Haber Detayı
Bakan Göktaş: Türkiye'nin doğurganlık hızı kritik eşiğin altına düştü
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu'ndan faydalanan 4 bin 715 gencin 4 bin 765 çocuğu dünyaya geldiğini belirterek, "Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri, Aile ve Gençlik Fonu'nun işlevselliği açısından da son derece umut verici" dedi. Göktaş, bugün tüm araştırma sonuçlarının Türkiye'nin doğurganlık hızında kritik bir eşiğin altına düştüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bakan Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri'nde basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.Burada konuşan Göktaş, demografik görünüm ve nüfus yapısı, nüfus politikalarında tarihsel dönüşüm, evlenme ve anne olma yaşı, hanelerdeki çocuk sayısı, Aile ve Gençlik Fonu ve çocukları dijital dünyanın zararlarından korumak için yapılan çalışmalara ilişkin konulara değindi.Göktaş, bugün tüm araştırma sonuçlarının Türkiye'nin doğurganlık hızında kritik bir eşiğin altına düştüğünü gösterdiğini ifade ederek, "Bu düşüş sadece demografik bir veri değil, ekonomiden sosyal yapıya, çalışma hayatından milli güvenliğe kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen bir gelecek meselesidir." diye konuştu.Bu nedenle nüfus meselesini, günübirlik tartışmaların ötesinde, uzun vadeli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele aldıklarını vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:"Birleşmiş Milletler'in çok düşük senaryosuna göre, mevcut eğilimler devam ederse Türkiye nüfusu 2100 yılında 25 milyona kadar gerileyecek.
TÜİK'in düşük senaryosuna göre ise 54 milyona gerileyecek.
Bugün baktığımızda ise 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızımız, bugün itibarıyla 1,48'e gerilemiş durumda.
Ülkemiz, bu doğurganlık hızıyla Avrupa ülkelerinin düşük doğurganlık oranlarına yaklaşmış hatta Fransa'nın gerisinde kalmıştır.
Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altındadır ve bu Türkiye'yi Avrupa'nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleriyle aynı seviyeye getirmiştir.
Sadece istatistikten ibaret olmayan bu durum üretimden savunmaya, sosyal güvenlikten kalkınmaya kadar her alanı etkileyecek stratejik bir meseledir.
Bu yüzden nüfus meselesini milli güvenlik ve beka sorunu olarak ele alıyor, çok boyutlu stratejilerle nüfus artışını teşvik eden politikalar yürütüyor ve yasal düzenlemeleri birbiri ardına hayata geçiriyoruz.""Aile ve Gençlik Fonu'nu 81 ilde yaygınlaştırdık"Ortalama ilk evlenme yaşının arttığına, ilk anne olma yaşında da artış olduğuna işaret eden Bakan Göktaş, kadınlarda ilk anne olma yaşı 2001'de 25,8 iken, 2024'te ilk anne olma yaşının 29,3'e çıktığını, ilk baba olma yaşının 26'dan 28'e yükseldiğini ve bu durumun doğurganlığı da doğrudan etkilediğini aktardı.Bugün Türkiye'deki hanelerin yüzde 57'sinde hiç çocuk bulunmadığına dikkati çeken Göktaş, şunları kaydetti:"Bu oran, sadece aile yapısındaki değil, toplumsal yapımızdaki sessiz dönüşümü de göstermesi bakımından önemlidir.
Gençlerimizin evlenmesini, aile kurmasını ve çocuk sahibi olmasını desteklemeden nüfus meselesini çözemeyeceğimize inanıyoruz.
Çok yönlü çalışmalarımızla illere göre doğurganlık hızı, hane çocuk sayısı gibi pek çok parametreyi belirledik ve çalışmalarımızı bu bilimsel veriler ışığında sürdürüyoruz.
İnanıyorum ki attığımız adımlarla, hayata geçirdiğimiz projelerimizle, teşvik programlarımızla nüfus hızımızı istediğimiz seviyeye çıkaracak ve Türkiye'nin genç ve dinamik yapısını muhafaza edeceğiz."Göktaş, 2025 Aile Yılı'nda "Aile ve Gençlik Fonu"nu 81 ilde yaygınlaştırdıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:"Bugüne kadar 68 bin 763 çiftimiz bu fondan yararlanmaya hak kazandı, 8 milyar 466 milyon lira ödeme gerçekleştirdik.
Ayrıca, farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 24 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık.
Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkanı sunduk.
Önemli ve ilk kez duyuracağımız bir bilgiyi de burada sizlerle paylaşmış olayım.
Fondan faydalanan 4 bin 715 gencimizin 4 bin 765 çocuğu dünyaya geldi.
Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26.
Bu veri Aile ve Gençlik Fonu'nun işlevselliği açısından da son derece umut verici.""Aileyi, nüfusu ve sosyal yapıyı birlikte ele alan uzun soluklu bir vizyonu hayata geçiriyoruz"Göktaş, Aile Yılı'nda, doğum yardımlarında da önemli bir reformu hayata geçirdiklerini belirterek, ilk çocuk için tek seferlik doğum desteğini 5 bin liraya çıkardıklarını, ikinci çocuk için 1500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için 5 bin liralık destekleri her ay çocuklar 5 yaşını doldurana kadar düzenli olarak annelerin hesaplarına yatıracaklarını ve bu kapsamda Aile Yılı'nda, 721 bin çocuk için toplam 8,7 milyar lira ödeme gerçekleştirdiklerini aktardı."Huzurevlerindeki yaşlılarımızın yüzde 30'una ücretsiz hizmet veriyoruz"Bakan Göktaş, yaşlı hizmetlerinde önceliklerinin yaşlıların kendi evlerinde, ailelerinin yanında onurlu ve güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:"Evde bakım yardımı, gündüzlü bakım merkezleri ve Yaşlı Destek Modeli (YADES) gibi programlarla bu anlayışı sahaya yansıtıyoruz. 2007'de 'çok yaşlı' olarak tanımlanan il sayısı 19 iken, 2024'te bu sayı 59'a çıkmıştır.
Bu artık iş yükümüzü de artırmıştır ancak programlı, sistemli yürüttüğümüz çalışmalarımız sayesinde hiçbir şey zor değil.
Yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını sağlamak için önceliğimiz aile ve birey odaklı yatılı bakımdır.
Bu anlayışla Bakanlığımıza bağlı 173 huzurevinde 14 bin 885 yaşlıya hizmet sunarken, 282 özel huzurevinde de 13 bin 740 yaşlımız hizmet alıyor."2025 yılında 8 huzurevinin açılışını gerçekleştirdiklerini belirten Göktaş, "İnşallah bu yıl da 8 huzurevimiz daha hizmete girecek.
Huzurevlerindeki yaşlılarımızın yüzde 30'una ücretsiz hizmet veriyoruz.
Öte yandan Türkiye genelinde 42 Gündüzlü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezimizle de yaşlılarımızın yanındayız. 2025 yılında 517 bin yaşlı ve yaşlı yakınımıza hizmet verdiğimiz Evde Bakım Yardımı için aylık 11 bin 702 lira ödeme yapıyoruz.
YADES kapsamında da sadece 2025 yılında 42 milyon lira kaynak aktarımı yaptık. 108 bin hanedeki 162 bin yaşlımız için bu kaynak kullanıldı." diye konuştu.Göktaş, çocukların dijital alanda güvenliğini sağlamak ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, yıl sonunda kullanıma açılan "Çocuklar Güvende" web sitesi ve uygulamasıyla ailelerin ve çocukların karşılaştığı riskli durumları doğrudan iletmelerini sağlayıp, gerekli rehberlik hizmetlerini sunduklarını belirtti."Her çocuğun haklarına tam erişebildiği bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz"Göktaş, bakanlık olarak 7 gün 24 saat zararlı içerikleri tespit edip, gerekli müdahaleleri anında yaptıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:"Bu çerçevede 2 bin 904 içeriğe doğrudan müdahale ettik. 81 ilimizde 47 bin üyeye ulaşan Çocuk Hakları Komitelerimizle, her çocuğun haklarına tam erişebildiği bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz.
Geçtiğimiz Kasım ayı sonunda 'Dijital Dünyada Çocuk Hakları' temasıyla 26.
Çocuk Forumu'nu gerçekleştirdik.
Çocuklarımız güvenli internetten sosyal medya kültürüne, aile desteğinden uluslararası işbirliklerine kadar pek çok detayın yer aldığı 17 maddelik bir bildiri hazırladık.
Öte yandan, ilk imzacısı olduğumuz Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ulusal ve uluslararası platformlarda çocukların güvenliğini önceleyen çalışmalar yürütüyoruz."Sosyal medya platformlarının çocukları zihinsel, fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz etkilediğini vurgulayan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:"Avustralya 16 yaş altı çocuklara sosyal medya erişimini yasakladı.
Biz de yaklaşık 15 aydır bu konuda çalışıyoruz. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımız bu ay sonunda Meclis'te ilgili komisyona sevk edilecek. 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini, çocuklar zararlı içeriklere maruz kalmadan etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını önerdik.
Böylece çocuklarımızı dijital dünyanın gölgesine değil, güvenli bir geleceğe taşıyacak iradeyi hep birlikte ortaya koyabiliriz."Göktaş, Türkiye genelinde oluşturulan Sosyal Risk Haritaları sayesinde, hangi bölgede, hangi sosyal desteğe ihtiyaç olduğunu mahalle mahalle analiz ettiklerini belirterek, bu haritaların yardımların sadece bir "kaynak aktarımı" değil, riski yerinde durduran bir "müdahale aracı" olmasını sağladığını, intihar, bağımlılık, çocuk istismarı, kadına yönelik şiddet, kadın cinayeti ve radikalleşme gibi başlıklarda 648 sosyal göstergeyi baz alarak, 35 sosyal risk haritasını çıkartma çalışmalarının devam ettiğini ifade etti.