Haber Detayı
Eski teknik direktör Carlos Carvalhal'ın unutamadığı İstanbul anısı!
Beşiktaş eski hocası Carvalhal, Kadıköy'de aracı bozulunca yaşadığı inanılmaz olayı anlattı. Polis eskortu ve sürpriz sonlu hikaye haberimizde.
Kadıköy'de Mahsur Kalan Bir "Kartal"Beşiktaş'ın eski çalıştırıcısı Carlos Carvalhal, İstanbul maceraları arasında belki de en ilginç olanını yıllar sonra itiraf etti.
Kulübün kendisine tahsis ettiği ciple ezeli rakip Fenerbahçe'nin kalesi olan Kadıköy civarında seyir halindeyken aracı bozulan deneyimli teknik adam, çaresiz kalınca yakındaki bir polis memurundan yardım istedi.
Dil bariyerine takılan Carvalhal, anahtar kelimeyi söyleyince olayların akışı bir anda değişti.Carvalhal o anları şöyle anlatıyor:"Beşiktaş'ta çalışırken kulübün bana verdiği bir cip vardı.
Kadıköy'de, Fenerbahçe'ye yakın bir yerde araç bozuldu.
Ne yapacağım?
Orada bir polis vardı, yanına gittim: 'Do you speak English?' dedim. 'No, no' dedi.
Ben de 'Hocan Beşiktaş' dedim.
O da: 'Carlos, Carlos, gel' dedi."Bir Telsiz Anonsuyla Hayat DurduPolis memurunun kendisini tanımasının ardından yaşananlar ise tam bir film sahnesini andırıyordu.
Telsizden yapılan anonsun ardından etrafının bir anda emniyet güçleriyle sarıldığını belirten Portekizli hoca, gördüğü ilgi karşısında büyük şaşkınlık yaşadı.
Bir pastanede misafir edilen Carvalhal, o anki atmosferi şu sözlerle betimledi:"Beni bir pastaneye götürdü, telsizi aldı ve sanırım 'Beşiktaş'ın hocası burada' gibi bir şey söyledi.
Bir anda onlarca polis aracı geldi. 20 polis arabası, 10-12 motosiklet.
Her şey durdu.
Bölgedeki tüm polisler, Beşiktaş taraftarları… Pastanedeki herkesi çıkardılar; ben polislerle baş başa kaldım.
Çay içtim.""Sürreal Bir Şeydi"Antrenmana yetişmesi gerektiğini söyleyen Carvalhal, Türk polisinin misafirperverliği ve hızlı çözümü karşısında adeta nutkunun tutulduğunu belirtti.
Tesisere gidiş yolculuğunu bir devlet protokolüne benzeten başarılı antrenör, geriye döndüğünde ise bozuk aracının gizemli bir el tarafından tamir edildiğini gördü.Carvalhal, hikayenin sonunu şu çarpıcı ifadelerle tamamladı:"Beni polis arabasına bindirdiler; önde iki motosiklet, bir anda Beşiktaş tesislerindeydim.
Önde arkada motosikletler, sanki Cumhurbaşkanı gibiydim.
Sürreal bir şeydi.
Antrenmana vardığımda herkes bana bakıp gülüyordu.
Antrenman bitince geri döndüm ve cip oradaydı.
Tamir edilmişti.
Ne sorunu vardı bilmiyorum ama halletmişlerdi.
Kusursuzdu."Sizce Carlos Carvalhal'ın anlattığı bu hikaye, Türk insanının futbola ve misafire bakışını nasıl özetliyor?
Sizin de stadyum yollarında veya maç günlerinde yaşadığınız böyle ilginç anılarınız var mı?