Haber Detayı
Yalova’daki DEAŞ evindeki kadınların ifadeleri ortaya çıktı
Yalova’da 2025 yılının son günlerinde düzenlenen ve 3 polisin şehit olduğu, 6 IŞİD mensubunun öldürüldüğü operasyona ilişkin soruşturma dosyasına giren ifadeler, çatışma öncesi ve sırasında yaşananlara dair ayrıntılar içeriyor.
Yalova’da 29 Aralık sabaha karşı düzenlenen ve 3 polisimizin şehit olduğu, 6 DEAŞ mensubunun öldürüldüğü operasyona ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar dosyaya girdi.
Kısa Dalga adlı internet sitesinin haberine göre, baskın yapılan evde bulunan kadınların ifadeleri, çatışma anına ve evdeki silah ile patlayıcı düzeneklerine ilişkin bilgileri içeriyor.
Baskın düzenlenen evin üst katında Zafer Umutlu ve eşi Berivan Şengir Umutlu’nun, alt katında ise iki ay önce taşınan Mehmet Cami Sordabak ve eşi Filiz Sordabak’ın yaşadığı belirtildi.
Kadınların ifadelerine göre, olay gecesi daha sonra öldürülen IŞİD mensupları Zafer Umutlu’nun evinde bir araya gelmişti.
Ömer El Kürdi kod adlı Mehmet Bal OPERASYONDAN 4,5 SAAT ÖNCE EVE GELDİ İfadelerde, İlim ve Takva Dergisi’nin sözde hocalarından olduğu belirtilen ve sosyal medyada örgüt propagandası yaptığı kaydedilen Ömer El Kurdi kod adlı Mehmet Bal’ın, operasyondan yaklaşık 4,5 saat önce eve geldiği bilgisi yer aldı.
İnternette yayımlanan videolarında şeriat çağrısı yaptığı aktarılan Bal’ın, bir süredir içine kapanık olduğu belirtilen Zafer Umutlu ile görüşmek için eve geldiğini, daha sonra ayrıldığını söylediği kaydedildi. “CİHAT BAŞLAMIŞTIR” DİYEREK ATEŞ AÇTI Kadınların anlatımlarına göre, polislerin eve baskın yaptığı sırada Lütfi Sordabak silahını alarak pencereye yöneldi ve “Cihat başlamıştır” diyerek ateş açtı.
Çatışmada öldürülen Mehmet Cami Sordabak’ın eşi Filiz Sordabak’ın elinde barut kalıntısına rastlanması, çatışma sırasında silah kullanılmış olabileceği yönünde değerlendirmeye neden oldu.
Çatışmada öldürülen Mehmet Cami Sordabak’ın eşi Filiz Sordabak’ın elinde barut kalıntısına rastlandığı, bu durumun çatışma sırasında silah kullanıldığı şüphesine neden olduğu belirtildi.
Filiz Sordabak, polis sorgusunda elinde tespit edilen barut kalıntısına ilişkin “Eşimin başını okşadım.
Barut kalıntısı o sırada elime bulaşmıştır” savunmasında bulundu. “BU CİHADI BEKLEMİYORDUK” Filiz Sordabak ifadesinde ayrıca, “Bu cihadı beklemiyorduk.
Olay sırasında ateş etmedim.
Elimdeki barut kalıntısı eşimin başını okşamamdan kaynaklanmıştır” dedi.
Zafer Umutlu’nun eşi Berivan Şengir Umutlu ise ifadesinde, olay gecesi evi temizlerken oturma odasında 4-5 tüfek gördüğünü, eşinin bu silahlar için “Bunları atacağız” dediğini anlattı.
Umutlu, polisler geldiğinde eşlerinin başta teslim olma eğiliminde olduklarını, ancak İbrahim Dayan’ın silah kuşanarak eşlerini çatışma için ikna ettiğini söyledi. “BİZ ESARETE DÜŞMEK İSTEMİYORUZ” DİYEREK ATEŞ AÇTI Berivan Umutlu, eşinin pencereye silahla yöneldiğini, önüne geçmesine rağmen kendisini ittiğini ve “Biz esarete düşmek istemiyoruz” diyerek ateş açtığını ifade etti.
Haşem Sordabak’ın eşi Çiğdem Sordabak ise ifadesinde, silahların nereden geldiğini bilmediğini, İlim ve Takva Dergisi’ne zaman zaman gittiğini ve WhatsApp gruplarında yazışmalar yaptıklarını anlattı.
Lütfi Sordabak’ın eşi Nihal Sordabak da eşinin baskın olabileceğini önceden söylediğini, bu nedenle Zafer Umutlu’nun evine gittiklerini belirtti.
Nihal Sordabak, evde silah görmediğini, ancak mutfak tarafındaki bir odada piknik tüpü ve düdüklü tencere bulunduğunu, çocuklara zarar gelmemesi için onları erkeklerin bulunduğu tarafa götürdüklerini söyledi.
Kadınların tamamı ifadelerinde, olay sırasında kendilerinin silah kullanmadıklarını savundu.