Haber Detayı
‘Mamdani mizahı yakınlık kurmanın aracı haline getirdi’
New York belediye başkanı adayı Zohran Mamdani’nin (34) 4 Kasım’daki yerel seçimlerden zaferle çıkmasının üzerinden günler geçti ama yürüttüğü seçim kampanyası hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Mamdani’yi zafere taşıyan iletişim stratejilerini akademisyenlere sorduk.
ABD yerel seçimlerinde Demokrat Parti’nin adayı Zohran Mamdani resmi olmayan sonuçlara göre oyların yüzde 50.4’ünü alarak New York tarihinin ilk Müslüman, ilk Asyalı ve ilk Y Kuşağı belediye başkanı seçildi.
Mamdani -özellikle genç seçmeni yakalayan- trendleri doğru okuyan içerikleriyle, aktif kullandığı sosyal medya hesapları ve kapsayıcı iletişim diliyle kısa sürede onu adım adım zafere taşıyan geniş bir seçmen kitlesine ulaştı.
Mamdani’nin yükselişinde rol oynayan iletişim stratejilerini İstanbul Bilgi Üniversitesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Erkan Saka ve Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü Öğretim Üyesi Doç.
Dr.
Özlem Akkaya’ya sorduk.Mamdani’nin iletişim stratejisini bir sacayağına benzeten Doç.
Dr.
Özlem Akkaya ‘her ayağın ayrı bir işlev üstlendiğini, bir tanesinin eksik olması halinde dengenin bozulacağını’ belirterek kampanyanın ‘üç ayağı’nı şöyle anlatıyor: “İlki, güçlü bir saha örgütlenmesiydi.
Kapı kapı dolaşan gönüllüler, mahalle toplantıları, cuma namazı çıkışlarında dağıtılan broşürler...
Kısacası insanlara doğrudan temas eden devasa bir taban hareketi.
Mamdani sadece bir şey anlatmadı, insanları dinledi de ve bu sayede New York’luların gözünde ‘bizden biri’ olmayı çok iyi başardı.
İkincisi dijital alandı.
Mamdani pahalı televizyon reklamları ya da büyük bağış kampanyaları yerine, sosyal medyayı sahici bir iletişim kanalı olarak kullandı.
Siyasi mesajlarını gündelik hayattan karelerle, mizahla, popüler kültürle harmanlayarak verdi.
Üçüncüsüyse söylemin kendisiydi.
Mamdani, Müslüman, göçmen ve sosyalist kimliğini saklamadı, hatta gururla sahiplendi, demokrasi, eşitlik, özgürlük gibi evrensel değerlerle ilişkilendirdi.
Yani kişisel hikâyesini toplumsal bir çağrıya dönüştürdü. ‘Ben buyum’ demekle kalmadı; ‘Biz birlikte ne olabiliriz’ sorusunu sordu.”‘FAZLA İDEALİST’, ‘TEHLİKELİ’Mamdani’nin medyada çizdiği resmin, klasik ‘kravatlı, ölçülü, her kelimesi planlı’ siyasetçi imajından çok uzak olduğuna da dikkat çeken Akkaya mizahı uzaklaşmanın değil, yakınlık kurmanın aracı haline getirdiğini de söylüyor: “Böylece ‘soğuk’ siyasetçinin karşısına, insanları anlayan, onlarla birlikte gülen, siyasi olarak da ne söylediğini bilen bir figür koydu.
Kimileri Mamdani’yi ‘radikal solun yeni yüzü’ diye etiketliyor, kimileri ‘fazla idealist’ hatta ‘tehlikeli’ buluyor.
Ama iletişim uzmanlarının çoğu şu konuda hemfikir; ‘Fikirlerini sevmeyebilirsiniz ama iletişim stratejisi çok akıllıcaydı’.
Çünkü Mamdani sadece haberin nesnesi olmadı, kendi hikâyesinin anlatıcısı haline geldi.”Peki, Mamdani’yi zafere taşıyan iletişim stratejileri seçmen davranışlarında ne gibi farklar yarattı?
Prof.
Dr.
