Haber Detayı
Devlet-ordu-millet Venezuela’da ayakta
Trump ‘Venezuela’yı biz yöneteceğiz!’ dedi; Bolivar’ın torunları resti çekti. Devlet, ordu ve millet kenetlendi; tüm ülkede eylemler başladı. Ağızlarda o meşhur slogan var: Yankee go home!
Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun yerine göreve getirilen Başkan Yardımcısı Delcy Eloina Rodriguez Gomez, ilk kabine toplantısını önceki gün yaptı.
Rodriguez Venezuela’yı savunmaya devam edeceklerini söyledi ve ABD’ye karşılıklı saygı ve işbirliği çağrısı yaptı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump da Venezeula ile ilgili doğru zamanda seçim yapılacağını söyledi. ‘SALDIRININ SİYONİST BİR TONU VAR’ Venezuela Cumhuriyeti’nin geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez göreve geldikten sonraki ilk açıklamasında “Savunmaya hazır olun!” emrini verdi.
Saldırının “Şüphesiz Siyonist bir tonu var!” diyen Rodriguez, “Tüm Venezuela seferber ediliyor ve zaten Başkan Maduro tarafından imzalanmış olan kararname yürürlüğe giriyor.
Venezuela’nın tek başkanı var, bu ülkenin tek başkanı Nicolas Maduro Moro’dur.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kabine toplantısında ise Trump’a hitaben konuşan Rodriguez, Venezuela halkının savaş değil barış hak ettiğini söyledi.
Rodriguez, “Başkan Donald Trump, halklarımız ve bölgemiz savaş değil, barış ve diyalogu hak ediyor.
Bu, Başkan Nicolas Maduro’nun her zaman savunduğu ve şu anda tüm Venezuela’nın savunduğu bir görüş.” ifadelerini kullandı. “Bu, benim inandığım, hayatımı adadığım Venezuela’dır.” diye ekleyen Geçici Devlet Başkanı, “Hayalim, Venezuela’nın tüm iyi niyetli Venezuelalıların bir araya geldiği büyük bir güç olmasıdır.” dedi.
Aynı şekilde Rodriguez, “Venezuela barış ve barış içinde yaşama arzusunu yeniden teyit ediyor.
Ülkemiz, dış tehditler olmadan, saygı ve uluslararası işbirliği ortamında yaşamayı hedefliyor.
Küresel barışın, öncelikle her ulusun barışını garanti altına alarak inşa edilebileceğine inanıyoruz.” açıklamasını yaptı.
RODRİGUEZ’E TEHDİT Trump, Rodriguez’i “Maduro’dan daha ağır bedel ödemekle” tehdit etti.
The Atlantic dergisine mülakat veren Trump, Rodriguez’in ABD’nin isteklerine uyması gerektiğini ifade etti.
Trump, Venezuela’da devlet başkanlığı görevini geçici olarak üstlenen Rodriguez hakkında, “Doğru olanı yapmazsa muhtemelen Maduro’dan daha büyük bir bedel ödeyecek.” dedi.
Trump, pazar günü Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte ise “Tam erişim hakkına ihtiyacımız var.
Ülkelerini yeniden inşa etmemizi sağlayacak petrol ve diğer kaynaklara erişim hakkına ihtiyacımız var.” dedi.
TAM OPERASYONEL HAZIRLIK Bu arada Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetleri de “tam operasyonel hazırlık” durumuna geçtiğini ilan etti. 4 Ocak günü yayınlanan kararda “Bolivarcı Hükümet, ülkenin yönetilebilirliğini garanti altına alacak ve kurumumuz askeri savunma, iç düzenin korunması ve barışın muhafaza edilmesi için mevcut tüm kapasitesini kullanmaya devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.
Yapılan açıklamada, “Bu nedenle, ülkenin tamamında ve halk, ordu ve polis arasında mükemmel bir uyum içinde, Ulusal Güç unsurlarını emperyalist saldırganlıkla mücadele misyonuna entegre etmek ve ulusun özgürlüğünü, bağımsızlığını ve egemenliğini güvence altına almak için tek bir savaş bloğu oluşturmak amacıyla, tam operasyonel hazırlık durumunu devreye sokuyoruz.” denildi.
SOKAKLAR MADURO İÇİN DOLDU TAŞTI ABD Hükümeti’nin Venezuela’ya askeri müdahalede bulunarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu Brooklyn kentindeki Metropolitan Gözaltı Merkezi’ne götürmesi, Venezuela’nın başkenti Karakas’ta protesto edildi.
Nicolas Maduro’nun oğlu, Venezuela Ulusal Meclisi Üyesi Nicolas Maduro Guerra’nın çağrısıyla bir araya gelen Maduro destekçileri, pankartlar ve bayraklarla kent merkezinde yürüyüş düzenledi.
Venezuela’nın eski lideri Hugo Chavez’in kızı Rosines Chavez de Karakas’ta düzenlenen kitlesel mitingde Venezuela’nın bağımsızlığına saygı gösterilmesi çağrısında bulunarak, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve Cilia Flores’in derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Kalabalığa hitap eden Chavez, Venezuela’nın yabancı baskıya boyun eğmeyeceğini belirtti.
Chavez, Venezuela halkının cesaretini ve onurunu vurgulayarak, bunun ülkenin kurtarıcılarından miras kalan bir özellik olduğunu söyledi.
Venezuela’nın kolayca boyun eğdirilebileceğini düşünenlerin ciddi bir hesap hatası yaptığını belirtti.
