Haber Detayı
Hollywood’un zayıflama trendinde gizli tehlike: 1 tabletle gözünüzden olabilirsiniz!
Son dönemde popülerleşen zayıflama ilaçlarının arka planında önemli bir sağlık riski olduğu ortaya çıktı. Hollywood yıldızlarının tercih etmesiyle büyük bir trend haline gelen GLP-1 reseptör agonisti grubundaki ilaçların nadir de olsa kalıcı görme kaybına yol açabileceği bildirildi.
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof.
Dr.
Sevil Arı Yaylalı, bu ilaçların kontrolsüz kullanımına karşı uyararak, 'GLP-1 reseptör agonisti' olarak bilinen bu ilaçların nadir de olsa kalıcı görme kayıplarına yol açabileceğini ve tedaviye başlamadan önce mutlaka göz muayenesi gerektiğini vurguladı.
Kilo verme amacıyla kullanılan bu ilaçların milyonlarca kişiye umut vadettiğini belirten Yaylalı, 'Zayıflamak uğruna göz sağlığınızı riske atmayın.' uyarısında bulundu.
Hekim değerlendirmesinin önemine dikkat çeken Yaylalı, bu ilaçları kullanmayı düşünen kişilerin görme sinirinde hasar riski nedeniyle tedaviye başlamadan önce mutlaka bir göz hekiminin kontrolünden geçmesi gerektiğini söyledi.
İskemik Optik Nöropati Riski Prof.
Dr.
Yaylalı diyabet tedavisi için geliştirilmesine rağmen zayıflama etkisiyle yaygın kullanım bulan GLP-1 agonistlerinin bazı hastalarda ciddi yan etkilere yol açabileceğini hatırlattı.
Uzman görüşüne göre en kritik risk görme sinirinin yetersiz beslenmesine bağlı gelişen iskemik optik nöropati.
Yaylalı konuya ilişkin değerlendirmesinde, 'Bu ilaçlarla ilişkilendirilen en önemli yan etki, görme sinirinde beslenme bozukluğu sonucu ortaya çıkan iskemik optik nöropatidir.
Görülme sıklığı oldukça düşük olsa da geri dönüşsüz görme kayıplarına neden olabilir' dedi.
Diyabet Hastalarına Özel Uyarı Şeker hastalığı ve obezite tanısı bulunan kişilerin daha yüksek risk taşıdığına dikkat çeken Yaylalı, bu kişilerin ilaç kullanımından önce göz muayenesinden geçmesinin önemini şu sözlerle açıkladı: 'Bu ilaçların kullanımı öncesinde hastaların göz hekimi tarafından değerlendirilmesi, varsa retinopati gibi risklerin tespit edilmesi gerekir.
Çünkü hızlı kan şekeri düşüşleri, mevcut göz tutulumunu ağırlaştırabilir.' Erken Belirtilere Duyarlı Olunmalı Hızlı kan şekeri düşüşlerinin bazı hastalarda görme noktasında sıvı birikimine neden olabildiğini söyleyen Yaylalı, 'Bazı hastalarda görme azalmasına yol açan görme noktasında sıvı birikimi gözlemlenebiliyor.
Bu durumda göz içi enjeksiyon tedavisi gerekebilir.' ifadelerini kullandı.
Sarı nokta hastalığıyla ilgili belirsizliklerin sürdüğünü belirten Yaylalı, mevcut araştırmaları şöyle özetledi: 'Bazı çalışmalarda kuru tip sarı nokta riskinin azaldığı, yaş tip formun ise arttığı bildiriliyor.
Ancak bu konuda kesin yargıya varmak için uzun dönemli, geniş patient gruplarında yapılacak araştırmalara ihtiyaç var.' GLP-1 İlaçlarıyla Görme Kaybı Arasındaki Bağlantıya Dikkat Çeken Yeni Araştırma JAMA Ophthalmology'de yayımlanan geniş kapsamlı bir çalışma, diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 agonistleriyle neovasküler yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) arasında anlamlı bir ilişki olabileceğini ortaya koydu.
Diyabet Tedavisinde Popüler İlaçlar Beklenmedik Bir Riskle İlişkilendirildi Retinanın merkezindeki makula bölgesinde hasara yol açan AMD, ileri yaşlarda sık görülen ve merkezi görmenin kademeli olarak kaybına neden olabilen bir hastalık olarak biliniyor.
Bunun daha agresif türü olan neovasküler AMD ise anormal damar oluşumlarıyla hızla ilerleyebiliyor ve kısa sürede ciddi görme kaybına yol açabiliyor. 5 Haziran 2025'te yayımlanan çalışmada, GLP-1 agonistleriyle bu ağır göz hastalığı arasında potansiyel bir bağlantı bulundu.
Bulgular özellikle diyabet tedavisinde son yıllarda oldukça popüler hale gelen semaglutid ve lixisenatide gibi ilaçlar için soru işaretlerini artırmış görünüyor. 140 Bin Hastanın Verileri İncelendi Toronto Üniversitesi'nden bir ekip, Ontario'da yaşayan yaklaşık 140 bin diyabet hastasının sağlık kayıtlarını takip etti.
Katılımcıların ortalama yaşı 66'ydı ve yaklaşık 46 bini GLP-1 agonisti kullanıyordu.
Bu grubun yüzde 97,5'ine semaglutid, geri kalanına ise lixisenatide reçete edilmişti.
Araştırmacılar, bu hastaları yaş, cinsiyet ve sağlık durumu gibi değişkenlere göre GLP-1 agonisti kullanmayan diyabetiklerle eşleştirdi.
Ardından üç yıllık süreçte kimlerde neovasküler AMD geliştiğini analiz etti.
Kullanım Süresi Arttıkça Risk de Yükseliyor Elde edilen verilere göre, bu ilaçları en az altı ay kullanan hastalarda neovasküler AMD görülme ihtimali, kullanmayanlara kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksekti.
Kullanım süresi 30 aya çıktığında riskin üç katına yükseldiği belirlendi.
Ekip, özellikle yaşlı diyabet hastalarının ve daha önce felç geçirenlerin daha yüksek risk altında olduğunu vurguladı.
Çalışmanın ortak yazarı Marko Popovic, 'GLP-1 agonistlerinin göz üzerinde çeşitli etkileri olduğu görülüyor ve neovasküler AMD açısından bu etkinin olumsuz yönde olabileceğine dair işaretler var' ifadelerini kullandı.
Popovic, yaşlı ve felç öyküsü bulunan hastalara bu ilaçların yazılması sırasında daha fazla dikkat gerektiğini belirtti.
İlaçların üreticisi Novo Nordisk ise yaptığı açıklamada semaglutid ve AMD arasında nedensel bir bağ bulunduğuna dair bir sonuca ulaşılmadığını bildirdi.
Şirket, ürünlerin kapsamlı klinik testlerden geçtiğini hatırlattı.