Haber Detayı
ABD’nin siyah petrol savaşı
ABD bunu ilk kez yapmıyor.
Darbelerden savaşlara yakın tarihte defalarca Latin Amerika’yı farklı yöntemlerle tasarlamaya çalıştı.
Zaman zaman başarılı oldu.
Bazen büyük fiyaskolara imza attı.Venezuela operasyonu da Maduro’nun tereyağından kıl çeker gibi kaçırılması dışında sürpriz değildi.Uluslararası hukuka uygun muydu?
Tabii ki hayır.
Ama 23 yıl önceki Irak harekâtı uygun muydu ya da geçen yaz İran’ın vurulması?
Ya da 1970’lerde Latin Amerika’da diktatörleri iktidara taşıyan Condor Planı’nın uygulanması?Aslında Trump, küresel bir narko-terör savaşı gibi başlattığı operasyonun hemen sonrasında tam da kendi tarzını yansıtan iki kritik cümleyle olan biteni özetledi:1- Venezuela’yı biz yöneteceğiz.2- Yeraltından muazzam miktarda servet çıkaracağız.FARKLI HAM PETROLLER FARKLI SAVAŞLARYoğunluğu esas alındığında ham petrol hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılıyor.
Hepsinin farklı rafinerilerde ayrıştırılmaya ihtiyacı var.Temel olarak üçü de yakıt olmasına rağmen farklı alanlarda kullanılıyor.ABD’nin son dönemde kayaları kırarak çıkardığı petrol, “hafif petrol” sınıfında.Bu, yeşil koyu bir sıvı.
Lojistiği daha kolay, üretimi daha maliyetli, kalitesi daha yüksek.Petrol fiyatları yüksekken sorun yok ama fiyatlar pandemi döneminde olduğu gibi düşerse üretim, maliyeti karşılayamaz hale gelebiliyor.Ağır petrol ise kapkara bir çamura benziyor.ABD’nin petrol ithalatının büyük çoğunluğunu ağır petrol oluşturuyor.Bu petrol ülkenin güneyindeki Teksas ve Louisiana’daki rafinerilerde işleniyor.
Bu rafinerilerin sorunsuz bir şekilde çalışması Amerikan ekonomisinin işlemesi açısından hayati öneme sahip.Tesadüf olmasa gerekir ki bu iki eyaletin hemen güneydoğusundaki Venezuela, 300 milyar tonluk potansiyeliyle yeryüzünün en büyük ağır petrol rezervine sahip.O yüzden Venezuela petrolü, Trump’ın lojistik maliyeti düşük, kârlı ve Amerikan ekonomisinin çarklarını çevirmeye yarayacak kritik hamlesi.PETROL İÇEN DEV EKONOMİABD son 10 yıldır dünyanın en çok petrol üreten ülkesi.
Bugün neredeyse Suudi Arabistan’ın iki katı petrol üretiyor.Peki bu kadar petrol çıkarıyorsa Venezuela petrolüyle ne işleri var?En büyük üretici ama aynı zamanda en çok petrol ithal eden ülke.
Çünkü bu dev ekonomiye kendi üretimi yetmiyor.ABD 2000’lerin başında hidrolik çatlatma yöntemiyle petrol üretiminde bir devrime imza attı.
Taşları kıra kıra yer kabuğunun en çetin noktalarından muazzam bir petrol üretimine başladı.
Bu sayede son 15 yılda ithal ettiği petrolü yüzde 40 oranında azaltmış oldu.Buna rağmen hâlâ günlük 6 milyon varil ithal petrole ihtiyacı var.CHAVEZ, MADURO VE TRUMPVenezuela 1976’da petrol endüstrisini millileştirmeden önce, Exxon Mobil ve Gulf Oil gibi Amerikan şirketleri ülkedeki başlıca aktörlerdi.1990’larda Amerikan şirketleri tekrar petrol üretimini üstlendi.
Ancak ABD’nin başarısız darbe girişimini atlatan Hugo Chavez, 2007’de Venezuela petrolünü kamulaştırdı.
Amerikan şirketlerinin bütün varlıklarına el koydu.Chavez, 2013’te yaşamını yitirdiğinde ardında bugüne göre çok daha istikrarlı bir Venezuela bıraktı.Maduro’yu hedef alan operasyon sırasında Chavez’in naaşının bulunduğu mozolenin vurulması tesadüf olmasa gerek.Trump, “Amerikan şirketlerinin haklarını çalan” Bolivarcı yönetimden intikam almak istediğini son zamanlarda sürekli tekrarlıyordu.Chavez’in halefi Maduro dönemi ise tam anlamıyla kaotikti.Seçimle iktidara gelen Maduro’nun 2017’de parlamentoyu baypas etmesi ülkede dengeleri değiştirdi.
Uluslararası hiçbir bağımsız kurumdan onay alamayan son seçimlerde katılım oranının yüzde 15 civarında kaldığı düşünülüyor.
Venezuela, bu dönemde siyasi istikrarda olduğu gibi petrol üretiminde de büyük gerileme yaşadı.ABD bir kez daha hukuk yerine sert güç kullanarak gerçekleştirdiği operasyonla Latin Amerika kasetini kendisi açısından başa sarmış oldu.HEDEF: VENEZUELA’NIN AĞIR PETROLÜABD’nin güneyindeki rafinerilerin ağır ham petrole ihtiyacı var.
Bu, Amerikan ekonomisi için olmazsa olmaz nitelikte.Trump, Maduro operasyonuna ilişkin ilk basın toplantısından itibaren Amerikan petrol şirketlerinin yıllardır kaybettiği hakları geri alacağını söyledi.Venezuela’da Maduro döneminde petrol çıkarma ruhsatı olan tek Amerikan şirketi Chevron bu duruma temkinli bir açıklamayla yaklaştı.Bazı enerji uzmanları, Venezuela’daki altyapı sorunları nedeniyle petrol üretiminin Trump’ın istediği hızda gerçekleşmeyeceğini söylüyor.Ama Trump, “Biz yöneteceğiz” diyerek ülkede kalıcı olma niyetini ortaya koydu.ABD’nin güç gösterisi yaptığı bu operasyonun ardından Venezuela’da Bolivarcı çizgide bir yönetim oluşmasını beklemek naiflik olur.
Tabii kısa sürede bütün işlerin çözüleceğini beklemek de öyle.Trump’ın bu hamlesiyle ABD’nin kuzey komşusu Kanada da belki rahat bir nefes almıştır.
Çünkü ABD’nin en büyük ağır petrol ithal ettiği ülke, Trump’ın bir eyalet olarak gördüğü Kanada.Kim bilir Venezuela’da istediği petrolü bulamazsa belki bir sonraki hedef Kanada olur ya da yanı başındaki Grönland.
Söz konusu Trump olunca insan imkânsız diyemiyor.