Haber Detayı
Vücudunuz aslında her gün kendini temizliyor, mesele ona engel olmamak
Sebze sularına değil, bilime kulak verin. Vücut zaten her gün kendini temizliyor. Lif, su, uyku ve hareket… Gerçek detoks sandığınızdan çok daha sade.
Yeni yıl, bayramlar ya da uzun sofralar sonrası aynı soru yeniden gündeme geliyor: “Bir detoksa mı girsem?” Oysa bilimsel veriler, sebze sularıyla yapılan kısa süreli arınmaların ya da kısıtlayıcı “detoks diyetlerinin” vücudu toksinlerden arındırdığına dair güçlü bir kanıt sunmuyor.
Dahası, “toksin” kelimesi çoğu zaman belirsiz ve pazarlama odaklı bir anlamda kullanılıyor.Gerçek şu; insan bedeni zaten son derece gelişmiş bir arınma sistemine sahip.
Karaciğer, böbrekler, bağırsaklar, akciğerler ve hatta beyin; gün boyunca maruz kaldığımız zararlı maddeleri etkili biçimde uzaklaştırmak için birlikte çalışıyor.
Yapmamız gereken şey mucize kürler aramak değil, bu sistemleri desteklemek.BAĞIRSAKLARIN DOĞAL TEMİZLİK EKİBİModern beslenmenin en büyük açıklarından biri lif eksikliği.
Verilere göre erkeklerin yüzde 97’si, kadınların ise yüzde 90’ı önerilen lif miktarına ulaşamıyor.
Lif, sadece sindirimi düzenlemekle kalmaz; bağırsaklarda zararlı maddelerin tutunma süresini kısaltır, dışkının hacmini artırarak toksinlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, ağır metaller gibi zararlı iyonlara bağlanarak onların atılımına yardımcı olur.Araştırmalar, liften zengin beslenmenin kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, kolon kanseri ve kronik inflamasyon riskini azalttığını gösteriyor.
Dahası, bazı lif türlerinin kanserojen maddelerin detoksifikasyonunu doğrudan destekleyebileceği düşünülüyor.Elma, avokado, kuru kayısı, mercimek, nohut, yulaf, tam buğday ürünleri, kuruyemişler ve baklagiller bu açıdan güçlü müttefikler.
Burada kilit nokta çeşitlilik, her lif aynı işi yapmaz.BÖBREKLER VE KARACİĞER İÇİN SESSİZ AMA HAYATİBöbrekler toksinleri süzerken suya ihtiyaç duyar.
Yetersiz sıvı alımı, atık maddelerin vücutta birikmesine ve zamanla böbrek fonksiyonlarının zayıflamasına neden olabilir.Uzun yıllardır tekrarlanan “günde 8 bardak su” kuralı ise artık güncel değil.
Çoğu insan için günde 1,5–1,8 litre sıvı yeterli kabul ediliyor.
Üstelik bu miktara suyun yanı sıra çay, kahve ve şekersiz içecekler de dahil.Yeterli su tüketimi yalnızca toksin atılımını değil, böbrek taşı riskinin azalmasını ve genel metabolik dengeyi de destekliyor.TERLE DEĞİL, HAREKETLE ARINMASauna, sıcak yoga ya da “terle toksin atma” iddiaları bilim dünyasında karşılık bulmuyor.
Terin temel görevi vücut ısısını düzenlemek; toksin atmak değil.Ancak egzersiz dolaylı yoldan güçlü bir detoks destekçisi.
Düzenli hareket vücutta birçok olumlu değişikliğe neden oluyor.
Karaciğer ve böbreklere giden kan akışını artırırken yağlanmayı azaltarak karaciğerin filtreleme kapasitesini güçlendirir.
Yaşla birlikte böbrek fonksiyonlarındaki düşüşü yavaşlatabilir.Yürüyüş, yüzme, bisiklet, bahçe işleri hatta ev temizliği bile bu döngünün parçası olabilir.AKCİĞERLERİ ‘TEMİZLEMEK’ YERİNE KORUMAKPiyasada “akciğer detoksu” vaat eden ürünlerin sayısı artıyor.
Ancak bilim insanları bu tür hızlı çözümler konusunda açıkça uyarıyor.
Akciğerlerin en büyük dostu, kirleticilerden uzak durmaktır.
Sigara ve elektronik sigarayı bırakmak ve pasif dumandan kaçınmak önemli.
Ev içi hava kalitesini iyileştirmek (VOC içeren temizlik ürünlerinden, kokulardan ve mumlardan uzak durmak) bu sürecin temel adımları.Düzenli kardiyovasküler egzersiz, solunum kaslarını güçlendirerek akciğerlerin doğal temizlenme kapasitesini artırır.
Hatta bir üflemeli çalgı çalmak bile bu açıdan fayda sağlayabilir.UYKU, BEYNİN GECE VARDİYASIUyku, yalnızca dinlenme değil; beynin temizlik zamanı.
Gece boyunca beyin omurilik sıvısı, sinir hücreleri arasındaki boşluklardan geçerek gün içinde biriken atık proteinleri temizler.
Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen beta-amiloid gibi maddeler de bu süreçte uzaklaştırılır.Yetersiz uyku, kan-beyin bariyerinin işlevini bozabilir ve beynin kendi kendini temizleme kapasitesini düşürür.
Çoğu insan için yaklaşık 7 saatlik uyku, bu sistemin sağlıklı çalışması için kritik kabul ediliyor.
Melatonin takviyelerinin bu süreci hızlandırdığına dair ise henüz güçlü bir kanıt yok.Ocak ayında birkaç hafta “arınmak” cazip görünebilir.
Ancak bilim insanları net; asıl farkı yaratan, yılın geri kalanında sürdürülen alışkanlıklar.Akdeniz tipi beslenme, makul alkol tüketimi, düzenli uyku ve hareket; vücudun kendi detoks mekanizmalarını desteklemenin en güvenilir yolları.
Yani mesele bedeni sıfırlamak değil, ona saygılı bir düzen kurmak.Odatv.com