011’de Suriye’deki olaylar başladıktan sonra Esad yönetiminin baş destekçisi haline gelmişti.

Aynı zamanda Suriye, İran’dan Lübnan ve Filistin’e uzanan direniş ekseninde önemli bir mevzi idi.

Esad yönetiminin devrilmesiyle Suriye içindeki İranlı resmi ve gayrı resmi askeri unsurlar ülkelerine döndü.

Bu, doğal olarak İran için büyük bir mevzi kaybı demekti.

Bu yüzden, ilk bakışta “ABD ve İsrail kazandı, Rusya ve İran kaybetti” denmesine neden olacak bir görüntü ortaya çıkmıştı.

Fakat, 8 Aralık 2024’ten bu yana geçen 9 ayın sonunda bugün, genel ölçekli saflaşmada Suriye’nin mevcut yönetiminin konumu daha net görülebiliyor.

Topraklarının küçük bir kısmı İsrail işgali altında olan ve bu işgali genişletmekle tehdit edilen, ülkenin toprak ve siyasi birliği yönündeki çabaları baltalanan bir yönetim söz konusu.

Şara yönetimi, bu bölücü ve yıkıcı faaliyetlere karşılık olarak, Türkiye ile müttefikliği geliştiriyor, Rusya ile yakınlaşmaya çalışıyor, Arap ülkeleri ile birlik içinde davranmayı esas alıyor.

Yine Şara yönetimi, “İsrail’e bir karış toprak vermeyeceğiz” diye ilan etmişti.

Şara’nın Eylül ayında Suriye devlet televizyonuna verdiği demeçte İran ile kalıcı bir kopuşu savunmadıklarını vurgulaması ve Tahran normalleşmeye açık kapı bıraktığını da hatırlayalım (Haber7, 14 Eylül 2025).

Şara yönetiminin ABD’yi cepheden karşıya almayan bir söyleminin olması bu gerçeği değiştirmez.

Belirleyici olan nesnel cepheleşmede alınan tutumdur.

Bu cepheleşmede Şara yönetimi, ABD ve İsrail’in Suriye’yi bölme çabasının karşısında, Türkiye, Rusya ve İran’ın menfaatleri lehine olan saftadır.

İlgili Sitenin Haberleri