Haber Detayı

Siyasi analistlerden uyarı: Putin'in yerinde olsam 'Zelenskiy’i nasıl kaçırabilirim’ diye düşünürüm
Dünya nefes.com.tr
06/01/2026 14:36 (1 gün önce)

Siyasi analistlerden uyarı: Putin'in yerinde olsam 'Zelenskiy’i nasıl kaçırabilirim’ diye düşünürüm

Uzmanlara göre ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması, Moskova ve Pekin’e kendi etki alanlarında güç kullanmak için gerekçe sunabilir.

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu askeri bir operasyonla kaçırması, yalnızca uluslararası hukuku değil, ABD’nin kendi siyasi ve hukuki sınırlarını da hiçe sayan bir adım olarak değerlendirilirken, birçok uzman da bu durumun küresel ölçekte benzer güç gasplarını normalleştirme tehlikesi yarattığına dikkat çekti.Katar’daki Hamad Bin Halife Üniversitesi Kamu Politikaları Fakültesi’nden Profesör Sultan Barakat, Al Jazeera’ye yaptığı değerlendirmede, uluslararası hukuka göre bir devletin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin BM Şartı’nın 7.

Bölümü kapsamında yetkilendirmesi olmadan başka bir egemen devletin liderini zorla görevden alamayacağını ya da kaçıramayacağını vurguladı.11 Eylül sonrası dönemde sınır ötesi operasyonların yalnızca “terörle mücadele” kapsamında sınırlı meşruiyet kazandığını söyleyen Barakat, Maduro’nun İran, Hizbullah veya Filistinli gruplarla ilişkilendirilerek ABD Terör Yasası kapsamına sokulmaya çalışılmasını ise “zayıf ve zorlamalı bir meşrulaştırma çabası” olarak nitelendirdi.'KAÇIRMAK İSRAİL TAKTİĞİ'İsrail’in yıllardır düşman olarak gördüğü isimlere ve Hamas yöneticilerine karşı sınır ötesi kaçırma operasyonları yürüttüğünü hatırlatan Barakat, ABD'nin bu konuda İsrail’den cesaret aldığını söyledi.Bu emsalin Rusya ve Çin’e de gerekçe sunabileceğini belirten Barakat, “Ben Putin'in yerinde olsam ‘Zelenskiy’i nasıl kaçırabilirim’ diye düşünürdüm.

Çin de Tayvan konusunda benzer bir yaklaşımı gündemine alabilir” dedi.Barakat, Venezuela’da atılan bu adımın mevcut uluslararası düzeni ciddi biçimde zayıflattığını vurgulayarak “Görünen o ki, bağımsız siyaset yapmanın tek yolu nükleer silaha sahip olmak gibi algılanıyor.

Bu da dünyayı çok daha tehlikeli bir noktaya taşır” değerlendirmesinde bulundu.Dış politika uzmanlarına göre Trump’ın “güçlü olan haklıdır” anlayışına bu yaklaşımı, Washington’ın rakiplerine de benzer adımları meşrulaştırma imkanı sunuyor.Brookings Enstitüsü’nden Rusya uzmanı Fiona Hill, “Eğer biz kendi arka bahçemizde saldırgan olma hakkına sahipsek, neden onlar da olmasın?” değerlendirmesinde bulundu.

Hill’e göre Trump’ın son söylemleri, “her şeyin pazarlık konusu olabileceğini” gösteriyor ve Rusya’nın bu tür jeopolitik takasları yeniden gündeme getirmesine kapı aralıyor.Brookings Enstitüsü’nden Ryan Hass’a göre ise Trump yönetimi, uluslararası hukuku ihlal etmeye daha istekli bir görüntü vererek, Çin ve Rusya üzerindeki baskıyı azaltmış durumda.

İlgili Sitenin Haberleri