Haber Detayı

Kent Madenciliği: Elektronik Atıklarda Saklı Servet Geri Dönüşüyor
Ekonomi haberport.com
07/01/2026 09:43 (23 saat önce)

Kent Madenciliği: Elektronik Atıklarda Saklı Servet Geri Dönüşüyor

Kent madenciliğiyle cep telefonu, bilgisayar ve araçlardaki metaller geri dönüştürülüyor; doğal kaynak kullanımı azalıyor, çevre ve döngüsel ekonomi destekleniyor.

Kent madenciliği elektronik atıkları ekonomiye kazandırıyorKullanım ömrünü tamamlayan hurdalığa ayrılan elektronik eşyalar, dünyada kent madenciliği yöntemiyle yeniden ekonomiye kazandırılıyor.

Cep telefonu, bilgisayar, beyaz eşya ile hurda araçlardaki kablo ve bataryalardan elde edilen bakır, altın ve diğer değerli metaller geri dönüştürülerek sanayiye kazandırılıyor.Bu sayede doğal kaynak kullanımı azalırken, elektronik atıkların çevreye verdiği zarar da en aza indiriliyor.

Özellikle büyük şehirlerde artan atık miktarıyla birlikte yaygınlaşan bu çalışmalar, çevre kirliliğinin önlenmesine ve döngüsel ekonomiye katkı sağlamaya devam ediyor.Uzman değerlendirmeleriKonuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Maden Mühendisliği Bölümü Cevher Kömür Hazırlama ve Değerlendirme Anabilim Dalı Öğretim üyesi Prof.

Dr.

Ersin Yener Yazıcı, “Kent madenciliğini yeraltından üretim yaptığımız madenciliğin bir devamı ve bir parçası olarak görmemiz lazım” dedi.Yazıcı, “Klasik madencilikten elde edilen madenleri çeşitli işlemlerden sonra ürünlere dönüştürdüğüne dikkat çekerek, 'Arabalar, bilgisayarlarımız ve içinde yaşadığımız evler bunların hepsi bu madenlerden üretiliyor.

Belli bir zaman sonra bunların ömrü dolunca atıl hale geliyor.

Bu zamandan sonra da bir ikincil kaynak haline geliyor.

Çünkü içinde değerli madenler, metaller barındırıyor.

Biz bunları değerlendirdiğimizde yeniden ekonomiye geri kazandırdığımızda kent madenciliğini gerçekleştirmiş oluyoruz' şeklinde konuştu.”Yazıcı, kent madenciliğinin yeşil dönüşümün anahtar kaynakları arasında yer aldığını vurgulayarak, “Özellikle yeşil ve enerji dönüşümü çerçevesinde çok büyük miktarda hammaddeye ihtiyacımız var.

Kullandığımız telefonlar, bilgisayarlar ve bunların ötesinde özellikle son yıllarda artmaya başlayan elektrikli araçlar bunlarda kullanılan bataryalar hepsi için lityum, nikel, kobalt, mangan, kobalt gibi birçok hammaddeye ihtiyacımız var.

Avrupa Birliği, gelişmiş ülkeler ve biz de dahil olmak üzere bu hammaddeleri kritik hammadde olarak tanımladık.

Bunların hem normal klasik madencilikle hem de kent madenciliği ile ekonomiye geri kazandırılması artık hayati bir noktaya geldi.

Çekmeceye attığımız bir telefon aslında içinde hala bir devre kartı, mıknatıs ve çeşitli elektronik devreler barındırıyor.

Bunların içinde hala bakır, altın ve paladyum var.

Bunlarda yeraltında bulunan cevherlere göre çok yüksek miktarda bulunuyorlar.

Bizim teknik terminoloji ile metal tenörleri yani metal içerikleri çok daha yüksek.

Biz nasıl madenlerden metalleri kazanıyor ve üretiyorsak geri dönüşüm içinde uyguladığımız prosesler aslında bunların bir benzeri.

Tek farkı birine madenlerden metalleri kazanmakta uyguluyoruz.

Diğerini de kentsel atıklardan kazanmaktan uyguluyoruz.

Bunlar da temel olarak cevher zenginleştirme teknolojilerine dayanıyor.

Mineralleri fiziksel özelliklerine göre nasıl ayırıyorsak kentsel atıklardaki metalleri de plastikleri de veya farklı bileşenleri de fiziksel özelliklerine göre ayırabiliyoruz.

Bundan sonra da metalurjik (hidrometalurjik, pirometalurjik) işlemler uyguluyoruz.

Dolayısıyla ben de içinde bulunduğum disiplin çerçevesinde aynı bir madenden nasıl metalleri kazanıyorsak elektronik atık ve farklı atıklardan da metalleri kazanmak için benzer teknolojileri kullanıyoruz' diye konuştu.”Yazıcı, elektronik atıkların barındırdıkları yüksek metal içeriğiyle stratejik bir kaynak olduğunu belirterek, “Elektronik atıklarda normal doğada bulunan altın cevherlerine göre bin kata kadar daha fazla altın bulunuyor.

Bakır içeriği çok çok daha fazla.

Bunun dışında gümüş, paladyum ve nadir toprak elementleri barındırıyor.

Biz aslında cebimizde ya da bindiğimiz arabada bir servetle geziyoruz.

Bunun kullanım ömrü dolduğunda aslında içindeki metal hala ekonomik değerini koruyor.

Dolayısıyla hedefimiz bu ekonomik değeri yeniden ekonomiye kazandırmak olmalı.

Özellikle bu kritik ve stratejik hammaddeler konusunda bütün dünya Çin’e bağımlı.

Tedarik zinciri çok büyük oranda Çin’in tekelinde.

Avrupa Birliği ve diğer ülkeler bu tekeli kırmak için hem kendi madencilik yatırımlarını arttırmaya çalışıyor aynı zamanda da geri dönüşüm oranını arttırmaya gayret ediyorlar.

Biz de sınırlı kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak, çevresel etkiyi en aza indirmek için hem madencilik yatırımlarını çevresel etkisi en az olacak şekilde arttırmalıyız.

Hem de aynı zamanda bu kentsel atıklardan geri dönüşüm desteklerini, çabalarını ve Ar-Ge faaliyetlerini desteklemeliyiz” ifadelerini kullandı.Yazıcı, dünyada elektronik atık üretiminin son istatistiklere göre 62 milyon ton civarında olduğunu ve bunun ekonomik değerinin 60 milyar dolardan daha fazla olduğunu belirtti.

Ayrıca toplanan elektronik atık miktarının dünya genelinde yaklaşık yüzde 22 seviyelerinde olduğuna dikkat çekti.KTÜ Maden Mühendisliği Bölümü olarak atıkların değerlendirilmesi konusunda önemli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğünü söyleyen Yazıcı, inşaat atıklarının kullanımından elektronik atıklardan bakır, altın, gümüş, paladyum kazanımına kadar çeşitli projelerden söz etti.

Türkiye'de de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Sıfır atık projesi ile farkındalık yaratıldığını, ayrıca Maden Tetik Arama (MTA) kurumunun da elektronik atıklardan metallerin kazanımı yönünde faaliyetleri olduğunu belirterek, bu gelişmeleri olumlu bulduğunu ifade etti.

KENT MADENCİLİĞİ, ELEKTRONİK ATIKLARIN İÇİNDEKİ DEĞERLİ METALLERİN GERİ KAZANILMASIYLA ADETA "ÇÖPTEN ZENGİNLİK" SAĞLIYOR.

İlgili Sitenin Haberleri