Haber Detayı
Salih Tuna'dan o gazeteciye sert tepki: 'Ne sevindin be!'
Sabah Gazetesi yazarı Salih Tuna, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonu sonrası yaptığı yorumlar nedeniyle gazeteci Cem Küçük’ü hedef aldı.
Sabah Gazetesi köşe yazarı Salih Tuna, bugünkü yazısında ABD'nin Venezuela müdahalesini ve bu duruma Türkiye medyasından gelen tepkileri ele aldı.
Tuna'nın hedefinde, operasyon sonrası yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken Cem Küçük vardı. 'TUCKER CARLSON YANLISI DEĞİL, NETANYAHU KARŞITI' Salih Tuna, Cem Küçük’ün ABD'li gazeteci Tucker Carlson hakkındaki, "Bütün oklar Maduro yanlısı Tucker Carlson'a döndü, ağzını açmıyor" şeklindeki sözlerini eleştirdi.
Tuna, Carlson’ın bu dönemdeki asıl özelliğinin Maduro yanlılığı değil, Netanyahu karşıtlığı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: ''ABD'nin İsrail'e yardımlarını kıyasıya eleştirip siyonistleri fena hâlde rahatsız ediyordu.
Küçük arkadaşımızın rahatsızlığı nedir ki, Carlson'la fırsat bulmuşçasına ödeşmeye çalışıyor?
Bu neyin hıncıdır?'' Cem Küçük'ün "İsrailli devlet görevlileri İran'a, 'Sıra sende' diyorlar" şeklindeki paylaşımına da değinen Tuna, "O soykırımcı görevliler Türkiye'ye de çok şey diyorlar, onları ne yapacağız peki?" sorusunu yöneltti.
Tuna ayrıca, Küçük'ün "Avrasyacılar ve Rusçular şaşkın" analizine karşılık, ''Üstü "çizilmiş" kesimler üzerinden sörf yapmak tam bir kurnazlık.
Ne demek, "Bizdeki Avrasyacılar, Rusçular şaşkın, adamları indirildi..." Hazır kaptırmışken, Maduro'nun her daim arkaladığı Filistinliler ve Hamas da şaşkın deseymiş ya!
Zira, Hamas yönetimi Maduro'nun kaçırılmasını güçlü bir şekilde kınadı.'' ifadelerini kullandı.
Yazısında Ekrem İmamoğlu ve Abdullah Gül'ün konuya yaklaşımlarını da eleştiren Tuna, Cem Küçük'e seslenerek, " Cem Küçük dostumuz madem Maduro'nun esir alınmasına bu kadar sevindi; "Maduro da demokrat değilmiş, otoritermiş..." diyen İmamoğlu gibi biraz daha usturuplu sevinseydi bari.
Yahut eski cumhurbaşkanımız Abdullah Gül gibi, "Maduro muteber adam değildi ama bu yöntemle indirilmesi meşru olmayan yollara kapı aralar..." demeye getirmekle yetinseydi. (AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in tepkisi ne kadar yerindeyse, Dışişleri Bakanlığımızın "taraflara itidal çağrısı" da o kadar yersizdi.
Ortada "taraflar" diye bir şey yok.
Tecavüz eden ve edilen var.
Nokta.) Gelgelelim...
Herkes biliyor ki Maduro'nun "muteber" olmasına engel olan tek "suçu" siyonizme karşı direnişi alabildiğine savunmasıdır.
Her fırsatta müstevlilere "Bizi neden desteklemiyorsunuz" diye sitem eden Özgür Özel de lagaluga ediyor.
ABD'nin Venezuela'ya yaptığı haydutluğuna onay vermişçesine açıklama yapan (üyesi olmakla övündüğü) Sosyalist Enternasyonal ne ki kendisi ne olsun! '' değerlendirmesinde bulundu. 'ABD MAFYADAN BİLE DAHA GAYRİMEŞRU' ABD'nin eylemini "kaynak odaklı haydutluk" olarak tanımlayan Salih Tuna, operasyonun yöntemini eleştirdi: Washington'un kaynak odaklı haydutluğu, ülkelerin egemenlik haklarını hiçe sayan bir mülkiyet iddiasına dönüştü.
Kaldı ki, mafya bile kadınlara dokunmaz.
ABD, mafyadan bile daha gayrimeşru bir yöntemle bağımsız bir devletin başkanını ve eşini yatak odasından "kaldırdı".
Satın alınmış bürokratlar ve ekonomik sabotajlar üzerinden yürütülen bu kuşatma, Latin Amerika gibi direnç geleneği köklü coğrafyalarda sert bir duvara çarparsa kimse şaşırmasın.''