Haber Detayı

‘İyi metin mevcut kuralları yıkar’
Cumhuriyet pazar cumhuriyet.com.tr
04/01/2026 11:30 (20 saat önce)

‘İyi metin mevcut kuralları yıkar’

Uzun yıllardır Varlık dergisinin editörlüğünü yapan Mehmet Erte ile bugün “iyi metin” eşiğini neyin belirlediğini konuştuk.

Mehmet Erte’yle konuşmak, yalnızca bir derginin editörüyle söyleşi yapmak değil, Türkiye’de edebiyatın nasıl okunduğunu, nasıl tartışıldığını ve hangi metinlerin “gelecekten bugüne” doğru yürüdüğünü de konuşmak anlamına geliyor.

Yıllardır Varlık’ın masasına düşen dosyaların ilk okuru olan Erte, bir yandan kendi şiirini ve anlatısını kurarken öte yandan genç kuşakların metinleriyle uğraşan, onlarla tartışan, kimi zaman itiraz eden, kimi zaman da önlerini açan bir editör.

Erte’yle, Varlık’ta “iyi metin” eşiğini bugün neyin belirlediğini, geleneğin bir editör için ne anlama geldiğini, genç şair ve yazarlarla çalışırken nasıl bir yol izlediğini ve edebiyatta “hakikat” konusuna nereden baktığını konuştuk. – Varlık’ta “iyi metin” eşiğini bugün ne belirliyor?

Bir metni iyi kılan sabit ölçütler yok. “Şair”/“yazar” kendi çağına kadar “şiir”/“öykü” olarak adlandırılmış metinlerin tarafında ve karşısındadır.

Ne kadar tarafında ne kadar karşısında olacağını ona bir yasayla dayatamayız. “Şiir”in/“öykü”nün tarafındadır, çünkü oradan çıkmıştır. “şiir”in/“öykü”nün karşısındadır, çünkü doğduğu yeri terk etmeye yazgılıdır.

İyi bir şiir, iyi bir öykü -az veya çok- kendi döneminde “şiir”, “öykü” başlıkları altında benimsenen değerleri, kuralları yıkar.

Yenilik, yenilikçiler arasında ortak bir dil kurulduğunda biter ve yeniden tırnaklara saldırmanın, edebiyata özgürlüğünü kazandırmanın vakti gelir.

Her devrimci yapıt şüphe yaratır, çünkü bir türün içinde/altında konumlandırılmaya karşı koyar, türün tanımının, kendisini de kapsayacak şekilde genişletilmesini ya da vazgeçtiği eski araçlar ve değerler ölçüsünde daraltılmasını ister.

Elbette bir türün onu tanımamızı sağlayan birtakım özellikleri vardır.

Bir metne bu özellikleri dolayısıyla öykü, şiir vb. deriz.

Dikkat!

Tarihteki bütün şiirleri, öyküleri bir paydada buluşturan, bize “İşte bu bir şiir, şu da bir öykü” dedirten birtakım özellikler olduğuna inanmak rahatlatıcı ama bu ortak payda sayesinde Dante’nin kendisinden 631 yıl sonra doğan Tzara’nın metninin şiir olduğunu anlayacağını, severek okuyabileceğini söylemek çılgınca değil mi?

Aradaki tarihsel mesafeyi bu kadar açmaya gerek yok, aynı dönemdeki farklı kuşaklara bakalım.

Mesela Hececiler’in “Garip” şiiri hakkındaki sözlerini hatırlayın.

İki taraf arasında biçimden de öte bir fark vardır, birbirlerinden özneyi ve gerçekliği idrak etme, sorunsallaştırma yöntemleriyle ayrılırlar.

Öznenin konumu, kendini kavrama biçimi dönemlere göre değişir, dolayısıyla bir sanatın tarihi eserlerde öznenin nasıl sorunsallaştırıldığına bakılarak yeniden yazılabilir.

Bu meseleyi tarihte geriye doğru çözmek kolaydır, kendi dönemimizi kavramakta ise zorlanabilir, neyin iyi, yeni olduğunu anlamayabiliriz.

Hangi metnin edebi olduğunu anlayabilmek için geleneğin işleyişini (modernizm sonrasından bahsettiğimize göre, aynı zamanda çoğulluğunu), edebiyat tarihinin nasıl devindiğini kavramamız gerekiyor.

Edebi metinler gökten tepemize düşmez, bir geleneğin içinde doğar.

Editörün en güçlü aracı gelenektir, tabii ki geleneği durağan bir şey olarak görmemek kaydıyla. – Genç bir şairi, yazarı Varlık’ta ilk kez basarken izlediğiniz editoryal süreçten söz eder misiniz?

Genç bir şair, yazar söz konusuysa tek bir metnini değerlendirerek yayını konusunda karar vermiyorum.

Memet Fuat’ın da dediği gibi dergide onun metnini okuyanlar benim imzamı da okuyacaklar çünkü.

Başka metinler de göndermesini istiyorum.

Şairin, yazarın yazmakta ısrarcı olduğunu görmeliyim, evet ama daha önemlisi, az önce değindiğim nedenlerden ötürü yanlış bir karar vermemek için daha geniş bir sahada dilini, üslubunu incelemem, ne yapmaya çalıştığını anlamam gerekiyor. – Gönderilen tüm metinler için eleştiri yazıyor musunuz?

Hayır.

Bir metinde duygu duygusallıkta boğulmuşsa, ortak duyarlık alanından çok fazla yararlanılmışsa, okurda belli tepkiler uyandırmak için belli tuşlara basılmışsa genellikle sahibine cevap dahi yazmıyorum.

Ama bir şair, yazar gençse ve benden bu türden bir olumsuz eleştiri almışsa her şeye rağmen gelecekte ondan iyi metinler bekliyorum demektir.

Bunu e-postamda belirtirim zaten. – Gençlere Varlık’a metin gönderirken nelere dikkat etmelerini önerirsiniz?

Varlık’ın en önemli görevlerinden biri edebiyata yeni imzalar kazandırmak.

Gençler metinlerini okuyacağımıza, beğendiğimiz metinleri yayımlayacağımıza güvensinler ama okumadıkları bir derginin editöründen eleştiri beklemesinler.

Varlık’la internette dolaşırken tanışıp şiir, öykü gönderen, bunu e-postasında açıkça söyleyen veya üslubuyla hissettiren o kadar çok insan var ki… Mesela biri bugün şöyle yazdı: “Varlık’ta hangi kriterlere göre şiir yayımladığınızı söylerseniz ona göre yeni şiirler göndereceğim.” Bir metin için eleştirilerimi iletip bazı düzeltmeler önerdiğimde şairi, yazarı -benim belirttiğim tarihte değil de- birkaç saat ya da bir gün sonra bana bu metnin son halini gönderirse ona hemen yeniden cevap veremem çünkü değerlendirilmeyi bekleyen başka şiirler, öyküler, yazılar var sırada.

Sorunuza cevap vermedim de şikâyetlerimi dile getirdim, farkındayım ama Varlık okurları nelere dikkat etmeleri gerektiğini biliyorlar zaten. - Son sorumu şair, yazar kimliğinizi göz önünde bulundurarak soruyorum: Edebiyatta hakikat sizce keşfedilen bir şey mi, yoksa anlatıyla adım adım inşa edilen bir şey mi?

İkisi de değil.

Edebiyat sayesinde hakikatin çoğulluğunu, göreceli niteliğini keşfediyoruz.

İNTERNET DEVAM Bu söyleşiyi bitirirken geriye, hakikatin tek bir merkeze sabitlenemeyeceği fikri kalıyor.

Edebiyat, Erte’nin de altını çizdiği gibi, hakikatin çoğulluğunu gösteren bir alan; her metin, kendi bakış açısını kurarken ötekilerle konuşmayı, onlarla gerilim içinde var olmayı sürdürüyor.

Varlık da tam bu çoğulluğun, kuşaklar arası diyaloğun ve yanılmayı göze alan cesur denemelerin buluşma yeri olarak yoluna devam ediyor.

Bu söyleşinin, derginin sayfalarına metin göndermeyi düşünen gençler için olduğu kadar, okur olarak kendi “iyi metin” ölçütlerini yeniden düşünmek isteyenler için de küçük bir çağrı olarak okunmasını diliyorum.

İlgili Sitenin Haberleri