Haber Detayı

Gazetecilik üzerine tartışmalar
Burçak evren aydinlik.com.tr
07/01/2026 00:00 (1 gün önce)

Gazetecilik üzerine tartışmalar

Gazetecilik üzerine tartışmalar

Onca yoğun gündemin içine bir de gazetecilik mesleği eklendi.

Ya da gündemdeki bazı gazetecilerin özne konumuna gelmesi ister istemez peşinden gazeteciliğin de kendisiyle ödeşme durumunu körükleyerek gündemin bir parçası olmasını kaçınılmaz yaptı.

Aslında gazeteciliğin ne olup olmadığı, ya da nerede başlayıp nerede bittiğine ilişkin tartışmalar bu alandaki her olumsuzlukta karşımıza çıkan bildik, tanıdık, ezberledik ancak hiçbir zaman sonuçlandırılamayan mesleki bir alışkanlık haline gelmişti.

Bu kez bu tartışmalar farklı görüşlerdeki gazetecilerin de katılmasıyla daha geniş bir alana yayıldı.

Anadolu’da yaygın olan bir söz vardır “araba devrilince yol gösteren çok olurmuş” diye…Gazetecilik mesleği de öyle bir şey.

Mesleğin büyükleri hep yinelemezler miydi?

Gazeteciliğin değişken bir meslek olup “vezir” yatılıp “rezil” kalkılacağını… Önceleri hiç önemsemeyip ciddiye almadığımız bu söz günümüzde neredeyse bir gerçek oldu… Çok doğal olarak gazetecilik mesleğindeki hemen hemen tüm tartışmalar bu alandaki çürük elmaların ortaya çıkmasıyla başlıyor.

Önceleri meslek ahlâkı yüzünden bunlar meslek içinde kalırken şimdilerde çok kısa sürede yayılarak çok katılımlı ve dolayısıyla da çok yorumlu çetrefilli bir hal alıyor.

Nedense bu tartışmaların büyük bir kısmında mesleki kuruluşlar çoğunlukla sessiz kalmayı ya da kısa, bildik cümleler içeren bildirilerle yetinmek zorunda kalıyor.

Bir de gazetecilik üzerine çıkan tartışmaların neredeyse tümüne yakını yazılı basında değil de görsel basın alanında oluyor.

Her ne kadar iki alan a sembiyotik bir görünümü içerse de uygulama aşamasında birbirlerinden oldukça farklılıklar ortaya koyuyor.

Önceleri yazılı basın görsel basını besleyip etkilerken, günümüzde görsel basın yazılı basının çok ötelerinde bir yerlerde seyrediyor.

Üstelik bu mesleğe ilişkin olayların neredeyse tümüne yakını da bu alanda oluyor.

Ya da bu alandaki işleyiş, insan ilişkileri, gazetecilik anlayışının dışına taşan durumlar ve tabii bunların beraberinde getirdiği hırslar, ayak oyunları, rekabetler, yer kapmalar vs. bu tür tartışmaların nedeni/odağı haline geliyor.

Ya da getiriliyor… Bundan önceki gazeteciliğe ilişkin tartışmalara neden olan skandallar -ya da özet olarak istenmeyen ve de arzulanmayan bir dizi olaylar- görsel basında başlamış ve çoğunlukla da o alanın olumsuzluk içeren durumlarına ilişkin olmuştu.

Günümüzde yapılan tartışmaların büyük bir kısmı da yine aynı yönde.

Sanırım bu durumdan kaynaklanan tartışmaların ne kadarının gazetecilik mesleğini ilgilendirdiği de ayrı bir sorun.

Yazılı basın her geçen gün kan kaybederken görsel basında bu tür olayların ortaya çıkıp gazeteciliği tartışmaların içine sürüklemesi elbette ki gazeteciliğin kimi sorunlarının çözüme ulaştırılması gibi soylu hedefler taşımıyor.

Kimi zaman kişisel kaprisler, güç zehirlenmeleri, işin doğasında bulunan köşe kapmalar, patron ya da iktidara yakınlık vs… Tüm bu ve buna benzeyen durumlar, yazılı basındaki edilgin ve sessizliğe karşı görsel basında büyük tartışmaların ortaya çıkıp alevlenmesine zemin hazırlıyor.

Ne var ki bu kargaşa içinde sorunlar çözülmüyor, aksine sorunlara çözüm diye getirilenler, derken sorunlardan daha büyük bir sorun olarak durumu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.

Oysaki gazetecilik mesleği değişen koşullarda kendini değişim ve dönüşümlere uğratabilecek bir esnekliğe ve birime sahip olmayı zorunlu kılan bir meslektir.

Bu alana ilişkin sorunlar yalnızca skandallar ya da buna benzer olumsuzların uzantısında gündeme gelmemeli, aksine kendi içinde ciddi bir şekilde tartışılarak sonuca gidilmelidir.

Ancak bizim coğrafyamızda araba devrilmeyince yol gösteren de yol soran da pek olmuyor… Bu da bir başka sorun… Sanıyorum bu meslekteki en büyük sorun; sahipsiz yaşayamamanın onursuzluğunu içlerden bir türlü söküp atamamanın edilginliğinde düğümleniyor.

Bu sahipler de çoğunlukla ya siyasal bir iktidar ya da patron, bazen de güçlü bir ağabey ile ne yazık ki etek boyları  oluyor…

İlgili Sitenin Haberleri