Haber Detayı

Sakız çiğnemek zihni gerçekten sakinleştirir mi
Gastroda odatv.com
02/01/2026 10:28 (2 saat önce)

Sakız çiğnemek zihni gerçekten sakinleştirir mi

Binlerce yıldır çiğnenen sakız, yalnızca bir ağız alışkanlığı mı yoksa zihni sakinleştiren basit bir araç mı? Bilim, sakızın dikkat ve stres üzerindeki etkilerine dair şaşırtıcı ipuçları sunuyor.

Sakız, çoğu zaman ağızda oyalanan masum bir alışkanlık gibi görülür.

Oysa yüzyılı aşkın süredir hem reklamcılar hem de bilim insanları, bu basit çiğneme eyleminin zihinsel bir karşılığı olup olmadığını merak ediyor.

İlginçtir ki, modern araştırmalar sakız üreticilerinin yıllar önce sezgisel olarak kullandığı bazı iddiaların tamamen uydurma olmadığını gösteriyor.İnsanlar binlerce yıldır sakız benzeri maddeleri çiğniyor.

Arkeolojik bulgular, Kuzey Avrupa’da yaklaşık 8 bin yıl önce huş ağacı reçinesinden yapılan sakızların kullanıldığını ortaya koydu.Antik Yunan’da, Amerika kıtasının yerli halklarında ve Mayalarda ağaçlardan elde edilen yapışkan maddeler keyif amaçlı çiğneniyordu.

Bu alışkanlık, modern dünyada endüstriyel bir ürüne dönüşerek küresel ölçekte yaygınlaştı. 20. yüzyılın başında sakız, yalnızca nefesi tazeleyen bir ürün değil; sinirleri yatıştıran, zihni toparlayan bir araç olarak da pazarlanıyordu.

Büyük Buhran yıllarında bile sakız satışlarının düşmemesi tesadüf değildi.

O dönemden kalan reklam sloganları, sakızın kaygıyı azalttığına ve zihni dengelediğine dair güçlü bir anlatı kuruyordu.

Günümüzde sakız tüketimi düşmüş olsa da, sektör bu eski anlatıyı yeniden canlandırmaya çalışıyorç Sakız artık ağızdan çok zihinle ilişkilendiriliyor.Araştırmalar, sakız çiğnemenin hafıza üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını ortaya koyuyor.

Ancak dikkat ve uyanıklılık söz konusu olduğunda tablo değişiyor.

Özellikle uzun ve sıkıcı görevlerde sakız çiğneyen bireylerin odaklanma düzeylerinin bir miktar arttığı, stres algısının ise azaldığı görülüyor.

Laboratuvar deneylerinden işyeri anketlerine, ameliyat öncesi kaygı ölçümlerinden sınav stresine kadar pek çok bağlamda benzer sonuçlar elde ediliyor.Yine de bu etkinin sınırları var.

Sakız her koşulda kaygıyı ortadan kaldırmıyor ve yoğun stres anlarında etkisi zayıflayabiliyor.

Ayrıca bu etkinin neden ortaya çıktığı hala net değil.

Çiğneme hareketinin beyne giden kan akışını artırması, yüz kaslarının uyarılması ya da sakızın dikkat dağıtıcı uyaranları bastırması gibi teoriler üzerinde duruluyor.

Ancak kesin bir mekanizma henüz tanımlanmış değil.Bazı araştırmacılar bu davranışı evrimsel bir yerden okuyor.

Hayvanların stres altında çiğneme benzeri hareketler yapması, bu eylemin yatıştırıcı bir yönü olabileceğini düşündürüyor.

Diğerleri ise sakızın özel bir etkisi olmadığını, yalnızca insanın tekrarlayan hareketlere duyduğu ihtiyacın bir örneği olduğunu savunuyor.

Kalem tıklatma, ayak sallama ya da stres topu sıkma gibi alışkanlıklarla benzer bir işlev görüyor olabilir.Belki de sakızın etkisi, özel bir mucizeden değil; bedeni küçük bir ritme sokarak zihne alan açmasından kaynaklanıyor.

Nitekim “ruminasyon” kelimesinin hem çiğnemek hem de düşünmek anlamına gelmesi boşuna değil.

Sakız, zihnin dolaşmasına izin veren sessiz bir eşlikçi olabilir.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri