Haber Detayı
Annesi meyve atıklarından sirke üretti: Dönüştürmek bizim doğamızda var
Annesinin atıksız mutfak kültürünü iş modeli haline getiren Sanem Koçak, gıda israfına çözüm üretirken, sağlığı ve ekosistemi odağına alıyor. “Dönüştürmek bizim doğamızda var” diyen Koçak, “Atıksız fermantasyonu, bilimsel Ar-Ge ve döngüsel üretim modeliyle sürdürülebilir bir girişime dönüştürdük” ifadesini kullandı.
Sevilay ÇOBANSürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve atıksız üretim, günümüzün en önemli gündem başlıkları arasında yer alıyor.
Bu alanlarda yenilikçi çözümler geliştiren girişimler ise yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve çevresel etki yaratıyor.
Fermente Bahçem de tam bu noktada, kişisel bir mutfak kültüründen doğarak, bilimsel Ar-Ge’ye dayalı döngüsel bir üretim modeline dönüşen dikkat çekici bir girişim olarak öne çıkıyor.Fermente Bahçem’in kurucusu Sanem Koçak, uluslararası ilişkiler mezunu.
Uzun yıllar kurumsal hayatta iletişim, iş geliştirme ve marka stratejisi alanlarında çalıştı.
Ancak Koçak’ın kariyer yolculuğunun arka planında, çocukluk yıllarından itibaren şekillenen farklı bir ilgi alanı vardı: sürdürülebilirlik, atığı değere dönüştürme ve doğal üretim süreçleri.
Bu ilginin temeli, annesi Fatma Koçak’ın mutfağında atıldı.
Hikâyesini DÜNYA Gazetesi ile paylaşan Koçak’ın anlatımına göre evlerinde “atık” kavramı neredeyse hiç yoktu.Meyve kabukları, çekirdekler ve posalar çöpe gitmez; farklı formlarda yeniden değerlendirilirdi.
Bu yaklaşım, gıdanın yalnızca tüketilen bir ürün değil, doğru yöntemlerle yeniden hayat bulan bir döngü olduğunu erken yaşta fark etmesini sağladı.
Bu bilinç, yıllar içinde Koçak’ın hem kişisel hem de profesyonel yaşamında belirleyici oldu.
Mezun olduktan sonra Türkiye’deki tekstil atıklarının dönüştürüldüğü ve ihtiyaç sahibi kadınlarla üretim yapılan bir proje gelişti.
Proje, UNICEF iş birliğiyle yürütüldü ve Türkiye ikinciliği elde ederek uluslararası düzeyde temsil hakkı kazandı.“Posalar atık değil”Fermente Bahçem’in doğal fermantasyon tekniğiyle katkısız fermente ürünler ve fonksiyonel gıdalar üreten, fermantasyon yan ürünlerini yeşil teknolojilerle dönüştürerek sıfır atık bir değer döngüsü oluşturan sürdürülebilir ve yenilikçi bir marka olduğunu belirten Koçak, “Hikâyemiz, hem üretim sürecimizin hem de benim kişisel yolculuğumun özeti olan şu cümlede anlamını buluyor: Dönüştürmek bizim doğamızda var.Fermantasyon tekniğiyle ilk kez annemin mutfağında karşılaştım.
Zamanla hazırladığımız fermente gıdalarda ortaya çıkan meyve kabuklarını, çekirdekleri, posaları ve üretim sonucunda oluşan yan ürünleri görmeye başladık.
Bunlar atık olmamalıydı.
Bu süreçte hem aile içinde elde ettiğimiz sağlıklı sonuçlar hem de çevremizden gelen olumlu geri bildirimler bizi daha derin bir araştırmaya yönlendirdi.
Gıdada başlayan bu dönüşümün farklı sektörlerde de değer yaratabileceğini gördük” dedi.Meyve sektöründeki kayıp %40-50 oranındaKoçak, Fermente Bahçem’in temellerinin evde yapılan doğal fermantasyon denemeleriyle atıldığını aktararak, “Fermente Bahçem’in temelini oluşturan araştırmalarım sırasında, Türkiye’de gıda israfının önemli bir bölümünü oluşturan meyve işleme atıkları ve sektörde yaygınlaşan sentetik üretimler dikkatimi çekti.Meyve sektöründe %40–50 oranında hacim kaybı yaşanıyor; çöpe giden kabuklar, çekirdekler ve posalar aslında yüksek besin ve antioksidan kapasitesine sahip çok değerli hammaddeler.
Diğer tarafta, sağlıklı yaşam yolculuğundaki insanlar doğru gıdaya ulaşmak istiyor ancak endüstride artan sentetik asetik asit kullanımı özellikle fermente ürün segmentinde gerçek faydayı sunmuyor.Bu nedenle tüketiciler doğal fermantasyonun sağladığı besin değerine ulaşamıyor.
Tüm bu sorunları görünce çözüm üretme motivasyonumuz daha da güçlendi.
