Haber Detayı

Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması
Politika haberler.com
06/01/2026 16:21 (1 gün önce)

Hatimoğulları, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu Açıklaması

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yatağından kaçırılıp alıkonması, hiçbir devletin, siyasetçinin ve halkın güvende olmadığının en çarpıcı kanıtıdır.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yatağından kaçırılıp alıkonması, hiçbir devletin, siyasetçinin ve halkın güvende olmadığının en çarpıcı kanıtıdır.

Bunu kabul etmek mümkün değildir.

Uluslararası hukuku tanımayan bu korsanvari tutumu asla kabul etmiyoruz." dedi.Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarına değinerek iktidarın bu gelişmelere yakışacak adımları atmadığını, toplumsal beklentileri henüz karşılayamadığını ileri sürdü.Demokrasiyi bu topraklara armağan edeceklerine yürekten inandıklarını, bu güvenle 2026'ya girdiklerini dile getiren Hatimoğulları, "Süreç belirsizliklerle yönetiliyor, zamana yayılıyor.

Bu barışı ilerletmiyor.

Barış süreci, belirsizliğe terk edilemez, zamana yayılamaz, başka siyasal dosyaların gölgesine sıkıştırılamaz." diye konuştu.Siyasi partilerin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna raporlarını teslim ettiğini anımsatan Hatimoğulları, ortak raporun konsensüsle yazılması ve rapor hazırlanırken kırmızı çizgileri dayatmak yerine çözüme hizmet edecek bir perspektif sunulması gerektiğini kaydetti.Türkiye'nin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmeler de yapan Hatimoğulları, 2026'nın açlık yılı olacağını, ülkenin dört bir tarafının açlık ve yoksullukla boğuştuğunu, Türkiye ekonomisinin tarihin en büyük krizleriyle karşı karşıya olduğunu savundu.AK Parti hükümetlerinin ekonomi politikalarını eleştiren Hatimoğulları, sosyal yardıma muhtaç hane sayısının 4,5 milyona ulaştığını, 1 milyondan fazla çocuğun okula sosyal yardımlar olmadan gidemediğini, Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcunu ödeyemeyenlerin sayısının 9,5 milyona dayandığını söyledi.Memur ve emeklilere yapılan zam oranlarına değinen Hatimoğulları, "Bu memur, emekli ne yesin?

Taş mı yesin?

Taş mı kaynatsın tenceresinde?" sorularını yöneltti."Hedef bir kuşatma stratejisidir"ABD yönetiminin askeri müdahaleyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasına değinen Hatimoğulları, şu değerlendirmede bulundu: "ABD'nin Venezuela'ya saldırıları, kullandığı yöntemler, uluslararası hukuku hepten tanımaması, 21. yüzyılda emperyalizmin gelebileceği sınırları bizlere göstermektedir.

Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun yatağından kaçırılıp alıkonması, hiçbir devletin, siyasetçinin ve halkın güvende olmadığının en çarpıcı kanıtıdır.

Bunu kabul etmek mümkün değildir.

Uluslararası hukuku tanımayan bu korsanvari tutumu asla kabul etmiyoruz.

Venezuela'da yaşananlar 'uyuşturucuyla mücadele, narkoterör' gibi söylemlerle meşrulaştırılmaya çalışılıyor ama gerçekte hedeflenenin ne olduğunun farkına varılmalıdır.

Burada hedeflenenin rejim değişikliği, özellikle Çin-Rusya nüfuzunu kırma, İran'a mesaj verme, enerji denkleminde ve çok kutuplu hale gelen yeni dünya düzeninde ABD'nin kendi üstünlüğünü tahkim etme adımları olarak görmek gerekiyor.

Yani hedef bir kuşatma stratejisidir.

Şimdi de ABD, Grönland'ı, Kolombiya'yı ve Küba'yı benzer bir kuşatmayla tehdit etmektedir."Hatimoğulları, bir halkın egemenliğini hedef alan dış kuşatmayı ve halkı baskıya mahkum eden bir yönetim anlayışını kabul etmediklerini, dış müdahale ile statükonun içeride baskı yapmasının çözüm olmayacağını belirtti.Milyonlarca insanın emperyalist ve kapitalist sistemin ağır tehdidi altında olduğunu ifade eden Hatimoğulları, Orta Doğu'daki gelişmelere de dikkati çekti.Orta Doğu'nun yeni yangın yerinin İran olduğunu dile getiren Hatimoğulları, şöyle devam etti: "İran rejimi demokratikleşmeyi reddetti.

Hakkı, hukuku sağlamıyor.

Kadınlara saldırmaya devam ediyor.

Milyonlarca insan açlıkla ve yoksullukla karşı karşıya ve hakkını aramak için şimdi sokaklarda, meydanlarda.

Emperyalist güçlerin bölgede kurdukları oyunun, bölgeyi yeniden dizayn etme hamlelerinin de farkındayız.

Başta İran ve Türkiye olmak üzere oynanan bu oyunları boşa düşürmek istiyorsa, bu iki ülkenin atması gereken adımlar nettir.

İçerideki baskılara son vermek...

Özellikle hem Türkiye hem İran için bu yaşanan konjonktürel gelişmeler emperyalizmin bölgedeki yeniden bölgeyi dizayn etme politikalarına karşı bir tavır ortaya konulacaksa, bilinsin ki evinizin içini düzeltmeniz gerekiyor.

Bu hakikat tüm Orta Doğu ülkeleri için geçerli.

Düşman kapınızı çaldığında hızla dağılmamak ve evinizi hızla toparlayabilmenin yolu, evinizin içini demokrasi, barış, adalet ve özgürlükle doldurmanızdır.""Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'yi etkilediğinin farkındayız"Suriye'deki gelişmelere de değinen Hatimoğulları, hükümet kanadından yapılan bazı açıklamaları aktararak, "Biz bir kez daha diyoruz ki, bu tehdit dilinden vazgeçin.

Bu süreç tehditle, tehdit dilini öne çıkartarak ilerletilebilecek süreçler değil.

Suriye halklarının bize ihtiyacı var, tehditlere değil." görüşünü savundu.MHP yöneticilerine de seslenen Hatimoğulları, "Tehdit dili bölgeye barış getirmez.

Artık silahların değil, diyaloğun konuştuğu bir döneme ihtiyacımız var.

Herkesin bu görev ve sorumluluğu bir an dahi unutmadan hareket etmesi çok önemli.

Suriye'de sağduyulu çözümlerle, birlikte yaşamdan yana olanların sesini duymak gerekiyor, bastırmak değil." ifadelerini kullandı.Hatimoğulları, Suriye'den Türkiye'ye uzanan esas tehlikenin terör örgütü "IŞİD" olduğunu belirterek Yalova'da DEAŞ terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonu anımsattı.Yalova'daki çatışmada hayatını kaybeden polislere rahmet, ailelerine başsağlığı dileğinde bulunan Hatimoğulları, daha önce Ankara'daki gar patlaması ve Şanlıurfa'nın Suruç ilçesindeki canlı bomba saldırısı gibi olayların üzerine gidilmesi durumunda bunun yaşanmayacağını savundu.Hatimoğulları, toplantı çıkışında gazetecilerin sorularını cevapladı.Bir gazetecinin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına ilişkin sorusuna Hatimoğulları, şu yanıtı verdi: "Suriye'deki gelişmelerin Türkiye'yi etkilediğinin elbette farkındayız.

Türkiye'de devam eden bir süreç var, barış ve demokratik toplum süreci.

Bu sürecin en sağlıklı şekilde ilerlemesini biz son derece önemli buluyoruz.

Burada sağlıklı bir ilerlemenin kaydedilmesi halinde bunun eminiz ki Suriye'ye de olumlu yansıması olacaktır."Şam yönetimiyle Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG arasındaki görüşmeleri anımsatan Hatimoğulları, "Burada bir mutabakat arayışı karşılıklı bir şekilde devam ediyor.

Burada Türkiye'ye düşen en önemli görev, Suriye'deki gelişmelerin bir demokratik entegrasyon zemininde hayat bulmasına katkı sağlamaktır.

Orada mevcut özerk yönetimin entegrasyon süreciyle ilgili atılan adımlar ve görüşmelerin devam ettiğinin altını çizmemiz lazım.

Bu görüşmeler devam ederken bu tarz açıklamalar iyi olmuyor.

Tehdit dili bu süreci ilerletebilecek bir dil değil." değerlendirmesinde bulundu.

İlgili Sitenin Haberleri