Haber Detayı
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen
Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde oldu ğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demi ştir.
İşte bu ifade jeopolitik kavramının özüdür.
Uluslararas ı siyasi durumu ve sorunları, askeri durumlarda olduğu gibi, i ç cephenin durumunu ve mevcut gücü de dikkate alarak harita üzerinde mütalaa etmek, devlet adamlar ının en ciddi g örevidir.
Jeopolitik, bir bak ıma, harita üzerine aktar ılmış coğrafya denen mek ân üzerinde uluslararas ı gelişmeleri ve meseleleri m ütalaa etmek, bu geli şmelerin ortaya ç ıkardığı fırsatları ve tehlikeleri dikkate alarak coğrafyayı g üce dönü şt üren vizyonu geli ştirmek anlamına gelmektedir.
Jeopolitik vizyon, coğrafya üzerinde devletin ana ve tali aç ılım eksenlerini belirler ve coğrafyanın sağladığı olanakları kullanarak ülkenin güvenli ğinin pekişmesini, refahının gelişmesini ama çlar.
JEOPOLİTİK HAYALLER FRENLENMELİ Vizyon bir tür hayaldir.
Hayal etmek faydal ıdır.
Çünkü insan ın var ettiği her şey önce hayal edilmi ştir.
Strateji bilmeyen aşırı hayalci jeopolitik çiler ise tehlikelidir.
Bu nedenle de jeopolitik vizyonun stratejinin ilkeleri ve iç cephenin durumu ile frenlenmesi, önyarg ılardan arındırılması gerekir.
Çünkü strateji hesap i şidir.
Strateji, jeopolitik vizyonu, hedef-g üç dengesi kurarak rasyonelle ştirmelidir.
Jeostrateji, jeopolitik vizyonun stratejiye d önü şt ürülmü ş halidir.
Jeostrateji, satran ç oyunundaki gibi, co ğrafya üzerindeki hamleleri ve kar şı hamleleri planlar.
Jeostrateji, devletin kutup yıldızı gibidir.
Jeostratejisi olmayan devletler ise pusulasız gemi gibi, her fırtınada bir başka y öne savrulabilir.
RASYONEL OLMAYAN HAYAL TEHLİKELİDİR Tarih, strateji bilmeyen a şırı hayalci jeopolitik çilerin neden oldu ğu felaketleri anlatır.
Hitler’in akıl hocası Karl Haushofer, devletlerin de insanlar gibi b üyüdükçe geni şlemesi ve “Yaşam Alanını” (Lebensraum) ger çekle ştirmesi gerektiğine inanmıştır.
Hitler’i bu tezine ikna eden Haushofer, II.
D ünya Sava şı’nda Almanya’nın g ücü ile dengeli olmayan geni ş coğrafi hedeflere y önelmesine; yaln ızca kendi ülkesinin de ğil, Avrupa’nın da felaketine neden olmuştur. (Haushoffer’in yaşamına son verdiği ve “Unutulmak istiyorum, unutulmak..” yazılı bir not bıraktığı rivayet edilir).
Yakın tarihte bu duruma Zbigniew Brzezinski’nin jeopolitik vizyonu örnektir.
Stratejik dengelerden yoksun dü ş ünceleri ile Brzezinski, ABD yönetimine Avrasya k ıtasının b ütününün kontrolünü amaç olarak önermi ş ancak ABD, bu amaca ulaşamadığı gibi k üresel üstünlü ğ ünü de tehlikeye sokmu ştur.
Bu ger çek Türkiye gibi orta büyüklükteki ülkeler için de geçerlidir.
Türkiye gibi orta büyüklükteki güçler de siyasi meseleleri harita üzerinde mütalaa ederken ve jeopolitik etki alan ını tanımlarken i ç cephenin durumunu ve mevcut gücünü dikkate almak zorundad ır.
Soğuk Savaş d öneminde Türkiye, Atlantik bloku içinde, Sovyetler Birli ği’nin ve kom ünizmin yay ılmasını önlemek amac ı ile Kenar Kuşak üzerinde Avrupa’n ın g üneydo ğu kanadını savunmaktan sorumlu idi.
O d önemde Türkiye jeopolitik kimli ği ile Avrupalı idi.
Sovyetler Birliği’nin dağılması ile çok şey değişti.
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Atlantik yapısı T ürkiye’ye yeni bir rol biçti ve Türkiye’nin kimli ğini Ortadoğu ülkesi olarak de ğiştirdi.
TÜRKİYE HİBRİT SAVAŞIN HEDEFİ T ürkiye’yi yönetenler, ülkenin ılımlı İslam kimliği ile ABD’nin geniş Ortadoğu b ölgesini yeniden şekillendirme girişiminde model olmayı kabullendi; artık asli eksen g üney, Ortado ğu ekseni idi.
T ürkiye’yi yönetenler bu süreçte, yeni Osmanl ıcılığı ve İhvancılığı yeni kimliğine eklemledi; g üç dengelerini, potansiyel kar şı hamleleri, i ç cephedeki istismar edilebilecek hassasiyetleri hesaplamadan Ortado ğu’da d üzen kurmaya çal ıştı.
Zaman i çinde, bölgede düzen kurmak isteyen iki bölgesel güç Türkiye ve İsrail karşı karşıya geldi ve bu s üreç Türkiye’yi Ortado ğu’daki kaos i çinde hibrit sava şın hedefi yaptı.
ABD yeni Ulusal G üvenlik Stratejisi’nde Ortado ğu’nun önceli ğini d ü ş ürse de İsrail, İran, petrol ve dar boğazlar bu coğrafyada olduk ça, bölge ABD’nin etki alan ı i çinde kalmaya devam edecektir.
Unutulmamal ıdır ki ABD, iki ülke aras ındaki gerginlikte, her zaman tercihini İsrail’den yana kullanacaktır. ‘ASLOLAN İÇ CEPHEDİR’ Atatürk, sava ştan sonra antlaşmalarla Balkanlar’da ve Ortadoğu’da barış kuşakları oluşturmuş; Ortadoğu’daki ülkelerin içi şlerine karışmamayı, ülkeler aras ındaki meselelerde ise taraf olmamayı da ö ğ ütlemi şti.
AKP y önetimi sürecinde de ke şke öyle yap ılabilseydi.
Şimdi Ortadoğu’daki durumu harita üzerinde yeniden mütalaa etmek ve mevcut durumun hangi tehditleri üretti ğini yeniden değerlendirmek ve rasyonel karşı önlemler geli ştirmek zamanıdır.
T ürkiye’nin iç cephesi sorunludur, istismara aç ıktır; kolayca hibrit savaşın hedefi olabilmektedir.
Bu nedenle de T ürkiye’nin jeopolitik önceli ği i ç cepheyi güçlendirmek, hibrit tehditleri bertaraf etmek olmal ıdır.
T ürkiye’nin ikinci önceli ği ise gayretini Ankara-Bak û-Ta şkent eksenine aktarmakla ilgilidir.
Bu hat, Çin’i Avrupa’ya, Ortado ğu’ya, Afrika’ya bağlayan en önemli yol, Orta Koridor üzerindedir.
Orta Koridor, ABD-Çin küresel güç mücadelesinin yeni ve önemli alan ıdır ve ABD bu koridoru kontrol etmek istemektedir.
T ürkiye’nin refah ı, Orta Koridor üzerindeki konumunu, do ğru kullanmakla doğrudan ilgilidir.
Emekli Tuğgeneral Nejat Eslen