Haber Detayı
İsrail'in Yardım Kuruluşlarına Yasağına Tepkiler
İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştıran 37 uluslararası kuruluşun lisansını iptal etme kararına tepkiler artarken, uzmanlar bu adımın "politik" ve Filistinlilerin hayatta kalmasını engellemeye yönelik olduğunu belirtiyor.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştıran 37 uluslararası kuruluşun lisansını iptal etme kararına tepkiler artarken, uzmanlar bu adımın "politik" ve Filistinlilerin hayatta kalmasını engellemeye yönelik olduğunu belirtiyor.İsrail'in, "personel listelerini sunmayı ve yeni güvenlik kayıt prosedürlerine uymayı reddettikleri" gerekçesiyle Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştıran 37 uluslararası kuruluşunun faaliyetlerinin 1 Ocak itibarıyla sonlanacağını, 1 Mart itibarıyla da ülkeyi terk etmeleri gerektiğini duyurmasına tepkiler geliyor.İsrail'in yeni düzenlemesiyle Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), Oxfam, Norveç Mülteci Konseyi (NRC), Caritas, CARE, International Rescue Committee (IRC) gibi çok sayıda yardım kuruluşunun faaliyetlerinin durdurulacağı aktarılıyor.İsrail'in Mart 2025'te kabul ettiği yasaya göre, bölgede faaliyet gösteren yardım kuruluşlarının lisanslarını yenilemesi ve bunu yaparken de tüm Filistinli çalışanlarının kimlik bilgilerini "güvenlik soruşturması için" sunması isteniyor.Uluslararası yardım kuruluşları ise İsrail'in bu listeleri, kişisel verilerin korunması prensibine aykırı şekilde keyfi kullanabileceğinden endişelenirken, lisansları iptal edilen yardım kuruluşlarının, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs gibi işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki ofislerini kapatma tehlikesi bulunuyor.Lisansı iptal edilme tehlikesinde bulunan kuruluşlardan Oxfam'ın işgal altındaki Filistin toprakları ve Gazze Politika Sorumlusu Bushra Khalidi ve Norwegian People's Aid Filistin Direktörü Kelly Flynn, İsrail'in insani yardımları engellemeye yönelik adımlarını AA muhabirine değerlendirdi."Bu politik bir karar, yardım silahlandırılıyor"Oxfam'ın işgal altındaki Filistin toprakları ve Gazze Politika Sorumlusu Khalidi, İsrail'in kararının "politik" olduğunu belirterek, "İsrail yıllardır Filistin sivil toplumunun ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) peşinde.
Şimdi küresel uzmanlığa ve güvenilirliğe sahip, dünyaca tanınan uluslararası insani yardım kuruluşlarına saldırıyor." dedi.Yeni düzenlemenin belirsiz gerekçeler içerdiğini, yardım kuruluşlarından çalışanları ve aileleri hakkında hassas ve kişisel bilgilerin istediğini vurgulayan Khalidi, "Bunu, Filistin sivil ve insani faaliyet alanı üzerinde daha fazla kontrol sağlamak için bir politika olarak görüyoruz." diye konuştu."Gazze dünyada en sıkı denetlenen insani yardım ortamı"Khalidi, Gazze'nin, insani yardımın dünyada en sıkı denetlendiği yer olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Filistin'deki insani yardım kuruluşları, dünyadaki en sıkı kural ve denetim sistemleri altında çalışıyor.
Gazze, katkı veren devletler, Birleşmiş Milletler (BM) ve terörle mücadele kontrolleri aracılığıyla küresel olarak en yoğun şekilde denetlenen insani yardım ortamıdır.
Bu zamana kadar, silahlı grupların insani yardım kuruluşlarına sızmasının ya da yardımın yönlendirilmesinin yaygın ölçekte gerçekleştiğine dair hiçbir kanıt görülmedi.
Bu önlemler insani yardım ilkelerini baltalıyor ve Filistinlileri gıdadan, sudan, barınaktan mahrum bırakacak.
