Haber Detayı
Enduro Veloce ile Harmankaya rotası
Sonbahardan kışa dönen bu günlerde, uzun zamandır yapmak istediğim bir yolculuğa çıktım.
Amacım hem ailemi ve dostlarımı görmek hem de MV Agusta’nın yeni macera modeli Enduro Veloce ile gerçek bir yol testi yapmaktı.
Çünkü bir motosikleti gerçekten tanımanın yolu; otoyolda, virajda, tırmanışta, inişte, çukurda, çamurda ve en önemlisi doğanın kendi kurallarıyla baş başa kaldığınız yerde başlıyor.MV Agusta’nın doğuşu ve el işçiliği geleneğiAgusta için neden "The Art of Motorcycle" sloganı kullanılıyor araştırdım.
Agusta ailesi 1900'lerin başında uçak tasarlayıp üretirmiş.
Kont Giovanni Agusta, mühendislik disiplinini ve el işçiliğini ilk günden beri şirketin merkezine yerleştirmiş..
II.
Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa yeniden şekillenirken Agusta ailesi, büyük makinelere hayat veren ustalıklarını bu kez daha özgür bir ulaşım biçimine, motosiklete aktarmaya karar vermişVe 1945’te MV Agusta 98 modeli doğmuş.
Bu küçük motosiklet sadece bir ulaşım aracı değil, markanın ileride “el yapımı sanat” olarak anılacak motosiklet kültürünün de başlangıcı olmuş.
MV Agusta kısa sürede yarış pistlerine hükmetmeye başlamış 1950–1973 arasında tam 37 marka ve 38 sürücü şampiyonluğu kazanmış.
Giacomo Agostini’nin arka arkaya gelen başarıları da markayı efsaneler katına taşımış.Ancak MV Agusta markasının en önemli geleneği, sınırlı sayıda üretilen ve her detayının özel olarak elle işlendiği modelleri olmuş.
Örneğin F4 ve Brutale’nin modellerinin bazı serilerinde;motosikletin üretildiği toplam sayı, o serideki kaçıncı üretim olduğu, montaj hattındaki sorumlu mühendisin imzası gövde üzerindeki küçük metal bir plakaya işleniyorMV Agusta yıllar boyunca endüstriyel üretime değil, kişiye özel işçilikle şekillenen butik bir anlayışa sadık kalmış.
El yapımı parçalar, özel alaşımlar, benzersiz tasarım çizgileri ve sınırlı üretim kültürü markayı hep farklı bir kulvara yerleştirmiş.Yıllar içinde marka yönetim dahil bir çok değişiklik görmüş.
Fakat değişmeyen tek şey, “az ama özel üretim” anlayışı olmuş.. 2024'te piyasaya sürülen Enduro Veloce ile MV Agusta adventure modelinde de iddialı olduğunu göstermek istiyor..Agusta Enduro Veloce’nin otoyol testiSabahın erken saatleri… Hava ne tam soğuk ne tam sıcak.
Ama mevsim kışa döndü.
Tedbirli olmak gerek.
Bu yüzden kışlık ekipmanları kuşanmakta fayda varOtoyola çıktığımda Enduro Veloce’nin ilk karakteri ortaya çıktı. 931 cc’lik üç silindirli motoru, 124 beygir güç ve 102 Nm tork üretiyor.
Fakat rakamların ötesinde asıl hissettiren şey, motorun alt devirlerde bile inanılmaz güçlü oluşu.
Rölantide hafifçe gaz verdiğimde bile hiçbir silkelenme olmadan kalkabiliyor; belli ki bu yüksek torkun eseri.
Sele yüksekliği ayarlanabilir yapısıyla uzun bacaklıya da kısa sürücüye de uyum sağlayabiliyor; ben otoyola girer girmez bu yüksekliği özellikle uzun yol konforu için avantaja dönüştürdüm.
Sele sertlik açısından harika, uzun yollarda bile rahatsizlık vermeyeceği belli oldu Otoyol bomboştu.
Gazı açtığımda motorun 5. viteste ve 5 bin devrin üzerinde çıkardığı o kışkırtıcı ses beni kendine çekti.
Üç silindirin homurtusu, agresif bir yarışçıya dönüşebilirim diyor.
Maksimum hızı 200 km’nin oldukça üzerinde.
Yüksek hızlarda bile aerodinamik yapısı gereği dik ve dengede durabileceğinizi gösteriyor. itiraf edeyim ben hız denemesi yapmadımRüzgâr koruması, ayarlanabilir camı sayesinde tatmin edici düzeyde.
Gösterge ekranı büyük, okunaklı ve güneş altında bile tüm bilgileri net görebiliyorsunuz.
Tüm sürüş modları, urban, touring, costum ve off-road arasında geçişler rahatça yapılabiliyor.
Otoyol boyunca Touring modunda ilerledim; gaz tepkileri yumuşak, tüketim daha kontrollü.Yakıt deposu 20 litrelik kapasitesiyle uzun yol için ideal.
Bu rota üzerinde İzmit’e gelene kadar yakıt göstergesi hep doluda durdu..Tüketimi otoyolda ortalama 5- 5.5 litre aralığında seyrediyor.
Bir depo benzin ile 350 km civarı menzile ulaşmak mümkün.Üç silindir 124 beygirlik güç ve Enduro Veloce'nin muazzam dengesiAdapazarı gişelerini geçtikten sonra Sakarya Nehri boyunca ilerlemeye başladım.
Bir buçuk ay önce geçtiğimde yemyeşil olan manzara artık sarının ve kahverenginin tonlarına bürünmüştü.Enduro Veloce bu dümdüz keyifli yolda gövde ağırlığını olumlu yönde gösterdi. 230 kiloyu aşan bir motosiklet olmasına rağmen, viraj girişlerinde ve bozuk asfalt zeminde güven verdi.
Ani çukurlarda dalgalı yolda hep kontrolü elinde tuttu.
Amortizörlerin kalitesi ve ayarlanabilir oluşu, bu tip değişken yollarda büyük avantaj sağlıdığını belli ediyor.Ani yavaşlamalarda Brembo kalitesi kendini gösterdi.
Yolun bu kısmında costum modunu denedim.
Sürüşü kişiselleştirdim.
Biraz daha spor sürüşe bakmak istedim..
Gaz tepkisi hemen agresifleşti.
Quickshifter’ın bu gaz tepkisine rağmen vites düşürürken ya da yükseltirken kusursuz işledi.
MV Afgusta Veloce istenildiğinde bir yarışçıya dönüştürülebiliyor.Ben dönüştürmedim..Dikenli Boğaz’ın sert virajlarında Agusta Enduro ile güvenli sürüşBilecik, Eskişehir, Afyon ve Antalya yönlerine uzanan duble yoldan Vezirhan’da ayrıldım.
Karaağaç’ın bereketli ovalarından geçerken tarlalarda hummalı bir çalışma vardı; traktörlerin sesi, toprağın kokusu, uzayan gölgeler…Dikenli Boğaz uzun yol motosikletçilerinin seveceği cinsten.
Kıvrılarak aralıksız çıkılan yaklaşık 10 kilometrelik rampa düşük beygirli araçlarda motorun nefesini keser.
Virajlar kısa, sert ve arka arkaya geliyor.
Enduro Veloce hiç aldırmadı.
Ağırlığı sanki avantaja döndü, kıvraklığı bu yolların motosikleti olduğunu gösterdi.Yenipazar’a yaklaştıkça rakım yükselmeye, hava soğumaya başladı.
İyi ki güneşli havaya güvenmemişim, kışlık ekipmanları almışım.
Öğleden sonra Yenipazar’a vardım. 260 kilometre neredeyse aralıksız kullandım.
MV Agusta Enduro konforlu bir motosiklet.
Selesi üç saatlik sürüşe rağmen rahatımı hiç bozmadı.
Bu motosikletle çok daha uzun yollara gidilir.MV Agusta Enduro Veloce arazi sürüşüErtesi sabah rotamı Harmankaya Kanyonu’na çevirdim.
Bu yol dar, virajlı ve zemin yer yer bozuk.
Doğasını korumuş bir bölge olduğu için asfalt dalgalı ve çukurlu, kanyon girişine ise uzun staplize yoldan gidiliyor.Bu kez Off-Road moduna aldım.
Gaz tepkileri yumuşadı, çekiş kontrolü hassaslaştı, ABS arka tekerde daha serbest çalışmaya başladı.
Bu özellikler belli ki gevşek zeminler için tasarlanmış.Dere yatağına indiğimde kumlu ve çakıllı bir yüzey karşıladı beni.
Enduro Veloce harika bir motosikletti ama bu çakıllı, ıslak dere yatağında iki şeyden korktum.
Birincisi, 230 kiloyu aşan ağırlık manevraları dar alanda zorlaştırıyordu.
İkincisi ise bu kadar ince işçilikle üretilmiş, adeta bir sanat eseri olan bu motosiklete en ufak düşmede hasar vermekten korktum.
Bu korku Porsche Cayenne gibi lüks bir SUV’u araziye sokma korkusuna benziyordu.
Cayenne ile araziye girer,ileler ve çıkarsınız.
Ama arazıdan çıktığınızda kırılan bir aynanın ya da çöken tamponun faturası eminim canınızı çok yakar.
Aynı korkuyu örneğin Aprilia Tuareg 660'ta veya KTM 890'ta nedense hiç hissetmemiştim.MV Agusta Enduro Veloce uzun yolda güvenli güçlü ve konforlu arazide biraz nazlı MV Agusta Enduro Veloce, uzun yolda konforlu, virajlı yollarda keyifli, teknik sürüşlerde güven veren bir motosiklet.
Onunla Harmankaya Kanyonu’na gitmek çok keyifli.
Ama çakıllı çamurlu dere yatağına sokmak acımasızlık gibi geliyor.Onu hafif arazilerde ama özellikle asfaltta kullanın.
Beşinci viteste, 5 bin devrin üzerine çıktığınızda ve o kışkırtıcı egzoz sesi kulağınıza geliyor.İşte o zaman bu motosikletin MV Agusta olduğunu anlıyorsunuz.