Haber Detayı

Bakan Yumaklı’nın ‘dilediği’ Su Yasası da susuzluğa çözüm olmayacak
Türkiye cumhuriyet.com.tr
06/01/2026 04:00 (1 gün önce)

Bakan Yumaklı’nın ‘dilediği’ Su Yasası da susuzluğa çözüm olmayacak

Türkiye, 2025 yılını su kriziyle karşı karşıya geçirdi. Birçok etken su krizine yol açarken, 13 yıldır taslakta bekleyen Su Yasası, gündeme bir türlü alınmıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Dileğimiz, ülkemiz için son derece önemli olan Su Kanunu'nun 2026 yılı içerisinde TBMM'de yasalaşması ve yürürlüğe girmesi” dedi. Bakan Yumaklı’nın ‘dilemekle’ yetindiği yasa, çıksa bile su krizini önleme noktasında yeterli olamayacak. Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, “Su Kanunu’nu etkin bir şekilde havza ölçeğinde uygulayacak kurumsal altyapı oluşturulmuş değildir. Havzada su yönetimi havza su kurulları ile etkin bir şekilde gerçekleştirilemez. Havza ölçeğinde DSİ bölge müdürlüklerine görev verilmelidir. Ayrıca havzada katılımcı etkin bir su yönetimi için tüm paydaşların havza planları konusunda şimdiden bilgilendirilmeleri gereklidir” değerlendirmesini yaptı.

Alanında uzman isimler ile kurum ve kuruluşlar, yıllarca iktidarı, şirketleri ve yurttaşları su krizi konusunda uyardı.

G öller kurudu, sular çekildi.

Kurakl ık kendini g östermeye ba şladığında kimse aldırış etmedi.

Buna karşın kuraklık, 2025 yılında t üm gerçekli ğiyle T ürkiye’nin kar şısına ç ıktı.

Barajlardaki su miktarı, kritik seviyelere d ü şt ü.

Büyük şehirler başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde düzenli su kesintileri yap ıldı.

Yağışların azalması ve iklim değişikliği, su sorunu k örükleyen ana faktörlerden oldu.

Buna kar şın iklim değişikliği ve yağışların azlığı, T ürkiye’nin ya şadığı sorunların başrol ü de ğil. 13 yıldır taslakta bekleyen Su Yasası, h âlâ s ırasını bekliyor.

Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, T ürkiye’nin su krizi ya şamasındaki etkenleri, ihmalleri ve çözüm önerilerini Cumhuriyet’e anlatt ı.

ÇARPIK KENTLE ŞME SU KRİZİNE SEBEP OLDU Dursun, su krizinin etkenlerini şu konu başlıklarıyla a ç ıkladı: Su kaynaklarının planlaması dikkate alınmadı: “Su kaynakları planlaması, arazi planlaması, çevre düzeni plan ı ve imar planı gibi planlarla birlikte ele alınmalıdır.

T ürkiye’de uzun y ıllar boyunca bu planların birbiriyle bağlantısı olmamış, daha sonra da planlama anlayışı adeta ortadan kalkmıştır.” Plansız ve çarp ık kentleşme: “Plansız ve çarp ık kentleşme ile kırsaldan kente g öç ak ını, kentlerin n üfusunu ve su talebini çok artt ırmıştır.

Su kaynaklarını geliştirme politikamız, öncelikle olu şmuş olan ihtiya çlar ın s üratle kar şılanmasına y önelik olmu ştur.

Su y önetiminde arz yönetimi öne ç ıkmış ve sosyo-politik fakt örlerin etkisi ile talebi düzenleyici mekanizmalara yer verilmemi ştir.” Çok parçal ı yapı ve koordinasyon eksikliği: “Su y önetimimizde çok ba şlı, çok parçal ı bir yapı ve su y önetimi ile ilgili kurumlar aras ında koordinasyon eksikliği oluşmuştur.” Su Yasası eksikliği: “13 yıl önce çal ışmaları başlamasına rağmen yeni bir su yasası ve havza ölçe ğinde etkin bir kurumsal yapı oluşturulamamıştır.

