Haber Detayı
Eğer doğruysa vahim! Yalova'daki IŞİD baskınıyla ilgili İsmail Saymaz'dan şok bilgi
YALOVA'daki IŞİD baskınında 3 polis şehit olmuştu. Olayın yankıları devam ederken, baskınla ilgili ihmal iddiaları var. Gazeteci İsmail Saymaz bu ihmal zincirinin detaylarını açıkladı ve şok bilgiler verdi. Saymaz'ın dediğine göre baskına gönderilen polislerin bazıları arşivde çalışan emekliliği yaklaşmış polislerdi. Gündüz yapılması gereken baskına gece yollanan 7 poliste çelik yelekte yoktu. İşte detaylar...
YALOVA'daki IŞİD evi baskınında 3 polis şehit edilmiş 6 terörist öldürülmüştü.
Evden 5 kadın ile 6 çocuk sağ çıkarılmıştı.
Emniyetin yaptığı bu baskınla ilgili çok vahim ihmal iddiaları var.
Halk TV'deki köşe yazısında İsmail Saymaz şu bilgileri paylaştı; Üç polisin şehit verildiği saldırıda bir dizi zafiyet dikkat çekiyor.
Madde madde anlatalım.-Üç polisin bir arama kararıyla saat 2’de eve gittiği belirtiliyor.
Normalde polis saat 2’de aramaya gitmez.
Neden günün ışıması beklenmedi de gece karanlığında kapı çalındı?
Savcılığı acele etmeye mecbur eden nedir? -Ölü ele geçirilen IŞİD’çiler polis tarafından bilinen ve tanınan kişilerdi.
Ev de muhtemelen gözetim altındaydı.
Nasıl oldu da IŞİD’çilerin eve silah ve patlayıcı yığdığı fark edilemedi?
Niye Özel harekat yoktu?-Normalde bu tür arama, baskın ve operasyonlarda Polis Özel Harekat (PÖH) ekipleri öncü olarak içeri giriyor.
Ardından Terörle Mücadele ekipleri görev alıyor.
Yalova’da PÖH bulunmadığı için Terörle Mücadele Şubesi’nden yedi memur ve bir bekçi gönderildi.
Çatışma başladıktan sonra Bursa’dan PÖH timleri, Yalova’dan jandarma komandolar çağrıldı. -Şehit polisler emekli olmak üzereydi; Turgut Külünk 50, Yasin Koçyiğit 49, İlker Pehlivan 47 yaşındaydı. -Operasyonel görevler için yaşları uygun değildi. -Bazılarının arşivde çalıştığı iddia ediliyor.
Çelik yelek, TOMA ve termal kamera yoktu-İddia o ki polisler kapıyı çaldığında bir kadın pencereye çıkıp “Kafirlere kapıyı açmıyoruz” diye bağırdı.
Ve ardından çocukları kendilerine siper ettiler.
Ardından polisler camlardan çapraz ateşe tutuldu.
Önce pompalı tüfeklerle, sonra da silahlarla ateş edildi.
Üç polis ilk anda ağır yaralandı.
IŞİD’çiler ışıkla bahçeyi aydınlatarak, ateş etmeyi sürdürdü.
Emniyet kaynakları polislerde çelik yelek, zırhlı araç, TOMA, gece görüş dürbünü ve termal kamera bulunmadığını ifade ederek, “Hem İstihbarat’ın hem de operasyonu planlayanların zaafiyeti var” diyor.
Üç polisin şehadetine yol açan zaafiyetin bir bedeli olmayacak mı?
Kimse görevden alınmayacak… Kimse sorumluluk üstlenip istifa etmeyecek mi? 3 polisi şehit eden IŞİD teröristlerinin 4'ü kardeşti.
Öz babaları ve anneleri için 'kafir' diyerek öldürme girişiminde bulunmuşlardı.
Cenazesini istemiyoruzTeröristlerden Zafer Umutlu da o evde öldürüldü.
Aile üyeleri cenazesini almayacakları açıkladıladılar.
Amcası Metin Umutlu şunları söyledi:-“Ne ben, ne ailem bu cenazeye sahip çıkmıyoruz.
Asla almayacağız.
Sen devletime, polisime kurşun sıkıyorsan, ben de senin cenazeni almam.”