Yıllardır annemle evde uyguladığımız fermantasyon tekniğini bilimsel temelde incelemeye başladık. 2024’te Fermente Bahçem’i kurarak Ar-Ge çalışmalarını başlattık ve özel fermantasyon tekniğimizi bir üretim modeline dönüştürdük” diye konuştu.HoReCa sektörüne özel ürünler geliştiriyorKoçak, dönüşüm kültürünü yaymayı amaçlayan bir ekosistem üreticisi olarak faaliyet gösterdiklerini anlatarak, atıksız mutfak kültürünü görünür kılmak amacıyla düzenlenen atölyelerde, fermente ürün yapımı ve yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesi tüketicilere aktardıklarını ifade etti.Aynı zamanda bağırsak sağlığı ve sindirim sistemi odaklı projelerle bireysel ve kurumsal ölçekte toplumsal fayda yaratılmaya çalıştıklarını ekleyen Koçak, şunları söyledi: “Üretim tarafında ise HoReCa sektörü için ayrı bir çalışma yürütüyoruz.
Şeflerin mutfaklarında özel olarak kullanabilecekleri, katkısız, doğal, aromatik derinliği yüksek fermente ürünler geliştiriyoruz.
Böylece hem ev kullanıcısına hem profesyonel mutfaklara hitap eden çift kanatlı bir ürün yaklaşımı benimsiyoruz.Kısacası, bugün hem ürün geliştiriyor hem bilimsel Ar-Ge yürütüyor hem de sürdürülebilirlik, sağlık ve gastronomiyi buluşturan projelerle etki alanımızı büyütüyoruz.
Fermente Bahçem yalnızca bir marka değil; dönüştüren, yenileyen ve fayda yaratan bir yaşam kültürünün temsilcisi olmaya odaklanıyor.” Fermante Bahçem’in ürünleri arasında; doğal kestane balı sirkesi, doğal bal sirkesi, elma, ayva ve detoks sirkesi ile sirkesi anası içeren bitkisel macun yer alıyor.Kozmetik sektörüne temiz içerikli hammadde üretecekKoçak, “Annemin mutfakta başlattığı dönüşüm kültürünü bilimsel bir yaklaşımla büyütmeyi hedefliyoruz.
Doğal fermantasyonun iyileştirici gücünü, hem insan hem toprak hem doğa sağlığını koruyan bütünsel bir sisteme dönüştürmek istiyoruz.
Amacımız; sağlığı beslerken atık olarak görülen her şeyi yeniden değerli bir girdiye dönüştürmek ve bunu mümkün olan en geniş sektörel etkiyle yapmak.
Kozmetik sektörünün de ihtiyaç duyduğu temiz içerikli hammadde geliştirmek için laboratuvar çalışmalarına başladık” dedi.Patentli bitkisel sirke anası macunuSirke anası içeren bitkisel macun markası olan PROBİANA’nın Türkiye’nin ilk ve tek sirke anası bazlı patentli formülüyle tamamen katkısız ve koruyucusuz olarak geliştirdiklerini anlatan Koçak, şu bilgileri paylaştı: “Sirke anası, fermantasyon sırasında oluşan; probiyotik asetik asit bakterileri, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir ve B vitaminleri açısından zengin, doğal ve besleyici bir yapıdır.
Bu özel formül, 11’den fazla fonksiyonel bitkinin doğal gücünü içinde barındırıyor.
Katkı maddesi, koruyucu ve renklendirici içermiyor ve Türk Gıda Kodeksine uygun olarak üretiliyor.Sirke anası içeren bitkisel macun, bağırsak florasının dengelenmesine destek olurken, sindirim sisteminin düzenlenmesine katkı sağlar, bağışıklık sisteminin normal fonksiyonlarını destekler, karaciğer sağlığının korunmasına ve detoks sürecine destek olur.
Antioksidan desteği sunan macun, hücre sağlığının korunmasına katkı sağlarken, enerji üretimine ve sinir sistemi sağlığını destekler.
Kilo kontrolüne ve metabolizma dengesine de destek olur.”Atıksız döngüsel ve bilime dayalı üretim modeliOn ayı aşkın Ar-Ge sürecinin ardından, döngüsel üretim modelinin ilk somut çıktısı olan ve tescilli alt marka olarak konumlanan PROBİANA geliştirildiğini kaydeden Koçak, “Fermente içecek çeşitlerimizden sirke üretiminde oluşan fermantasyon kültürünü geliştirerek patentli bir formül oluşturduk ve probiyotik tabanlı bu fonksiyonel ürünü Eylül 2025’te kullanıcılarla buluşturduk.
Üretim modelimiz tamamen atıksız ve döngüseldir.
Fermente ürünlerimizin %60’ını gıda sektörüne kazandırıyoruz.Kalan %40’lık kısmı (fermantasyon kültürleri, posalar, çekirdekler) tarım, kozmetik ve fonksiyonel gıda sektörleri için yeniden işliyoruz.
Bu yaklaşım, hem gıda israfına çözüm üretiyor hem de farklı sektörlere değerli doğal ham maddeler sağlıyor.
Annemle başlayan bu yolculuk, bugün alanında deneyimli biyomühendis, malzeme mühendisi ve Ar-Ge araştırmacılarından oluşan bir ekip tarafından yürütülen bilimsel laboratuvar çalışmalarına dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.