Erkan Saka şöyle açıklıyor: “Dijital kampanya ve sosyal medyanın doğru kullanımı sayesinde genç ve çeşitli seçmen gruplarında büyük oranda artış sağlandı.
Farklı etnik ve sosyoekonomik grupların, özellikle çalışan sınıf, göçmen, siyah ve Latino mahallelerin ilk kez bu ölçekte harekete geçirildiği söyleniyor.”Özellikle sosyal medya kullanımının gençler üzerinde çok etkili olduğunun ‘açıkça’ görüldüğünü belirten Saka “TikTok, Instagram Reels, canlı yayınlar, kısa ve samimi videolar, içerik üreticileriyle özel basın toplantıları gibi yöntemler, Gen Z ve Milenyum gruplarının katılımını rekor seviyeye taşıdı, kampanyanın diğer öğeleri gençleri harekete geçirdi” diyor.‘SEÇMENE TEPEDEN BAKILMADI, SEÇMENLE GÖZ HİZASINDA KONUŞULDU’ Sosyal medyada Mamdani’nin uyguladığı iletişim stratejileriyle ülkemizdeki yerel seçimlerde başarıya ulaşan kampanyalar da karşılaştırıldı.
Bazı uzmanlar benzerlikler olduğunu söylüyor, ancak karşıt görüşü savunanlar da var.
Prof.
Dr.
Erkan Saka ve Doç.
Dr.
Özlem Akkaya’nın bu konudaki değerlendirmeleriyse şöyle:Erkan Saka: Mamdani’nin kampanyası; taban örgütlenmesine, dijital inovasyona, kapsayıcılığa ve özgün genç seçmenin bir araya gelişine dayanıyordu.
Onun dijital ve çokdilli stratejisi, Amerika bağlamında daha ileri ve yenilikçi görünüyor.
Düzen karşıtı çizgisi çok net.
Bizde iktidara güçlü muhalefet olsa bile düzen karşıtı bir kampanya yapılmadı.Özlem Akkaya: Siyasette samimiyet, mizah ve ‘bizden biri olma’ meselesi hatırlatıldı.
Seçmene tepeden bakılmadı; seçmenle göz hizasında konuşuldu.
Ama elbette Mamdani sistemin dışından gelen bir figür; göçmen, Müslüman, sosyalist.
Dolayısıyla anaakım siyasete meydan okuma enerjisi taşıyor. ‘KAPSAYICI, DÜZEN KARŞITI VE GENÇLERE YÖNELİK’ Mamdani’nin çokboyutlu bir seçim kampanyası yürüttüğünü söyleyen Prof.
Dr.
Erkan Saka, kampanyada öne çıkan temel iletişim stratejilerini şu şekilde sıralıyor: ◊ Açık düzen karşıtı (anti-establishment) söylem: Kampanyada hem Demokrat Parti içindeki elitlere hem de ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine karşı çıkıldı.◊ Toplumsal tabana dayalı örgütlenme: 50 binden fazla gönüllüyle, kapı kapı dolaşma, telefonla ulaşma ve mahalle etkinlikleriyle seçmenlere direkt temas sağlandı.◊ Gençlere ve çalışan kesime odaklanan dijital kampanya: Twitch, Instagram, YouTube, Substack, X gibi yeni medya platformlarının etkin kullanımı ve içerik üreticileriyle işbirliği öne çıktı.◊ Çokdilli, kültürel olarak kapsayıcı içerikler: Videolar Hintçe/Urduca, Arapça, İspanyolca dillerinde hazırlandı; genç göçmenler ve çeşitli topluluklara doğrudan ulaşıldı.◊ Gerçek toplumsal sorunlar üzerinden mesaj: Ev fiyatlarının dondurulması, ücretsiz otobüs, evrensel kreş ve yükseltilmiş asgari ücret gibi ulaşılabilir vaatler öne çıkarıldı.◊ Meme (internette viral olan görsel ve videolar) ve internet kültürü: Mizahi ve katılımcı sosyal medya içerikleriyle genç kitlelere ulaşmak amaçlandı.