Su Y önetimi Genel Müdürlü ğ ü taraf ından havza ölçe ğinde bir çok planlama raporu haz ırlatılmış ancak uygulamaya ge çirilememi ştir.” ‘KAYIP KA ÇAK ORANI DÜ Ş ÜRÜLMEL İ’ S öz konusu sorunlar ın çözümüne ili şkin konuşan Dursun, “Su y önetiminin etkin bir şekilde yapılabilmesi i çin su yönetim anlay ışımızdan su kullanım alışkanlıklarımıza kadar radikal bir d ü ş ünce devrimi yapmak zorunday ız.

Oluşan yeni şartlara g öre kurumsal kapasitemizi geli ştirmek ve yeni bir su y önetim anlay ışı ve su kullanım k ültürü yaratmak zorunday ız” dedi.

Alınacak hi çbir önlemin tek ba şına yeterli olmayacağına dikkat çeken Dursun, “Suyun etkin bir şekilde y önetimini, “Koruma-Kullanma ve Kapasite geli ştirme” prensibi ile a ç ıklayabiliriz.

Suyun kaynakta miktar ve kalite olarak korunması, verimli kullanılması ve bu y önetimi uygulay ıp denetleyecek bir kurumsal kapasite geliştirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Artan talep i çin yeni su alternatifleri aramak yerine elde mevcut olan ının verimli şekilde kullanılması gerektiğini s öyleyen Dursun, “Ad ımlardan öncelikli olan ı şehir şebekelerinde ortalama y üzde 40 civar ında olan kayıp ve ka çak oran ını y üzde 10-15 seviyesine çekmek olmal ıdır.

Sulamaya ayrılan suyun toplam kullanım i çindeki oran ının y üzde 73’ten yüzde 50’lere indirilmesi stratejik bir hedef olarak tan ımlanmalıdır.

Tarımsal sulamada modern sulamaya ge çi şin çiftçilere olan maliyetinin tümü hibe olarak kar şılanmalıdır.

B üyük kentlerde ar ıtılmış atık suların ve yağmur sularının uygun alanlarda kullanım oranı en az y üzde 10’a ç ıkartılmalıdır.

Sanayi suyunda arıtılmış atık su kullanımı teşvik edilmelidir” diye konuştu.

Siyaset çilerin su krizinde ana etkeni iklim krizi ve ya ğış azlığına bağlamasına y önelik de konu şan Dursun, “Yağış azlığı ve iklim değişikliği yaşanan sorunu etkileyen fakt ördür.

Ancak belirleyici neden su yönetimin kurakl ık riskininin y önetimi için haz ır olmayışı ve kentlerimizin diren çli olmay ışıdır” dedi. ‘SU YASASI SORUNLARI ÇÖZMEYE YETMEZ’ Tar ım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ge çen y ılın aralık ayında d üzenlenen 5.

Ulusal Su Kurulu toplant ısında “Dileğimiz, ülkemiz için son derece önemli olan Su Kanunu'nun 2026 y ılı i çerisinde TBMM'de yasala şması ve y ürürlü ğe girmesi” dedi.

Bakan Yumaklı’nın yasaya y önelik “dileklerini” iletmesi yurtta şlarca ilgin ç kar şılandı.

Konuya ilişkin konuşan Dursun, “Su Kanunu taslağı 13 yıldır yasalaştırılmayı beklemektedir.

Bakanın a ç ıklaması bir dilek olarak ifade edildiğine g öre bu y ıl da yasalaşması kesin değildir.

Su Kanunu taslağı yasalaşmadığı i çin birçok kurul yasal çerçeve kazanamamaktad ır.

Aynı zamanda su kaynaklarının korunması, kullanılması ve s ürdürülebilir yönetimi konusundaki düzenlemeler beklemektedir” dedi.

Su Yasas ı’nın yasalaşmasının t üm sorunlar ın çözümü için yeterli olmayaca ğına dikkat çeken Dursun, “Çünkü Su Kanunu’nu etkin bir şekilde havza ölçe ğinde uygulayacak kurumsal altyapı oluşturulmuş değildir.

Havzada su y önetimi havza su kurullar ı ile etkin bir şekilde ger çekle ştirilemez.

Havza ölçe ğinde DSİ b ölge müdürlüklerine görev verilmelidir.

Ayr ıca havzada katılımcı etkin bir su y önetimi için tüm payda şların havza planları konusunda şimdiden bilgilendirilmeleri gereklidir” diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri