Haber Detayı

Yeni Yılın İlk Utanç Fotoğrafı
Tülin türkoğlu internethaber.com
01/01/2026 07:23 (3 saat önce)

Yeni Yılın İlk Utanç Fotoğrafı

Bazı fotoğraflar vardır.Bağırmaz.Slogan atmaz.Ama insanın içini yavaş yavaş oyup yerle bir eder.

Yetmiş yaşında bir adam…Ya da bir kadın…Semt pazarının kapanmasını bekliyor.Tezgâhların önünde değil, arkasında.Çöpe atılmış sebzeleri.Ezilmiş domatesleri.Kabuğu soyulmuş patatesleri topluyorsa, O poşet, yalnızca erzak poşeti değildir.O poşet, bu ülkenin vicdan bilançosudur.

Sosyoloji bize şunu söyler:Bir toplumda yoksulluk, görünür hale geldiğinde artık bireysel değil, yapısal bir sorundur.Yani mesele, “bazı insanların fakir olması” değildir.Mesele, insanların insanca yaşama imkânından sistematik biçimde mahrum bırakılmasıdır.

Gıdaya erişim, Birleşmiş Milletler literatüründe açık bir şekilde tanımlanır:Bu bir yardım meselesi değil, temel insan hakkıdır.Ve bu hak ihlal edildiğinde, ortaya çıkan şey yalnızca açlık değil;utanç, öfke, yabancılaşma ve toplumsal çözülmedir.

Her gün uyuşturucu operasyonları yapılıyor.Olmalıdır da.Ama şunu sormak zorundayız:Bir ülkede uyuşturucu kadar hızlı büyüyen şey, açlık ve yoksulluk ise,orada mücadele yalnızca polisiye olamaz.

Çünkü açlık, suçtan önce gelir.Çünkü açlık, ahlaktan önce gelir.Çünkü açlık, insanı önce sessizleştirir, sonra yalnızlaştırır, en sonunda da görünmez kılar.

İşte en tehlikeli eşik burasıdır.

Bir toplum, yaşlılarını pazarda atık sebze toplarken görmeye alıştığında,o görüntü artık “haber” olmaktan çıkar.Normalleşir.Ve normalleşen her utanç, bir süre sonra ahlaki çöküşün zeminine dönüşür.

Bugün pazardan arta kalanları toplayan yaşlı,Yarın torununa harçlık veremeyen dededir.Ertesi gün okulda aç kalan, açlıktan bayılan çocuktur.Sonra “neden bu gençler öfkeli” diye şaşırırız.

Oysa cevap ortadadır.

Ekonomi yalnızca rakamlardan ibaret değildir.Ekonomi, sofradır.Tenceredir.Bir annenin “akşam ne pişireceğim” sorusuna verdiği cevaptır.

Eğer bir ülkede insanlar karnını doyuramıyorsa,orada ne büyüme rakamlarının,ne istatistiklerin,ne de süslü söylemlerin bir anlamı kalır.

Açlık bir kader değildir.Açlık bir sınav hiç değildir.Açlık, ertelenmiş kararların, yanlış önceliklerin ve görmezden gelmenin sonucudur.

Ve şunu net söyleyelim:Bir ülkede insanlar çöpten yemek topluyorsa,orada mesele yalnızca ekonomi değil,insanlık meselesidir.

Bazı utançlar vardır;üzeri örtülemez.Bazı fotoğraflar vardır;unutulmaz.

Bazı görüntüler vardır Bu da onlardan biridir.

İlgili Sitenin Haberleri