Haber Detayı
ABD basını sızdırdı: Trump’ın Grönland planı açıklandı! İşgal değil, “Satın alma” hedefi!
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Kongre’deki konuşmasında, Başkan Trump’ın Grönland’ı işgal etmek yerine Danimarka’dan satın almayı hedeflediği ifade edildi. Beyaz Saray ise tüm seçeneklerin askeri dahil masada olduğunu belirtti. Türkiye ve dünya kamuoyu stratejik adaya yönelik bu tartışmayı yakından izliyor.
Wall Street Journal’ın isim vermeden aktardığı yetkililere dayandırdığı habere göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Kongre’de yaptığı bilgilendirmede Başkan Donald Trump’ın Grönland ile ilgili planlarını açıkladı.
Rubio, Trump’ın Grönland’ı işgal etmek yerine satın almak istediğini söyledi.
Rubio, Kongre üyelerinin, Trump’ın danışmanlarının özellikle sert ifadeler kullanması nedeniyle “yakında bir işgal mi olacak?” sorusuna bu yanıtı verdi ve ana hedefin ada için müzakere yolu olacağını vurguladı.BEYAZ SARAY: TÜM SEÇENEKLER MASADABeyaz Saray’dan yapılan açıklamada ise, Trump yönetiminin Grönland’a ilişkin tartışmalarda sadece satın alma değil, Serbest İlişki Anlaşması ve hatta askeri güç kullanımı da dahil olmak üzere çeşitli yöntemleri değerlendirdiği belirtildi.
Bu seçenekler arasında askeri müdahalenin de “her zaman bir seçenek” olduğu vurgulandı.
STRATEJİK GEREKÇELER VE ULUSLARARASI TEPKİLERTrump yönetimi, Grönland’ı Arktik bölgesinde Rusya ve Çin’e karşı stratejik bir güvenlik noktası olarak gördüğünü belirtiyor.
Bu görüş, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmeyi ve doğal kaynaklara erişimi artırmayı hedeflediği şeklinde yorumlanıyor.Buna karşın, Danimarka ve Grönland yönetimi, ada için her türlü dış müdahaleye sert tepki gösterdi.
Grönland’ın özerk statüsüne ve satılık olmadığına vurgu yapılarak bu tür planların reddedildiği mesajı verildi.
TARİHİ TARTIŞMA YENİDEN ALEVLENDİTrump’ın Grönland konusundaki söylemleri yeni değil; 2019’da da Danimarka’dan adayı satın alma fikrini dillendirmiş ve Danimarka Başbakanı tarafından “saçma” olarak nitelendirilmişti.
Kuzey Kutbu’nun stratejik önemi, özellikle artan jeopolitik rekabet ve bölgedeki enerji kaynaklarının cazibesi, bu tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.