Haber Detayı

Çalışma hayatında yeni normal: Çok kuşaklı iş yerleri... Deneyim ve hız arasındaki denge
Ekonomi odatv.com
03/01/2026 11:12 (11 saat önce)

Çalışma hayatında yeni normal: Çok kuşaklı iş yerleri... Deneyim ve hız arasındaki denge

Çok kuşaklı işyerleri artık istisna değil, yeni normal. Rekabet avantajı ise yaş farkında değil; deneyimle hızı birlikte çalıştırabilme becerisinde yatıyor. OECD verileri ise bunun, belirli ülkelerle sınırlı kalmadığını belirtilirken, asıl tartışılması gereken konu ise başka...

Küresel işgücü raporları, çalışma hayatında sessiz ama derin bir dönüşüme işaret ediyor.

Dijitalleşme, uzaktan çalışma ve yapay zekâ gibi başlıkların ötesinde, işyerlerinde yaş çeşitliliği hızla artıyor.

Bir zamanlar istisnai kabul edilen çok kuşaklı çalışma düzeni, artık kalıcı bir yapıya dönüşüyor.

Uzmanlara göre bu dönüşüm, doğru şekilde yönetildiğinde şirketler için önemli bir rekabet avantajı yaratıyor.

Günümüz ekonomisinde değeri belirleyen unsur ne yalnızca hız ne de yalnızca deneyim.

Asıl fark, genç kuşakların çevikliği ve dijital yetkinlikleri ile deneyimli çalışanların bilgi birikimini birlikte kullanabilme becerisinde yatıyor.

Konuyu ele alan Prof.

Dr.

Çisil Sohodol, Dünya gazetesindeki "Çok kuşaklı işyerleri yeni normal mi" başlıklı yazısında şunları söylüyor:"ÇALIŞMA HAYATINDA FARKLI YAŞ GRUPLARI BİR ARADA""Bugün birçok organizasyonda kariyerinin başındaki bir çalışan ile emekliliğe yaklaşmış bir başka çalışan aynı ekipte yer alabiliyor.

Uluslararası kuruluşların değer­lendirmeleri, çalışma hayatın­da farklı yaş gruplarının aynı an­da daha uzun süre bir arada kal­masının giderek yaygınlaştığını gösteriyor.

Aradaki yaş farkı bazı işyerlerinde birkaç on yılı bula­biliyor.

Bu tablo çoğu zaman 'ku­şak çatışması' başlığı altında ele alınıyor.

Oysa mesele, kuşakların bir arada bulunmasından çok, bu birlikteliğin nasıl yönetildiğinde düğümleniyor."İşyerlerindeki yaş çeşitliliği, tek bir ülkeye ya da sektöre özgü bir olgu olmaktan çıktı.

OECD ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verileri, birçok ekonomide ileri yaş gruplarının işgücüne katılımının arttığını ve buna paralel olarak işyerlerindeki yaş dağılımının genişlediğini ortaya koyuyor.

Bu durum, farklı kariyer evrelerindeki çalışanların aynı kurumsal yapı içinde birlikte çalışmasını kaçınılmaz hale getiriyor.ASIL TARTIŞILMASI GEREKEN KONUUzmanlar, asıl tartışılması gereken konunun yaş çeşitliliğinin varlığı değil, bu çeşitliliğin nasıl bir çalışma düzeni içinde anlamlandırıldığına dikkat çekiyor.

Yaş çeşitliliği çoğu zaman kuşak etiketleri üzerinden ele alınıyor; gençler hızlı ve teknolojiye yatkın, ileri yaştakiler ise deneyimli ama değişime mesafeli olarak tanımlanıyor.

Ancak bu genellemelerin, işyerlerindeki gerçek dinamikleri yansıtmadığı belirtiliyor.Akademik araştırmalar ve iş dünyası analizleri, yaş grupları arasındaki gerilimlerin büyük ölçüde kuşak farklarından değil, belirsiz rol tanımları ve net olmayan beklentilerden kaynaklandığını gösteriyor.

Aynı sorumluluğu üstlenen çalışanların yalnızca yaşları nedeniyle farklı değerlendirilmesi, “kuşak farkı” olarak adlandırılan birçok sorunun temelinde yer alıyor."YAŞ, TEK BAŞINA DAVRANIŞI BELİRLEYEN BİR DEĞİŞKEN DEĞİL"Sohodol konuyda dair şunları söylüyor: "Bu noktada gözden kaçan önemli bir gerçek var: yaş, tek ba­şına davranışı belirleyen bir de­ğişken değil.

Eğitim geçmişi, sek­törel deneyim, çalışılan kurumun kültürü ve kariyer evresi çoğu za­man yaştan daha belirleyici olu­yor.