Bu güvenlik değil, Filistin'deki sivillere zarar veren bir politika."İsrail'in, yardımın girişine ve dağıtımına izin vermesi ve bunu kolaylaştırması gerektiğini vurgulayan Khalidi, "İsrail 7 Ekim 2023'ten önce de sonra da işgalci güç olarak yükümlülüklerine hiçbir zaman uymadı." dedi.Khalidi, uluslararası sivil toplum kuruluşlarının Gazze'deki insani yardım sisteminin temel direği olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "STK'ler Gazze'deki tüm gıda yardımının yarısından fazlasını dağıtıyor.
Saha hastanelerinin yaklaşık yüzde 60'ını işletiyor ve destekliyoruz.
Barınma ve gıda dışı yardımların neredeyse dörtte üçünü sağlıyoruz.
Gazze'de ağır akut yetersiz beslenme yaşayan çocuklara tüm tedaviyi STK'ler sağlıyor.""Soykırım devam ediyor"Khalidi, İsrail'in uyguladığı politikaların Gazze'de hayatta kalmayı imkansız hale getirdiğine işaret ederek, "Gazze'de soykırımın devam ettiğini söylüyoruz çünkü İsrail, Gazze'de hayatta kalma olasılığını ortadan kaldıran politikalar uygulamaya devam ediyor." ifadesini kullandı."İnsanlar artık bombalardan ölmüyorsa, soğuktan ve hastalıktan ölüyor.
Bugün Gazze'de dört aileden biri günde bir öğünle hayatta kalmaya çalışıyor.
Fırtınalar on binlerce Filistinliyi yeniden yerinden etti. 1,3 milyon insan acil barınmaya ihtiyaç duyuyor." diyen Khalidi, durumun felaket boyutunda olduğunun altını çizdi."İsrail yasal yükümlülüklerini yerine getirmiyor"Flynn, İsrail'in çatışmada taraf ve işgalci güç olarak yasal yükümlülükleri bulunduğunu vurgulayarak, "İşgalci güç olmanın yanı sıra ateşkes anlaşmasına taraf olarak da insani yardım sağlama yükümlülüğü var.
Uluslararası kuruluşların, BM ajanslarının ve Filistin kuruluşlarının sahada çalışmasına izin vermeleri gerekiyor." ifadesini kullandı.Flynn, bu kez kısıtlamaların sadece Gazze'yi değil, Doğu Kudüs dahil tüm işgal altındaki Filistin topraklarını kapsadığına dikkati çekerek, "İsrail Devleti ve mevcut koalisyon hükümeti niyetlerini gizlemiyor.
Kendi medyalarında, uluslararası medyada ve BM temsilciliği aracılığıyla Filistin topraklarının tamamında işgallerini genişletmeye çalıştıklarını açıkça söylüyorlar." dedi.Uluslararası standartlarda insani koruma ve yardımın koordineli bir yaklaşım gerektirdiğini kaydeden Flynn, "BM, STK'ler ve kendi halkının ihtiyaçlarına cevap vermeye son derece istekli ve yetenekli Filistin kuruluşlarıyla koordineli yaklaşım gerekiyor.
Bu koordinasyon mekanizmasını değiştirmek veya yerine başka bir sistem koymak neredeyse imkansız." diye konuştu.Flynn, AB ve BM üyesi devletlerin Gazze'de koordineli insani müdahale ihtiyacını destekleyen açıklamalar yaptığını belirterek, "Batılı hükümetlerin dışişleri bakanlıklarından, bölge ve Arap ülkelerinden ortak açıklamalar geldi." ifadelerini kullandı.Kış mevsiminin kritik bir dönem olduğuna işaret eden Flynn, "Filistinlilere destek olan uluslararası topluluğun parçası olarak, operasyonlara devam etmeye izin verecek bir şey için İsrail'le müzakere edebileceğimize dair umut sahibi olmamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.