Haber Detayı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Yayman: ‘Aile ve çocuk milli güvenlik meselesidir’
Gündem ulusal.com.tr
05/01/2026 19:47 (1 gün önce)

AKP Genel Başkan Yardımcısı Yayman: ‘Aile ve çocuk milli güvenlik meselesidir’

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, sosyal medyaya giriş yaşının 15 olmasını önerdi. Aile ve çocuğun küresel saldırı altında olduğunu söyledi. “Aileyi, kadını ve çocuğu korumak yasakçılıksa; evet biz yasakçıyız” dedi. Dizilere yönelik eleştiriler dile getirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Yayman, sosyal medya ve dijital ağlarda yasaklamaların bir çare olmadığını belirterek; ailenin, kadının, çocuğun, bireyin korunması ve mahremiyetin muhafaza edilmesinin ise kırmızı çizgileri olduğunu söyledi.

Sanatın bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri olduğunu vurgulayan Yayman, kültür ve sanatı toplumu birleştiren bir manevi harç olarak gördüklerini, kültür ve sanatta tek tipçiliğe karşı olduklarını belirtti.

Yayman, kültür ve sanatı Türkiye Yüzyılı'nın en önemli enstrümanlarından biri olarak gördüklerini dile getirdi. "'BIRAKINIZ YAPSINLAR' ANLAYIŞINI DA DOĞRU BULMUYORUZ" Dijitalleşmenin önemine işaret eden Yayman, "Bunun pozitif yönlerini öne çıkarmamız ve burayı bir bilgilendirme, bir serbest kürsü olarak görmemiz gerekiyor.

Fakat dünyada ve Türkiye'deki örneklere baktığımızda, ulus aşırı küresel şirketler kendilerini yasamanın, yürütmenin, yargının üzerinde görüyorlar ve bir anlamda aileye karşı bir savaş açmış durumdalar.

Bunu hem dijital platformlarda, hem sosyal medyada, hem de televizyon dizilerinde görmek mümkün" değerlendirmesinde bulundu.

Yayman, Türkiye'de insanların günün 7 saatini internette, yaklaşık 3 buçuk saatini ise sosyal medyada geçirdiğini aktararak sözlerine şöyle devam etti: "Başta sosyal medya ve dijital ağlar olmak üzere yasaklamaların bir çare olmadığını hepimiz görmekteyiz.

Fakat burada 'bırakınız yapsınlar' anlayışını da doğru bulmuyoruz.

Aile bizim kırmızı çizgimizdir.

Çocuk bizim kırmızı çizgimizdir.

Kadın bizim kırmızı çizgimizdir.

Bireyin korunması, mahremiyetin muhafaza edilmesi bizim kırmızı çizgimizdir.

Kendilerini yasama, yürütme, yargının üzerinde gören ve tek tipçi bir kültürel hegemonya inşa etmek isteyen küresel şirketlerin tavrını asla doğru bulmuyoruz.

Açık, net söyleyelim; burada eğer aileyi korumak, kadını korumak, çocuğu korumak, bireyi korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız." MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ Televizyon dizilerindeki sorumsuz davranışları tasvip etmediklerinin altını çizen Yayman, Türkiye'nin dizi sektöründe dünyada Amerika'dan sonra ikinci sırada olduğunu, ancak bu dizilerdeki hikayelerin zaman zaman farklılaşmasının dünyada bile tepkilere yol açtığını söyledi.

Yayman, entrikanın, cinselliğin öne çıktığı, aile değerlerinin yok sayıldığı bir senaryo ve hikaye anlayışını doğru bulmadıklarını ifade ederek, "Dizi yapımcılarına, sinema emekçilerine çağrımız şudur; Türkiye'de muhteşem hikayeler vardır, bu hikayelerin anlatılması başlı başına çok önemlidir.

Onun için cinselliği, kumpasları, entrikaları öne çıkaran bir hikayecilik anlayışını doğru bulmadığımızı ve toplumun, ailenin korunmasının önemli olduğunu ifade ediyorum" dedi.

Başta RTÜK olmak üzere ve dijitalleşme meselesinde de telif yasası dahil olmak üzere yeni düzenlemeleri yapacaklarını belirten Yayman, ailenin, kadının, çocuğun korunmasını bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini söyledi. “TÜRK DİZİLERİ TAKİP EDİLİYORSA YEŞİLÇAM SAYESİNDE” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, Türkiye'nin, Yeşilçam emekçilerinin temelini attığı çok ciddi bir sinema sektörüne sahip olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Türk dizileri eğer bugün dünyada bu kadar takip ediliyorsa, geçmişte Yeşilçam emekçilerinin büyük gayreti, çabası ve fedakarlığıyla oldu.

Dolayısıyla dizi sektörünü önemsiyoruz, değerinin farkındayız.

Ama diğer taraftan bırakın Türkiye'nin normlarını, yerli ve milli değerleri; evrensel normlara, evrensel değerlere uygun düşmeyen birtakım hikayeler üzerinden reyting ve etkileşim almak amacıyla diziler çekilmesini de doğru bulmuyoruz." Kültür ve sanatı toplumun sorun çözme kapasitesi olarak gördükleri, yasaklamaların problemi ortadan kaldırmayacağı değerlendirmesinde bulunan Yayman, "Belki şu olabilir, önümüzdeki günlerde Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız zaten bu toplantıları yapıyor; bizlerin de katıldığı, dizi sektörü başta olmak üzere kültür-sanat erbabı büyüklerimizle bir araya gelip bu konuları konuşabiliriz.

Zaten bizim 'Milli Kültür Strateji Belgesi' çalışmamız da bunun bir parçası olacak" diye konuştu.

Yayman, sosyal medya kullanım yaşına ilişkin bir soru üzerine, "Sosyal medya bir kötülük mecrası haline gelmiş durumda.

Sürekli bir tartışma, gerilim, kutuplaşmanın yeniden yeniden üretildiğini görüyoruz.

Dolayısıyla ben Türkiye'de sosyal medya kullanma yaşının 15 olması gerektiğini daha önce söylemiştim" ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKAYLA SESLERİN TAKLİT EDİLMESİ Yapay zekada sanatçıların seslerinin taklit edildiği hatırlatılarak, bu konuda nasıl adımlar atılması gerektiğine yönelik soru üzerine Yayman şöyle devam etti: "Seslerin, görüntülerin taklit edilmesi, ne kadar önemli bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Burada birtakım koruyucu, statükocu anlayışlarla yapay zekaya karşı durmak, bu doğru değil.

Burada bunu anlamak, bu dijitalleşmeyi doğru tanımlamak, bunun imkanlarını doğru bir biçimde tespit etmek ve buna uygun bir siyasi tutum geliştirmek, bir davranış geliştirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz." Yayman, dijitalleşmenin partiler üstü bir mesele olduğunun altını çizerek, "Bir devlet politikası, millet politikası olarak ele alınmalıdır.

Aksi takdirde çocuklarımızın korunmasını ihmal etmiş olacağız" diye konuştu.

İlkokul, ortaokul, lise çağındaki toplam öğrenci sayısının 19 milyon olduğuna işaret eden Yayman, "Bizim 19 milyon gencimize daha nitelikli bir dijitalleşme sunmamız ve belki bu dijital okuryazarlığı müfredata ders olarak koymamız, anne babaların, ailenin eğitimini bu konuda önemsememiz lazım geldiğini düşünüyorum" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri