Haber Detayı
Tarihe not düşelim: ABD saldırganlığına kılıf arayanlar... Liberal solcular ve liberal muhafazakarlar buluştu...
ABD’nin Venezuela’yı bombalaması ve Devlet Başkanı Maduro’yu alıkoymasından sonra liberal görüşleriyle bilinen yazarlar bahaneyi Maduro’da buldu… İşte o yazılardan örnekler.
Karar yazarı Akif Beki Maduro’yu ‘popülist şovmen, sahte kahraman!’ diyerek hedef aldı:ABD'ye kafa tutması, bağımsızlık mücadelesi bayrağına sarılıp ayakta kalmak içindi, sahte kahramanlıktı.
Halkına kaybettirme, açlığa mahkum etme pahasına kazanmaya çalıştı.
Bu sonu kendisi hazırladı, önce o ülkesini sattı, sonra da ülkesi onu.
İki kötü arasında bir tercih yapmaya niye mecbur hissedelim?
Ne Maduro ne Trump, der geçeriz….
Maduro'nun gücü halkına, Trump'ın gücü Maduro'ya yetiyor.
Zorbalık, haydutlukta yarışıyorlar.
Biri antiemperyalist, diğeri emperyalist geçiniyor.
Dinsizin hakkından imansız gelir, al birini vur ötekine…”Beki, yazısında MHP Lideri Bahçeli’nin sosyal medya paylaşımını hedef aldı: Maduro'nun uğradığı son darbeyi bizdeki 15 Temmuz darbe girişimi alçaklığına bile benzetmeyi doğru bulmam.
O kadar da değil, hak etmiyor…TAHA AKYOL MADURO'YU TRUMP'LA EŞ TUTTU Karar gazetesinin başka bir yazarı Taha Akyol da Trump’la Maduro’yu eş tutarak şöyle yazdı:Maduro ve selefi Hugo Chavez kirli diktatörlerdi.
Dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip Venezuela’yı Körfez kadar zengin yapabilirlerdi.
Fakat popülist ve maceracı politikalarla mahvettiler.Bizde 1970’lerdeki “MDD hareketine” benzeyen ve cunta-seçim gelgitleriyle çalkalanan Üçüncü Dünya solculuğu ile petrol gelirlerini “halka vermek” yoluna gittiler; tamam da bu ithalatı, üretimden ucuz hale getirdi… Dış açık hızla büyüdü.Emperyalizmle mücadele olarak Amerikan petrol şirketlerini kovdular, tesislerine tazminatsız elkoydular; tamam da petrol çıkarma, depolama işini kendileri yapamadılar; bu kapasiteleri yoktu…Maduro Çin’e yanaştı.
Çin, petrolünün yüzde 17’sini Venezuela’dan alıyordu.
Petrol üretimi bir zamanlar günde 3 milyon varile çıkmış olan Venezuela’nın üretimi 650-700 bin tona düştü.
Emperyalizmle mücadele tamam da bunun için de akıl, bilgi ve alt yapıyı iyi hazırlamak gerek.” ERTUĞRUL ÖZKÖK: İRAN İÇİN DE AĞLAMAM!
Faturayı Maduro’ya çıkaran isimlerden biri de Ertuğrul Özkök oldu: “Seçim darbesi ile hüküm süren bir diktatör, bir başka ülkenin diktatörlük meraklısı çılgın liderince dış darbe ile indirildi.
Böyle bir durumda ne Maduro için ağlarım, ne öteki liderin yaptığını onaylarım.
İki darbeden birinin yanında olmak zorunda değilim.” Özkök yazısında İran’a yönelik bir saldırı olursa da alacağı tavrı şöyle anlattı: “Yarın İran’daki o faşist Molla rejimi çökerse onlar için de gözyaşı dökmem (…) 75 yıl önce bağımsızlığını almış ülkelerin yolsuzluk batağına batmış liderleri yöneticileri ülkelerinin zavallı durumunu ya “Üst akıl” ya “Emperyalizm-kolonyalizm” masalları ile uyuttular.” ORAL ÇALIŞLAR'A GÖRE MADURO DESPOT Oral Çalışlar da Maduro’yu yerme yarışına Posta gazetesindeki yazısından şöyle katıldı: “Yoksulların sözcüsü olarak yola çıkan Maduro, demokrasi-hak-hukuk-adalet gibi noktalarda duyarsızlaştı.
Sonunda da halkını daha da büyük yoksulluğa mahkum etti.
Geçmişte dünya yoksullarının umudu olan Maduro, bir halk devrimcisinden, bir despota dönüştü.
Seçim hileleri, uyuşturucu ticareti, açlık, sefalet, 1 dolardan düşük seviyedeki resmi asgari ücret, adaletsizlik, hukuksuzluk…” T24 YAZARI ÖKTEM, MADURO'YA 'KIRIK NOT' VERMİŞ T24 yazarı Hasan Servet Öktem de Maduro’ya ‘kırık not çıkarma’ çabasıyla öne çıktı. “Askeri harekâttan ötürü Trump’ı fazlasıyla kınayalım, ama Maduro’ya da kırık not vermeyi unutmayalım” diyen Öktem yazısında şunları belirtti: “Maduro yönetimini savunmak da mümkün değil.
Koltuğunu korumak üzere her şeyi yapmaya hazır bir lider New York'a götürülen elleri kelepçeli zat.
Zengin bir ülke nasıl fakirleştirilir, mağdur halk kesimleri ülkeyi nasıl terk etmek zorunda bırakılır, seçimleri kazanmak amacıyla muhalefete ne tür baskı yapılır, suallerinin cevapları için Maduro'nun Venezuela'sına bakmak yeterli.”CEM KÜÇÜK'E YANIT SALİH TUNA'DAN Gazeteci Cem Küçük de sosyal medya paylaşımlarında, Maduro’nun alıkonulmasına yönelik paylaşımları ve ABD saldırganlığını Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik özel operasyonuna benzetmesinden dolayı tepki çekti.
Küçük’e yanıt Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna’dan geldi. “Cem Küçük adlı gazeteci arkadaşımız, ABD’nin Venezuela'ya tecavüzü sonrası zafer sarhoşluğuyla coşmuş” diyen Tuna yazısında şunları kaydetti: “Bu neyin hıncıdır?
Bir de acayip bir iştiyakla, "İsrailli devlet görevlileri İran'a, 'Sıra sende' diyorlar..." şeklinde paylaşım yapıyor. "İsrailli devlet görevlileri" he mi?
O soykırımcı görevliler Türkiye'ye de çok şey diyorlar, onları ne yapacağız peki? (…) Ne demek, "Bizdeki Avrasyacılar, Rusçular şaşkın, adamları indirildi..." Hazır kaptırmışken, Maduro'nun her daim arkaladığı Filistinliler ve Hamas da şaşkın deseymiş ya!
Satın alınmış bürokratlar ve ekonomik sabotajlar üzerinden yürütülen bu kuşatma, Latin Amerika gibi direnç geleneği köklü coğrafyalarda sert bir duvara çarparsa kimse şaşırmasın.” Odatv.com