Haber Detayı
İran’da 'Sıradaki hedef Tahran mı' tartışması
ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırması, İran’da Beyaz Saray’ın bir sonraki hedefinin İran olup olmadığına ilişkin tartışmaları gündeme getirdi.
İran’da ekonomik tıkanıklığın tetiklediği rejim karşıtı protestolar devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump, önceki gün Tahran’a yönelik askeri müdahale tehdidini yineledi.Trump, pazar gecesi yaptığı açıklamada, daha fazla protestocunun hayatını kaybetmesi halinde İranlı yetkililerin “çok sert şekilde vurulacağını” söyledi.Karakas’ta bir askeri tesisteyken ABD tarafından kaçırılan Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ardından, İran’da İslam Cumhuriyeti’nin Washington’un bir sonraki hedefi olup olmayacağına dair tartışmaları tetikledi.İRAN BASINI KONUYA NASIL BAKIYOR?Muhafazakar medya, İran’ın Venezuela’nın kaderiyle karşı karşıya kalmasının mümkün olmadığını vurgulayan yayınlar yaptı.Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in kıdemli danışmanlarından Ali Şamhani’ye yakınlığıyla bilinen Nour News, İran’ın “azami baskı” politikası kapsamında hedef ülkeler arasında yer aldığını ancak “Venezuela tarzı doğrudan bir askeri operasyonun bir sonraki hedefi olmadığını” yazdı.
Haberde, İran’ın sahip olduğu bölgesel müttefik ağı ve “stratejik derinliğin”, olası bir saldırıyı “çok taraflı ve kontrol edilemez bir krize” dönüştürebileceği savunuldu.İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı Javan gazetesi İran’ın “sadık askerleri, ulusal birliği, stratejik derinliği, bölgesel nüfuzu ve çeşitlendirilmiş ekonomisi”yi nedeniyle, “Venezuela ile kıyaslanamayacağı” değerlendirmesinde bulundu.Sertlik yanlısı Vatan-e Emrooz gazetesi ise ABD ordusunun İran’da Venezuela’dakine benzer bir baskın düzenleyebilecek kapasiteye sahip olup olmadığı üzerine bir analiz yayımladı.Jahan haber sitesi de Washington’un İran’a saldırmak için “yeterli gerekçe ya da bahane”ye sahip olmadığı yorumuna yer verdi."GELİŞMELER YÖNETİCİLER İÇİN DERSLER İÇERİYOR"Ancak Maduro’nun akıbetinin İran’ın dini lideri için de uyarı niteliği taşıyabileceğini ima edenler de var.
Reformist yorumcu Ahmad Zeidabadi, İran’daki sistemsel katılığın ve uyum sağlayamama sorununun, ülkeyi iç ve dış baskılar karşısında benzer bir kırılganlığa sürükleyebileceği uyarısında bulundu.İranlı Orta Doğu uzmanı Halil Aghapour ise Aralık 2024’te görevden uzaklaştırılan eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile Maduro’nun İran ve Rusya tarafından desteklendiğini hatırlatarak, bu gelişmelerin yöneticiler için dersler içerdiğini belirtti.İranlı akademisyen Ali Şerifi Zarchi, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda Maduro’yu hedef alarak, “Büyük petrol zenginliğine rağmen halkını yoksul bırakan bir diktatör daha tarihin çöplüğüne katıldı” ifadelerini kullandı.Gazeteci Amir Hüseyin Mosalla ise Maduro’nun durumunu, “Birbirlerinin kaderinden ders almayan diktatörlerin kaçınılmaz sonu” olarak niteledi ve Venezuela liderinin halk protestolarını görmezden geldiğini savundu.Tartışmalar, İran’da son haftalarda artan protestoların gölgesinde ilerliyor.
Ulusal para biriminin değer kaybı ve azalan alım gücü nedeniyle başlayan gösteriler İran’da 20’den fazla eyalete yayılırken, insan hakları örgütlerine göre 28 Aralık’tan bu yana en az 35 protestocu hayatını kaybetti.
Trump, ilk ölüm haberleri öncesinde yaptığı açıklamalarda “barışçıl protestocuların” öldürülmesi halinde ABD’nin askeri müdahalede bulunacağını söylemişti.