Chavez, siyasi görüşleri ne olursa olsun tüm Venezuelalılara seslenerek vatandaşları ülkelerini savunmaya çağırarak, Venezuela’nın egemen ve özgür olduğunu, ulusun galip geleceğini söyledi. ‘SALDIRIYI GÜCE DÖNÜŞTÜRDÜK’ Eylemlerde konuşanlardan biri de Latin Amerika için Bolivarcı İttifak’ın Sekreteri Rander Pena’ydı.
Pena saldırıyı yapanların Venezuela halkının teslim olacağını düşündüklerini fakat yanıldıklarını açıkladı. “Tam tersi oldu.
Ölümcül füzeleri güce dönüştürdük ve bu güç, giderek daha fazla birikmelidir.” diyen Pena, Maduro’nun kendilerine üç ve cesaretin bir işareti gönderdiğini ve bu işaretle pes etmediğini, Venezuela halkı ile birlikte olduğunu gösterdiğini söyledi.
Pena ayrıca, “ABD, bu saldırı ve cumhurbaşkanının kaçırılmasıyla Bolivarcı devrmin çökeceğini düşündü, ancak cevap hayır, çünkü bu devrim her birimiziz.” ifadelerini kullandı.
Graham’dan ‘Türkiye’ çıkışı Trump ile birlikte Air Force One uçağında olan Cumhuriyetçi Senatör Lindsay Graham, Maduro konusunda çarpıcı ifadeler kullandı.
Açıklamasında Türkiye’ye vurgu yapan Graham, “Bugün (Maduro) Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta.
Yani ABD’yi tehdit eden komünist bir diktatörlük olmayı bırakmanız ve başka bir yere gitmeniz gerektiği söyleniyorsa, bu teklifi kabul etmeniz iyi olur.
Maduro’nun suçlayacak kimsesi yok, kendisi hariç.
Başkan, ona bir çıkış yolu verdi.
O ise ABD ordusuna karşı Trump’a meydan okumayı seçti ve hak ettiği gibi hapiste.
Ve her başkan aynı şeyi söyledi ama bunu yapan Trump oldu.” ifadelerini kullandı.
Xi Jinping’den ABD’ye tepki Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ABD’nin Maduro’yu kaçırmasına yönelik eleştirilerde bulundu.
Büyük güçlerin diğer ulusların kalkınma yollarına saygı duyma konusunda öncülük etmesi gerektiğini söyledi.
Üçüncü ülkeler hakkında pek fazla açıklama yapmayan Xi’nin konuya doğrudan müdahil olması dikkat çekti.
Xi, dün kendisini ziyaret eden İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile yaptığı görüşmede şöyle konuştu: “Bugün dünya, tek taraflı hegemonya eylemlerinin uluslararası düzeni ciddi şekilde sarstığı, yüzyıldır görülmemiş değişim ve çalkantılardan geçiyor.
Tüm ülkeler, diğer ulusların halkları tarafından bağımsız olarak seçilen kalkınma yollarına saygı duymalı, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın amaç ve ilkelerine uymalıdır; özellikle de büyük güçler bu konuda öncülük etmelidir.” Saldırıda 32 Kübalı öldü Küba devlet televizyonundan yapılan açıklamada, Kübalı asker ve polislerin, ABD’nin müdahalede bulunduğu akşam Venezuela Hükümeti’nin talebi doğrultusunda yürütülen bir görev kapsamında Venezuela’da olduğu bildirildi.
Açıklamada, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi sırasında görevde bulunan 32 Kübalı asker ve polisin hayatını kaybettiği belirtildi.
Küba Hükümeti, hayatını kaybeden asker ve polisler için iki gün yas ilan etti.
Yetkililer, ölenlerin ailelerine başsağlığı diledi.
Venezuela’nın etkili figürü: Rodriguez Maduro’nun en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan Delcy Rodriguez, son yıllarda yalnızca ülke siyasetinin değil, Latin Amerika jeopolitiğinin de en etkili figürleri arasında yer alıyor.
Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Rodriguez, yaptırımlar altındaki Venezuela ekonomisinin yönetiminden dış politika temaslarına kadar geniş bir alanda belirleyici rol oynuyor.
BABASI İŞKENCEDE ÖLDÜRÜLDÜ 1969 yılında Karakas’ta doğan Rodriguez, Venezuela’da sol siyasetin köklü ailelerinden birine mensup.
Babası Jorge Rodriguez Sr., 1970’li yıllarda ABD karşıtı sol hareket içinde yer almış, gözaltında işkenceyle hayatını kaybetmişti.
Bu olay, Rodriguez’in siyasi çizgisini belirleyen temel kırılma noktalarından biri olarak görülüyor.
CHAVEZ DÖNEMİNDE ÖNE ÇIKTI Rodriguez, hukuk eğitimini Venezuela Merkez Üniversitesinde tamamladıktan sonra Paris’te uluslararası ilişkiler ve insan hakları alanında çalışmalar yürüttü.
Gençlik yıllarından itibaren Bolivarcı hareketle temas hâlinde olan Rodriguez, Hugo Chavez döneminde devlet kademelerinde görev almaya başladı.
Rodriguez’in uluslararası alanda tanınması, 2014–2018 yılları arasında yürüttüğü Dışişleri Bakanlığı görevi sırasında oldu.
Bu dönemde ABD, Avrupa Birliği ve Amerikan Devletleri Örgütü’ne (OAS) yönelik sert açıklamalarıyla dikkat çekti.
Birleşmiş Milletler kürsüsünde yaptığı konuşmalarda Batı’yı açıkça hedef alan Rodríguez, Venezuela’nın yaşadığı krizin “ekonomik savaş ve dış müdahale” sonucu olduğunu savundu.