Haber Detayı

Prof. Dr. Artin Göncü: Çocuğun oyununu kesmeyin
Gündem nefes.com.tr
03/01/2026 11:20 (1 hafta önce)

Prof. Dr. Artin Göncü: Çocuğun oyununu kesmeyin

Çocuk gelişiminde oyunun önemine dair yaptığı araştırmalarla tanınan eğitim bilimci Prof. Dr. Artin Göncü, oyunun her şeyden önce bir keşif etkinliği olduğunu belirterek, “Oyunu kesmeyin, ille de çocuğun size vermek istediği bir mesaj vardır, bir duyguyu anlamaya çalışıyordur” dedi. Göncü, oyunun zıttının depresyon olduğunu vurguladı.

HAŞİM KILIÇ / NEFES Oyunun yalnızca eğlenceli bir zaman geçirme biçimi değil, başlı başına bir keşif ve anlamlandırma etkinliği olduğuna vurgu yapan Prof.

Dr.

Artin Göncü, ister çocuk ister yetişkin olsun, oyuna başlayan herkesin aslında bir şeyi anlama çabasıyla bu etkinliğe girdiğini söyledi.

Oyunu yalnızca eğlence olarak görmenin, onun en temel işlevlerinden birini göz ardı etmek anlamına geldiğini belirten Göncü, “Eğer oyunu sadece keyifli vakit geçirme olarak tanımlarsak, oyunun keşfe dair çok önemli bir etkinlik olduğunu unuturuz” ifadelerini kullandı.Normal hayatta oyun dışında mümkün olmayan bazı şeylerin oyun sayesinde anlaşılır bir hale geldiğini söyleyen Göncü, “Oyun, kişinin hayatla ilişki kurmasını, empatinin ne demek olduğunu öğrenmesini sağlayan ve iletişimin nasıl kurulabileceğini gösteren bir etkinliktir.

Bu açılardan baktığımız zaman oyun, hem bilişsel hem toplumsal hem de duygusal anlamda kişinin hayatı anlama çabalarının ortaya konulduğu bir etkinliktir” dedi.ÇOCUĞU OYUNA İTEN ŞEY KAYGIFreud'a göre çocuğu oyuna iten şeyin kaygı olduğunu belirten Göncü, şunları söyledi: “Kendisini herhangi bir şekilde tehdit eden, yani alışılmışın dışında gösteren bir şeyi anlamaya çalıştığı için çocuk oyun oynar.

Korkunun ne olduğunu ve o korkunun üstesinden nasıl geleceğini anlamaya çalışır.

Bu çok derin bir husus.

Biz bunu bilmezsek, buna dikkat etmezsek, çocuğun oyununu da gürültü ediyor, ders çalışmıyor diye durdurmaya çalışırsak, çocuk için çok önemli bir şeyi engellemiş oluyoruz.

Oyunu kesmeyin, ille de çocuğun size vermek istediği bir mesaj vardır, bir duyguyu anlamaya çalışıyordur.

Onu kesmek yerine siz kendi öngördüğünüz şeyden vazgeçin bir süre için.”Oyunun ayrıca empatinin kurulmasına, gelişmesine neden olan bir etkinlik olduğunu aktaran Göncü, “Çocuk kendisini arkadaşının, kardeşinin, oyun partnerinin yerine koyarak onun yaşantısını anlamaya çalışıyor.

Çocukların, akran gruplarının, arkadaş gruplarının hepsinin kendisine özgü dilleri var.

Çocuk yalnız oynuyor olsa bile başkalarını düşünerek, ilişkilerini düşünerek oynuyor.

Yani kendi başına hastaneye gidiyorsa ille de bir doktor var.

Bazen doktor adına da konuşuyor.

Bazen kendi adına da konuşuyor.

Böyle olunca da görüyoruz ki oyun en doğal bir doğaçlama etkinliğidir.” diye konuştu.

Yetişkinlerin oyuna katılmasında hiçbir sakınca görmediğini belirten Artin Göncü, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:- Daha 3-4 yaşındaki çocuklar kendi oyunlarında akranlarıyla oynadıkları zaman ne yapacaklarını, neyi söyleyeceklerini, neyi söylemeyeceklerini çok iyi biliyorlar.

Öğretmenleri katıldığı zaman neyi söyleyeceklerinin çok farklı olması gerektiğini de çok iyi biliyorlar.

Dolayısıyla biz onlarla oyuna başladığımızda, oyuna katılmak istediğimizde bizlerle oyunlarının çok farklı bir şey olduğunu unutmamalıyız.

Daha o yaşta çocuklar neyin akran dünyasında, neyin yetişkinlerle birlikte oldukları zaman kabul edileceğini, reddedileceğini çok iyi biliyorlar."SESSİZLİK KİMİ ZAMAN ÇOK ÖNEMLİ"İlle de çocuklarla oynamamız şart değil.

Çocuklara ‘sen şimdi ne yapıyorsun’ gibi yapmacık sorular sormayın.

Çocuklar zaten bunun yapmacık olduğunu biliyor.

Sizin burada gösterebileceğiniz destek oyun ortamını hazırlamak.

Çocuklara oyun köşesi sunmak.

Varsa oyuncak getirmek.

Yoksa nesneleri kullanarak onların objeler yaratmasını sağlamak.

Bu son derece önemli bir şey.

Bizim orada destek için var olduğumuzu çocuğa göstermek çok önemli.

Kendini çocuğa uygun müsait bir tarzda sunarak çocuğu bekleyeceksin, çocuğun kendisinin bir girişimde bulunmasını sağlayacaksın.

Bu bizde benim kanımca çok az görülen bir şey.

İlle de bir şeye karışmalıyız.

İlle de bir öneride bulunmalıyız.

İlle de bir şey yapmalıyız.

Halbuki sessizlik kimi zaman çok önemlidir eğitimde.Dijital dünya ile birlikte oyun kavramında da değişiklikler meydana geldiğini aktaran Göncü, konuyla ilgili olarak şu bilgileri paylaştı:- Dijital dünyadan artık kaçınmamız mümkün değil.

Dolayısıyla bunu en iyi bir şekilde nasıl kullanabiliriz?

Mesela çocukların tabletle oynamalarında bir sakınca yok.

Ama bunu diğer çocuklarla aynı ortamda, birlikte oynayabilecekleri bir şekilde sunmamız daha sağlıklı olacaktır.

Karşısındaki partnerin yalnızca tablet olmadığını bilsin.

Dolayısıyla tablet ilişkileri kurgulamada bir aracı olur.

Dijital dünyada diğer türlü çok yalnız olacaklarını düşünüyorum.YETİŞKİNLER İÇİN DE ÖNEMLİOyunun zıttının çalışmak değil, depresyon olduğunu söyleyen Göncü, “Oyun bir iç dökmektir, kendini anlatmaktır, kendini bulma, dünyayı anlama çabasıdır, oyun motivasyonun en yüksek çıktığı yerdir.

Anlamak, anlatmak ve yardımda bulunmak ve katılmak oyunla ortaya çıkan bir şey.

Eğer oyun engellenirse, hiçbir şekilde izin verilmezse, çocuklar buna fırsat bulamazlarsa, bu yetişkinler için de aynı, onun hayatını getireceği yer çöküntüdür.

Oyunun, çocuklar için önemi neyse yetişkinler için de odur.

Yetişkinler de aynı çocuklar gibi geçmişi yorumlamak, geleceği tayin etmek ve şimdiyi anlamak için oynar” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri