Haber Detayı
Dijital işgalin şifreleri: Yabancı platformlar Türkiye’yi hedef alıyor
Türkiye, sessiz ama derin bir dijital işgal tehdidiyle karşı karşıya. Yabancı dijital platformlar, yatırım yapmadan ve istihdam sağlamadan topladıkları verilerle milyarlarca liralık reklam gelirini yurt dışına aktarıyor. Uzmanlar, bu durumun ekonomik olduğu kadar milli güvenlik sorunu olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye, sessiz ama derin bir 'dijital işgal' tehlikesiyle karşı karşıya.
Ne yatırım yapıyorlar ne de istihdam sağlıyorlar; ancak Türk toplumunun verilerini toplayıp reklam pastasındaki milyarları yurt dışına kaçırıyorlar.
Denetimsizlikten güç alan yabancı dijital platformlar, şeffaf olmayan algoritmalarla sadece ekonomiyi değil, toplumsal ahlakı da tehdit ediyor.
Uzmanlar, 'Baktılar terörizmle olmuyor, bu yolu deniyorlar' diyerek uyardı.
DİJİTAL İŞGAL KAPIDA: BU BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR!
REKLAM PASTASINDA ASLAN PAYI YABANCIYA: 158 MİLYAR LİRA BUHARLAŞTI!
Yabancı dijital mecralar, Türkiye'de hiçbir gider kalemleri olmadan haksız rekabete yol açıyor.
Sadece 2024 yılında Türkiye'den reklam aracılığıyla yabancı medya platformlarına yaklaşık 158 milyar lira aktarıldı.
Bu durum, yerel ve bağımsız medyanın nefes almasını imkansız hale getiriyor. 2014 yılında reklam harcamalarının %80'ini alan yerel medya, 2024'te %26'ya kadar geriledi.
Yabancı platformların payı ise aynı süreçte %20'den %74'e fırlayarak devasa bir ekonomik kayba neden oldu.
DENETİMSİZLİK TEHLİKESİ: RTÜK VAR, ONLARDA KONTROL YOK!
Televizyon kanalları RTÜK tarafından sıkı bir denetime tabi tutulurken, yabancı mecralar kontrolsüzce içerik üretiyor.
Şeffaf olmayan algoritmalarla Türkiye'nin siyasal ve toplumsal gündemine müdahale ediliyor, milyonlarca vatandaşın kişisel verileri izinsiz şekilde depolanıyor.
Uzmanlar, bu durumun hem ekonomik hem de sosyolojik bir yıkıma zemin hazırladığını belirtiyor. 'TERÖRİZMLE OLMADI, BU YOLU DENİYORLAR' Savunma ve Güvenlik Analisti Mahmut Bölükbaş, Türkiye'nin dört bir yanındaki ateş çemberine dikkat çekti ve 'Dört tarafımızda savaşlar çatışmalar dönüyor Türkiye bunların içinde güvenli ve barış içinde kalmayı başarabiliyor.
Baktılar ki terörizmle olmuyor bu yolu deniyorlar.
Yabancı bir ülkeden servis yapılan bir hizmeti Türkiye'de hukuki olarak denetlemek çok da mümkün olmuyor.
Türkiye 80 milyonun üzerinde ve büyük çoğunluğu genç popülasyondan oluşan bir tüketim toplumu.
Bu pazarı biz yabancıların eğer biz toplumsal olarak dönüştürme aracı olarak kullanmasını istemiyorsak kendimizi bunu nitekim kendi kültürlerimizi, örflerimizi empoze edecek koruyacak şekilde dizayn edebiliriz.' diyerek dijital mecraların birer 'silah' olarak kullanıldığını vurguladı. 'AHLAKİ VE TOPLUMSAL YOZLAŞMAYA NEDEN OLUYOR' Adli Bilişim Uzmanı Prof.
Dr.
Ali Murat Kırık ise dijital platformların milli güvenlik üzerindeki doğrudan etkisine değindi.
Kırık, 'Günümüze dijital platformlar sosyal medya ve internet ortamı artık milli bir güvenlik sorunu haline geldi.
Bu platformlarla rekabet ortadan kalkarsa Türk medyası derin bir yara alacak işte bu durum gerçek anlamda bir milli güvenlik sorunu olarak karşımıza çıkacak.
Denetim konusunda da ciddi problemler var şuan baktığımızda televizyonlar RTÜK tarafından çok sık bir şekilde denetlenirken maalesef sosyal medya mecralarında bu durumun istenen ölçüde olmadığını görüyoruz.
Telefonlarla uygulamalarla sosyal medya mecralarıyla dijital yayın platformlarıyla adeta derin bir baskı kuruluyor ve çocukların gençlerin ahlaki ve toplumsal yozlaşmalarına bu durum sebebiyet veriyor.' ifadeleri ile denetim eksikliğinin yarattığı tehlikeyi aktardı.
HEDEF: ADİL REKABET VE YEREL DEĞERLERİ KORUMAK Dünya genelinde birçok ülke 'dijital işgale' karşı sert tedbirleri hayata geçiriyor.
Uzmanlara göre Türkiye'nin de dijitalleşmeyi engellemek değil, adil rekabet koşullarını sağlamak ve Türk kültürüne ait içeriklerin ekonomik ve toplumsal değerini korumak adına kendi sistemini dizayn etmesi gerekiyor.
A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN