Haber Detayı

Dünyanın iklim saati kaçı gösteriyor?
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
03/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Dünyanın iklim saati kaçı gösteriyor?

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Biyoloji/Zooloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karataş, önümüzdeki yılların en büyük sorunlarından biri olacak kuraklığı Aydınlık için kaleme aldı.

Nihayet yılın ilk karı düştü.

Niğde’nin ve Türkiye’nin pek çok şehrinin sokakları az da olsa o özlenen beyaza büründü.

Ancak yeni yıla girdiğimiz şu günlerde gelen bu yağış, aslında "gecikmiş" bir müjdedir.

Normalde çok daha erkenden beklediğimiz karın bu denli gecikmesi, mevsimlerde artık geri dönülemez bir döngü bozukluğu yaşadığımızın kanıtıdır.

Kışın yağması gereken kar yağmıyor, ocak ayında denize girilebilecek havalarla karşılaşıyoruz; öte yandan mayıs veya haziran aylarında, doğa tam uyanmışken geç gelen kar yağışlarıyla sarsılıyoruz.

Bu noktada bir kavram karmaşasını düzeltmek gerekir: Bugün popüler kültürde sıklıkla "küresel ısınma" ifadesi kullanılıyor.

Oysa bu terim tek başına yaşananları açıklamaya yetmiyor.

Bizim karşı karşıya olduğumuz durum, bir ısınmadan çok daha karmaşık olan "küresel iklim değişikliği" ve buna bağlı gelişen şiddetli bir "mevsimsel kayma"dır.

Çünkü sadece sıcaklıklar artmıyor; iklimde bir düzensizlik, ani dalgalanmalar ve soğuma atakları da görülüyor.

Bu bir sebep değil, Dünya’nın 4,6 milyar yıllık tarihinde defalarca yaşanmış ancak insan eliyle hızı değiştirilmiş bir sonuçtur.

MİLANKOVİC DÖNGÜLERİ VE KARTOPU DÜNYA Jeolojik kayıtlara baktığımızda, yaklaşık 541 milyon yıl önceki Kambriyen döneminden bugüne, Dünyamızın defalarca "Kartopu Dünya" (Snowball Earth) haline gelerek kutuplardan ekvatora kadar buzlarla kaplandığını, defalarca da tropikal bir sıcaklığa büründüğünü görüyoruz.

Bu devasa iklim saatinin zembereği, Milankovic Döngüleri dediğimiz astronomik hareketlerdir.

Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesinin şekli (eksentrisite), eksen eğikliği ve yalpalaması (presesyon), iklimin binlerce yıllık doğal salınımını belirler.

Yani Dünya, insan yokken de ısınıp soğuyordu.

Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tabloyu trajik kılan şey, doğanın milyonlarca yıla yaydığı bu değişim hızını, insanoğlunun son 200 yıllık sanayileşme ile akıl almaz bir boyuta taşıması ve dengeyi bozmasıdır.

VOLKANLAR TARİHİN AKIŞINI NASIL DEĞİŞTİRDİ?

Doğal felaketler her zaman iklimi ve beraberinde insanlık tarihini şekillendirmiştir: - Thera (Santorini) patlaması: MÖ 1600’lerde yaşanan bu olay, gökyüzünü küllerle perdeleyip Mısır’da ürünlerin yetişmemesine sebep olmuştur.

Bu kıtlık, antik halkları (Filistinlilerin ataları Pelesetler dahil) "Deniz Kavimleri" göçüyle Türkiye’nin kıyılarına sürüklemiştir. - Tambora ve yazsız yıl: 1815’teki Tambora patlaması, 1816 yılını dünya genelinde "Yazsız Yıl" yapmış, Avrupa’da büyük ölümlere neden olmuştur. - 1250’li yılların felaketi: 13. yüzyıldaki volkanik kışlar, Asya’daki kuraklığı tetikleyerek Moğol istilasını hızlandırmış, peşinden gelen veba salgınıyla Avrupa nüfusunu kırıp geçirirken, Osmanlı’nın batı yönündeki ilerleyişini kolaylaştırmıştır.

Hatta IV.

Murad döneminde (17. yy), "Küçük Buzul Çağı"nın en sert döneminde İstanbul Boğazı’nın donacak kadar soğuması, bu küresel dalgalanmaların bizim topraklarımızdaki en somut hafızasıdır.

NÜFUS BASKISI VE HIZLANDIRILMIŞ YOK OLUŞ 1800’lü yılların sonunda ancak 1 milyara ulaşan dünya nüfusu, bugün 8 milyarı aşmıştır.

Bu devasa artış, doğanın milyonlarca yıllık sermayesini sadece bir iki yüzyılda tüketmemize neden oluyor.

Doğal süreçte bir canlı türünün ömrü 1 ila 10 milyon yıl iken; biz son 500 yılda türlerin yok olma hızını 300 ila 1000 kat artırdık.

Türkiye genelinde şu an 450’den fazla türümüzün tehdit altında olması, yaşadığımız bu biyolojik krizin en net göstergesidir.

YARIN: BÖLGE BÖLGE KURUMANIN ANATOMİSİ VE YANLIŞ SU YÖNETİMİ

İlgili Sitenin Haberleri