Kuşak söylemi ise bu karma­şık tabloyu basitleştirerek, yapı­sal yönetim sorunlarını bireysel özelliklere indirgeme kolaylığı sağlıyor.OECD ve ILO raporları da ben­zer bir çerçeve sunuyor.

Birçok ülkede ileri yaş gruplarının ça­lışma hayatında daha uzun süre kalması, iş tasarımlarının ve ka­riyer modellerinin yeniden düşü­nülmesini zorunlu kılıyor.

Ancak mevcut yapılar, çoğu zaman fark­lı yaş gruplarının beklenti ve ça­lışma ritimlerine aynı anda yanıt vermekte zorlanıyor."Çok kuşaklı işyerlerinde başarının temel ölçütü, deneyim ile hız arasındaki dengenin nasıl kurulduğunda ortaya çıkıyor.

Dijitalleşme karar alma süreçlerini hızlandırırken, artan belirsizlik ortamı kurumsal hafıza ve bağlamsal düşünmenin önemini artırıyor.

Bu iki ihtiyacın, farklı yaş gruplarının güçlü olduğu alanlara işaret ettiği vurgulanıyor.DENEYİM VE HIZ BİRLEŞİMİUluslararası raporlar, yaş çeşitliliğinin tek başına verimlilik sağlamadığını; deneyim ile çevikliğin farklı roller içinde bir araya getirildiği yapılarda karar kalitesinin ve kurumsal dayanıklılığın güçlendiğini ortaya koyuyor.

Uzmanlara göre sorun yaş farkı değil, bu farkın işin tasarımına nasıl yansıtıldığı.Konuya dair Sohodol, "Buna rağmen birçok kurum, deneyimi ölçülebilir ve yöneti­lebilir bir değere dönüştürmek­te zorlanıyor.

Deneyim ya tama­men göz ardı ediliyor ya da sem­bolik unvanlarla sınırlı kalıyor.

Hız ise çoğu zaman tek başına performans göstergesi olarak ele alınıyor.

Oysa farklı yaş grupları­nın katkıları, aynı ölçütlerle de­ğerlendirildiğinde, potansiyel bir avantaj kolaylıkla gerilim alanına dönüşebiliyor" diyor.Tartışmalarda çoğu zaman gözden kaçan orta kariyer aşamasındaki çalışanlar ise çok kuşaklı yapıların denge unsuru olarak öne çıkıyor.

Gençlerin dinamizmi ile kıdemlilerin deneyimi arasında köprü kuran bu grubun, yapı doğru tasarlanmadığında tükenmişlik riskini en yoğun yaşayan kesimlerden biri haline geldiği belirtiliyor.FARKLI KUŞAKLARIN BİRLİKTE ÇALIŞMASI: YENİ NORMALÇok kuşaklı işyerleri, geçici bir eğilim olmaktan çıkarak çalışma hayatının kalıcı bir parçası haline geliyor.

Uzayan yaşam süresi, esnek emeklilik uygulamaları ve parçalı kariyer yolları, farklı kuşakların aynı anda çalışmasını olağan kılıyor.

Küresel yetenek ve istihdam raporları, birçok organizasyonda birden fazla kuşağın birlikte çalışmasının artık yeni normal olduğunu ortaya koyuyor.Ancak uzmanlar, yaş çeşitliliğinin kendiliğinden daha kapsayıcı ya da daha verimli bir çalışma ortamı yaratmadığına dikkat çekiyor.

Asıl mesele, farklı yaşların aynı ortamda bulunmasından çok; farklı hızların, beklentilerin ve katkı biçimlerinin aynı sistem içinde nasıl yönetildiği.Bu tablo, şirketleri performans ölçümü, kariyer tanımları ve deneyimin konumu gibi temel sorularla karşı karşıya bırakıyor.

Deneyimin bir maliyet mi yoksa stratejik bir varlık mı olarak görüldüğü, yaş çeşitliliğinin avantaja dönüşüp dönüşmeyeceğini belirliyor.Sohodol şunları söylüyor: "Bu sorulara net yanıtlar veril­meden, yaş çeşitliliğini gerçek bir avantaja dönüştürmek zor.

Doğ­ru kurgulandığında ise çok ku­şaklı işyerleri, belirsizlik çağın­da önemli bir rekabet üstünlü­ğü sağlayabilir.

Çünkü günümüz ekonomisinde asıl değer, ne yal­nızca hızda ne de yalnızca dene­yimde; bu ikisini birlikte kullana­bilme becerisinde yatıyor.

Çok kuşaklı işyerleri büyük ih­timalle yeni normal.

Ancak bu normalin verimli mi yoksa so­runlu mu olacağı, demografiden çok bugün yapılan kurumsal ter­cihlerle belirlenecek."Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri