Haber Detayı

Sinema filmi tadında
Kelebek hurriyet.com.tr
05/01/2026 12:34 (1 gün önce)

Sinema filmi tadında

Duygu Mercan ile Ahmet Kayakesen, “Son Bölüm” adlı dikey dizi için birlikte kamera karşısına geçti. İki ünlü isimle yakında dijital platformda seyirciyle yayınlanacak proje vesilesiyle bir araya geldik. Oyuncularla dizinin detaylarını ve oyunculuk sektörü hakkındaki düşüncelerini konuştuk.

◊ “Son Bölüm” adlı dikey dizinin çekimlerinde bir araya geldiniz.

Nasıl geçti?- Duygu Mercan: Biz kasım ayında Antalya’ya gitmiştik. 2-3 haftalık bir çekim süreci oldu.

Gayet de güzel geçti.

Denize girme şansımız da oldu, çok eğlendik.

Çekimleri bitirdik, şimdi biraz dinleniyorum ben.- Ahmet Kayakesen: Ben dinlenemedim.

Antalya’dan döndük ve hemen yeni projeye başladım.

Ama Antalya’da çekimler güzel geçti.◊ Dikey dizi formatında bir iş yaptınız.

Çok yaygın olmayan bir format bu.

Bir risk mi yoksa avantaj mı?- Ahmet Kayakesen: Son 1.5 senedir çok fazla dikey dizi çekildi ama bu kadar büyük prodüksiyonlu bir iş olmadı.Bu benim ikinci dikey dizi deneyimim.

Bir önceki daha butik bir hikayeydi, bu daha kapsamlı.Normalde dikey diziler Türkiye’de daha basit hikayelerle ve daha hızlı bir şey anlatma üzerine kurulu.

Kore’den gelen bir akım.

Sosyal medyayı da çok fazla kullandığımız için, dikey dizileri ileriye dönük bir yatırım gibi düşünüyorum.- Duygu Mercan: Benim ilk dikey dizimdi.

Ahmet’in dediği gibi aslında sinemaya da çok uygun bir konusu vardı ve senaryo da öyle geldi bize.

Çok da dikey dizi çekiyormuşuz gibi hissetmedik, sanki biz sinema filmi çekiyormuşuz gibiydi.

Fotoğraflar: Murat ŞakaDÜZ BİR HAYATIM VAR◊ Dizide ikiniz de ikişer karakteri canlandırıyorsunuz. - Duygu Mercan: Berrin, oyuncu olan karakter.

Bana yakın taraflarının çok olduğu ama aslında karakter olarak çok farklı olduğum biri.

Filiz de belki yaşam tarzı olarak benimkiyle pek alakası olmayan bir kadın ama bence karakter olarak benimle çok eşleşen özellikleri vardı.

Mesela ailesine düşkün olması...- Ahmet Kayakesen: Senin için daha kolaydı tabii, benim için daha zordu!

Benim ikisiyle de alakam yoktu.Bunları senaristle de konuşarak belirledik.Benim gibi yaşayan birini oynamak çok işime gelmezdi zaten.

Çok normal yaşayan bir insanım.

O magazinde gördüğünüz oyuncu figürünün çok dışında, düz bir hayatım var.Oynadığım karakter daha kendini özel hisseden bir tipti.

Onu oynamak komikti.

Onu komik yapan kendini bir şey sanma haliydi.

Diğer oynadığım karakter, farklıydı.

Ülkede maalesef eli gülden ziyade silah tutan karakterler dikkat çekiyor.

Ben de o eli silah tutan karakteri oynamak zorunda kaldım.◊ Siz bu projede ilk kez mi tanıştınız?- Duygu Mercan: Ahmet ile bizim ismimiz çok yan yana geldi bundan önce başka işlerde.

Bir türlü olmadı.

İlk kez busene bu işte denk geldik.

Hayırlısı böyleymiş.İLK GÖRDÜĞÜMDE AHMET BANA SOĞUK GELDİ◊ Tanıştığınızda elektriğiniz tuttu mu?- Duygu Mercan: Ahmet soğuktu.

Ben ilk okuma provasında gördüm Ahmet’i.

Mesela içeri girer girmez sarılıp öpmüştüm.

Ama bayağı bir soğuktu.

Açılınca ve tanışınca çok sıcak biri oldu.- Ahmet Kayakesen: Öyle mi?

Sıcakkanlıyımdır ben.

Biraz asosyalim, hemen insanlarla sıcak iletişim kuramıyorum.

O da dışarıdan yanlış anlaşılıyor.◊ Birbirinizi tanıyınca birbirinizi şaşırtan yönleniriz neler oldu?- Duygu Mercan: Düşündüğüm kadar soğuk biri değilmiş.

Gayet sıcak, konuşkan, esprili, kendisini çok geliştirmiş, çok düzgün bir karakteri olduğunu düşünüyorum.- Ahmet Kayakesen: Teşekkür ederim.

O karşılıklı gelişen bir şey.

Ben de aynı şeyleri söyleyebilirim Duygu için.

Çalışması çok keyifli, anlayışlı.◊ “Son Bölüm”ü seyirciler sizce neden izlemeli?- Duygu Mercan: Herkes izlediğinde kendisinden bir parça bulabilir.

Çok eğlenceli, dramatik komedi zaten.

Şeyda Delibaşı’nın kalemi çok iyi.

Bence herkes izlerken eğlenecek.- Ahmet Kayakesen: Senaryo matematiği olarak da alışılmışın dışında bir hikaye.

O tutmuş karakterlerin toplumla kurduğu bağı da sosyolojik olarak işliyoruz. “Siz bu karakterleri bu kadar yüceltiyorsunuz ama aslında onlar bu kadar yüceltilecek karakterler değiller.

Bunu da kabullenelim” diyoruz.

O yüzden projenin fazlaca derinliği var.

MAGAZİN FİGÜRÜ OLMADAN İLERLEYEBİLMEYİ GÖSTERİYORUM◊ Ahmet seninle yıllar önce röportaj yapmıştık.

Geçen zaman zarfında seni magazinel bir figür olarak görmedik.

Aslında yaptığın işe aykırı bir yaşamın var.

Bu seni zorlamıyor mu?- Ahmet Kayakesen: Zorlamıyor, aksine benim çok işime de gelen bir şey.

Çünkü zaten öyle çok ilgi odaklı biri değilim.

Öyle bir yaşam tarzının içinde de zaten muhtemelen orada uzun süreli kalabileceğimi düşünmediğim için böyle bir yol çizdim.Seninle yaptığımız o röportajın üstünden 10 sene geçmiş, benim öyle bir yaşam stilim olmamasına rağmen bir sürü projede yer alabildim.

Bir de hiç projede yer alamayıp tamamen magazinel yoldan hayatına devam eden insanlar var, Allah yollarını açık etsin.◊ Bu gibi durumlar seni soğutuyor ya da sinirlendiriyor mu?- Ahmet Kayakesen: Saygı duyuyorum, o bir kişilik karakterdir.

Varoluşsal bir yoldur onlarınki de.

Bana göre değil sadece.◊ Kendi kabuğunda olup da istediği işleri yapabiliyor olmak bir oyuncu için çok daha zor...- Ahmet Kayakesen: Çünkü öyle işlemiyor sektörün dinamikleri.

Magazinsel figür olmak da bir şeyler getiriyor tabii, o başka bir dünya ama onu yapmadan da bir şekilde ilerleyebildiğini de gösteriyorum bir yandan ben.İNGİLTERE’DE ÇOCUK DA BAKTIM GARSONLUK DA YAPTIM◊ Duygu, sen İngiltere’de yaşarken 3 yıl önce Türkiye’ye geldin.

Seni buraya getiren oyunculuk mu oldu?- Duygu Mercan: 19-20 yaşlarımdayken üniversite için İngiltere’ye gitmiştim.

Sonra oturum almak için attığım adımlar oldu.

Ama öğrencilik dönemim zor geçti.

Çocuk baktım, barda çalıştım, garsonluk yaptım.

Benim bu hayatta yapmadığım hiçbir iş kalmadı.

Bir oyunculuk vardı, onu da yapıyorum şu anda.

Statü Film yapımcılarından Elin Ecealp ile tanıştım.

Türkiye’ye geldim ve o bana destek oldu. 3.5 senede 9 film ve 2 dizi yaptım.

İlgili Sitenin Haberleri