Haber Detayı
“Hayırsız devlet vergisi”
Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcunu ödeyemeyen 10 milyon kişiye hastane kapılarını resmen kapattılar. Milyonlarca kişi, artık en temel sağlık...
Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcunu ödeyemeyen 10 milyon kişiye hastane kapılarını resmen kapattılar.
Milyonlarca kişi, artık en temel sağlık hizmetlerine erişemeyecek, muayene bile olamayacak. 2017’den bu yana prim borcunu ödeyemeyen milyonları sağlık sisteminin dışına atarken bir an bile tereddüt etmediler.Prim borcunu ödemeyenler, hastaneye gidip bir ağrı kesici bile yazdıramıyor.
Zaten ortada bir sağlık güvencesi bırakmamışlardı.
Şimdi en yoksul milyonları hastane kapısından geri çevirecekler.Düşünsenize öylesine çarpık bir sağlık sistemine sahibiz ki; işsiz çocuklarımız sistemde kalabilsin diye ayda 1.981 TL GSS primi ödemek zorundayız.
Yani, asgari ücretin 28.075 lira olduğu bu ülkede, bize tam 23.772 liralık prim borcu kesiyorlar.Ödeyemediğimizde de çocuklarımıza hastane kapılarını kapatıyorlar.
Üstelik, özel sağlık kuruluşları 20 bin liraya tamamlayıcı sağlık sigortası yaparken, sözde anayasal güvence altındaki bir hizmet için devlet bizden 23.772 lira istiyor.Sonra ne yapıyor?
Devlet hastanesine gidip bir ağrı kesici yazdırmak istediğimizde 20 TL muayene, 20 TL reçete katkı payı kesiyor.
Yetmiyor, ilaç fiyatının yüzde 20’si kadar da ilaç katkı payı tahsil ediyor.Özetle, sana “Bu sisteme hiç bulaşma” dedirtiyor.RANDEVU BİLE ALAMIYORUZİşte bu sistemi iktidar yıllardır “Sağlıkta devrim yaptık” diye bize pazarlıyor.
Özel şirketlerle yarışan bir prim ücreti belirleyip, doktordan eczaneye kadar her adımda, her hizmetin bedelini de bizden çatır çatır tahsil ediyor.
Devrimi kimin için yaptılar hiç anlayamadık.AKP iktidara geldiğinde sağlık sisteminde başlattığı özelleştirmeyi bize “İstediğin hastaneye git” diye pazarlıyordu.
Şimdi, devlet hastanelerinde bile randevu alamaz hale geldik.2012’de hayatımıza “Gelir testi” girdi.
O güne kadar sigortalı vatandaşların çocukları, ebeveynleri üzerinden sağlık hizmeti alabiliyordu.
Yeni düzenlemeyle, 18 yaşını doldurmuş, “İşsiz ve evde oturan” çocuklar için GSS primi ödemek zorunda bırakıldık.
Prim bir süre sonra “Hayırsız evlat vergisi” diye isimlendirildi.
Aslına bakarsanız adı “hayırsız devlet vergisi” olmalıydı.Sistem ilk devreye girdiğinde, aylık 33.5 TL gibi sembolik rakamlarla kimsenin canını yakmadı.
Ancak yıllar içinde bu tutarlar, katmerlenerek arttı. 2025 sonunda GSS prim oranının yüzde 3’ten yüzde 6’ya çıkarılmasıyla fatura bir anda devasa bir boyuta ulaştı.
Geçen yıl 780 TL olan aylık GSS primi, yüzde 154 zamlanarak 1.981 TL’ye fırladı.
Üstelik biz sağlık primi öderken, 18 yaşındaki işsiz çocuklarımızı “reşit” saydıkları için bu ilave bedeli ödememizi istiyorlar.VERGİ YÜZSÜZLERİNİ GÖRMÜYORLARSonra her yıl devlete milyarlarca liralık vergi takanları “Tahsili gecikmiş alacaklar” diye listeliyorlar.
O listede patronlar ödenmemiş vergi borcunda adeta birbiriyle yarışıyor.
Bu yıl listenin başında Can Holding’in şirketleri vardı.
Onu Cem Uzan, Kemal Uzan kardeşler izledi.
Vergi yüzsüzleri listesinde bir dönem mankenler kadar popüler olan “Tosuncuk” lakaplı Mehmet Aydın da vardı.Toplam tahsil edilemeyen vergi borcu ise 1.5 trilyon liraya ulaştı.
Bunun 1.2 trilyon liralık kısmının tahsil edilmesi artık imkansızdı.
Yani, Gelir İdaresi bu devasa borçların üzerine bir bardak soğuk su içecek.
Holdingler orada öylece dururken, yıllarca ödenmeyen borçları izleyen Maliye, sıra vatandaşın vergilerine gelince radarlarını hemen açıyor.
Borcunu ödemeyene hastane kapılarını bile kapatıyorlar.