Haber Detayı
Herkes sakinleşmek için yapıyor! Gerçek daha farklıymış: Öfkeyi ikiye katlayan o hata
Öfkeyi dışa vurmanın rahatlatıcı olduğu inancı sarsılıyor. 2024 tarihli geniş bir inceleme, bağırmak, koşmak ya da nesne kırmanın öfkeyi azaltmadığını; aksine artırabildiğini gösteriyor. Uzmanlara göre çözüm, uyarılmayı yükseltmek değil, sakinleştirmek. İşte detaylar!
Öfkelendiğimizde içimizi dökmenin iyi geleceğine inanırız.
Bağırmak, hızlıca yürümek ya da 'öfkeyi atmak' için bir şeyler yapmak çoğu kişiye mantıklı gelir.
Ancak bilim, bu sezgisel yaklaşımın sandığımız kadar masum olmadığını söylüyor.
KATARSİS EFSANESİ ÇÖKTÜ MÜ?
Ohio Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacıların 2024'te yayımladığı meta-analitik inceleme, öfke üzerine yapılmış 154 çalışmayı analiz etti.
Farklı yaş, kültür ve cinsiyet gruplarından 10 binden fazla katılımcının yer aldığı veriler, öfkeyi dışa vurmanın rahatlatıcı olduğuna dair güçlü bir kanıt sunmadı.
Aksine, bazı yöntemlerin öfkeyi artırdığı görüldü.
Araştırmanın kıdemli yazarı Brad Bushman, öfkeyi 'boşaltma' fikrinin bir efsaneye dönüştüğünü söylüyor.
Kısa süreli bir rahatlama hissi yaşansa bile, bunun bedendeki saldırganlık tepkilerini pekiştirdiğine dikkat çekiyor.
SERT EGZERSİZLER İŞE YARAMIYOR Çalışma, öfkenin yalnızca zihinsel değil, aynı zamanda fizyolojik bir durum olduğunu vurguluyor.
Kalp atışı hızlanıyor, kaslar geriliyor, beden alarma geçiyor.
Bu nedenle koşu, boks ya da sert egzersizler, her ne kadar sağlıklı olsa da öfke anında uyarılmayı artırarak durumu kötüleştirebiliyor.
Araştırmacılar, özellikle koşunun öfkeyi azaltma konusunda en zayıf yöntemlerden biri olduğunu belirtiyor.
UZMANLARDAN TAVSİYE İncelemede en etkili sonuçlar, uyarılmayı düşüren tekniklerde görüldü.
Derin nefes alma, aşamalı kas gevşetme, farkındalık egzersizleri, yavaş tempolu yoga ve kısa molalar hem laboratuvar ortamında hem de günlük hayatta öfkeyi azaltmada etkili oldu.
Araştırmanın baş yazarı Sophie Kjærvik'e göre, beden sakinleştiğinde zihin de onu takip ediyor Uzmanlar, öfkeyle başa çıkmak için pahalı terapilere ya da uç yöntemlere gerek olmadığını söylüyor.
Bazen sadece durmak, birkaç kez derin nefes almak ve bedene zaman tanımak, öfkeyi kontrol altına almanın en etkili yolu olabiliyor.